Yuto Nagatomo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yuto Nagatomo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2020 Pazartesi

22. Şampiyonluğun Kısa Hikayesi...


Geç oldu ama kayıtlarda bulunsun. Bizim için çok anlamlı bir günde oynadık Başakşehir maçını, 19 Mayıs 2019 ve şampiyonluğumuzu ilan ettik, bizden mutlusu olamazdı o gün.


Atatürk ve Galatasaray yan yana geldiğinde olmaz diye bir şey yoktur, o günde öyleydi, maçın 10.dakikasında Elia'nın ortasına kafa vuran Bajiç ile mağlup duruma düşmüştük, ilk yarı çok da iyi oynamamıştık. Fakat 2.devre Fatihin Aslanları akın akın rakip kaleye gitmeye başladı. Hele Feghouli'nin şapka çıkarılacak golü tarihe geçmişti bile. Sonra Belhanda attı ama ofsayt sebebiyle sayılmadı, Onyekuru attı ama yine ofsayt sebebiyle sayılmadı. Ardından Onyekuru bir kez daha attı ve artık öne geçmiştik. Kalan dakikaları oynamayı bilen takım şampiyon olmayı başardı. 30 golle bir sezonda en çok gol atan yabancı oyuncu olan Diagne gol kralı oldu. Ayrıca U14, U17, U19 ve U21'de de şampiyon olup geleceği garanti altına almaya çalıştı.

 

Sezon sonunda çıkan çift emojili #FenerAğlama t-shirt'ü oldukça sevildi.

Kutlamalarda Hasan Şaş'ın "sen bu işin sonunu düşünmedin mi?" şarkısı Khalkedon'a gönderme olarak düşünülürken Fatih Terim sahneye çıktığında ortalık bayram alanına döndü, görülmeye değerdi.

19 Eylül 2018 Çarşamba

“Hayalim dünya kadar büyük”


Taraftar çok formda ve hatırı sayılı performans gösterdi, Fatih Terim maç öncesi ne düşündüyse uygulayabildi, futbolcular seviyenin karşılığını verdi, Lokomotif Moskova ürkekliği atınca tehlikeli oldu, hesaba 2.7M€ geldi, bilet ve GSStore geliri 10MTL ile kasa rahatladı.


Dün gecenin kısa bir özetini bu şekilde yapsak yanlış olmaz. Kısa bir aradan sonra Avrupa arenasında boy göstermeyi herkes özlemiş. Taraftar zaman zaman izleyiciye dönüşse de görevini net şekilde yapmıştır. 43.542 kayıtlı seyirci sayısını artık 50.000 sınırına çekmeliyiz, bence hala beleş giriş yapanlar var gibi!


Fatih Terim ve Hasan Şaş - Ümit Davala - Levent Şahin üçlüsünden oluşan kenar yönetim maç öncesi ne düşündüyse (20-50 arası hariç) çıktığını düşünüyorum. "Hayalim dünya kadar büyük" diyen İmparator için ustalık döneminden bir kesit izledik diyebiliriz. Sadece satışı için vitrinde kalması gereken Younes Belhanda'nın oyunda bu kadar kalması hataydı ama sebebi gerçekçiydi.


Gary Rodrigues dün gecenin baş kahramanlarından biriydi, içeri kat ederek yaptığı vuruş kendi stilinin parçası olma yolunda. Ryan Donk hocanın ellerinde bambaşka kimliklere bürünüyor, dün gece stoper görevi biçilmişti. Fernando Muslera artık rakiplerimizi kıskandıracak seviyeye ulaştı. Serdar Aziz bölgesinde son sözü söyleyendi. Eren Derdiyok o 24 metreyi sanırım hiç unutmayacak, bizler de. Martin Linnes ete bürünmüş robot gibi, programcısını hiç yanıltmıyor. Birisi rakipte büyük miktarda "çiğ et" stoğu olduğunu söylemiş Badou Ndiaye'ye, deli gibi saldırıyordu. Fernando Reges kalitesini sahaya yansıtabildi ama sarı kartından hoşlanmadım. Emre Akbaba biraz heyecanlı ve güçsüz olsa da gollerin tamamında vardı ve ancak faulle durdurabildiler. Yuto Nagatomo böyle devam ederse bir kaç Japon daha transfer ederiz gibi duruyor.


Tarihimizin en net sonuçlarından birini aldık. İddianın devamı için 3 Ekim Çarşamba gecesi Porto maçına şimdiden hazırlanmalıyız; yürüyedur.




5 Haziran 2018 Salı

Burada kalmıştık...



En fazla şampiyonluk yaşayan takım konumundaki Galatasaray 21. kez mutlu sona ulaştı ve arkadakilerle farkı biraz daha açtı. Hiç kuşkusuz ligin en iyi top oynayan ve en heyecan verici takımı oldular. Lige Dursun Özbek başkanlığında ve Igor Tudor yönetiminde fırtına gibi giriş yapan ardından önce Fatih Terim ve Mustafa Cengiz ile son bulan değişim takıma olumlu katkı yaptı ve sürpriz yaşanmadı.

Fatih Terim evine geri döndüğünde sonradan Türkiye’nin en çok etkileşim yapan tweet’ini gönderdiğini öğrenecektik. Her yaptığı olay olan ülkenin en iyi teknik adamının bu yönüyle de tarihe geçmesi enteresan oldu.


Futbolcuların Aslantepe’de farklı oynadıkları kesin, deplasmanda ise heyecanı sağlamaya çalışan görevliler sayesinde üst üste gelen mağlubiyetler güvensizlik yarattı ama son haftalarda hataya mahal vermediler. Bafetimbi Gomis attığı 29 golle hem gol kralı hem en fazla gol atan yabancı futbolcu hem de en fazla kral çıkartan kulüp Galatasaray oldu, bir futbolcu ligi ancak bu kadar domine edebilirdi! Fernando Muslera teknik heyet değişikliğinden sonra Taffarel ile çalışmaya başladı ve başarıda önemli pay sahibi oldu. Garry Rodrigues bir açıldı pir açıldı, geçen seneki Bruma’yı neredeyse aratmadı ve benzer bir transfer yapmasına kesin gözüyle bakıyorum. Sinan Gümüş şapkadan çıkarttığı 2 mucize golle hepimizle tekrar barıştı. Sofiane Feghouli ilk maçında attığı olağanüstü golle şampiyonluğun habercisi gibiydi. Younes Belhanda Sneijder sonrası geldiği için işi çok zordu, gösterişsiz oynadı ama bence faydalıydı. Maicon Rogue ligi başladığı gibi bitiremedi ama ilk yarıda yaptığı katkı çok iyiydi. Serdar Aziz şampiyonlukta gizli kahraman olarak gözüktü. Takımda en beğendiğim isim Fernando Reges ise kendine yakıştırılan “general” lakabının karşılığını çok iyi verdi, ben bu topraklarda bu kadar iyisini görmedim! Mariano Filho belki bizleri en rahatlatan oyuncu oldu, yıllarca servet döktüğümüz bölgeye yaptığı katkı ve formu ile Martin Linnes’i hep hazır tutması harika sonuç verdi. Ryan Donk kulüpte görevinin top oynamak olduğunu hatırladı ve biraz olsun borcunu ödedi. Jason Denayer bana göre son haftalarda en iyi formunu sergiledi, bunun üzerine çıkacağını sanmam! Yuto Nagatomo ise kısa sürede büyük işlere imza attı ve herkesi kendisine hayran bıraktı.  Tolga Ciğerci, Selçuk İnan, Eren Derdiyok, Yasin Öztekin, Ahmet Çalık ara ara yaptıkları katkılar ile 21’de söz sahibi oldular.


Hakemler diğer zirve takımlarının puanlarına katkı yaparken bizim iç sahada tulum çıkartmamıza maalesef müsaade etmediler. Özellikle deplasman maçlarında yaşadığımız sorunların baş aktörleri oldular.

Son söz büyük taraftara! Ultraslan’ı eleştirdiğim günler oldu ama bu sene yaptıkları açıklamalar ve verdikleri destekle kulübe resmen el koydular, kupanın bir kulpu futbolcular ve teknik heyette ise diğer kulp kesinlikle taraftarda idi. Gerek ortalama seyirci sayısında (40.778) gerekse kombine satışında (28.896) zirveyi bırakmadılar.


Seneye yine evimizdeyiz yani Şampiyonlar Ligi, bütçe kısıtlaması ile işimiz zor ama umutsuz yaşanmıyor!