Taraftar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Taraftar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Haziran 2016 Çarşamba

2015-2016 Seyirci Ligi...


Süper Ligin seyirci şampiyonu Fenerbahçe oldu. Kadıköy’e toplam 490.638 seyirci konuk oldu, bu rakamın yüksek olmasında kuşkusuz son derece iddialı bir kadro olması yatıyor, sezon boyunca ortalama 28.861 seyirci gelirken başarısızlık tescillenince bir anda sayı 6.339 kişiye düşüverdi. Kadıköy’de en çok GS, BJK ve TS takip edildi, en az Gençlerbirliği, Mersin İdman Yurdu ve Torku Konyaspor izlendi.

Sezonun 2.si 19.466 seyirci ile Galatasaray oldu. Geçen sezonun şampiyonu lige iyi başlamasına rağmen ufukta başarısızlık gözükünce son 2 maçını onbinin altına oynadı. Bomba ihbarı nedeni ile hafta içine alınmasına rağmen en çok FB, BJK ve Osmanlıspor, en az Kayserispor, Kasımpaşaspor ve Çaykur Rizespor izlendi.

Puan şampiyonu Beşiktaş seyirci liginde 18.668 seyirci ile 3.olabildi, özellikle yeni stadının son 3 maça (ort: 36.932) yetişmesi ile ortalama yükseldi, en çok Osmanlıspor, Bursaspor, Kayserispor, en az Eskişehirspor, Çaykur Rizespor ve Mersin İdman Yurdu izlendi.

Yeni stadının meyvelerini yemeye başlayan Torku Konyaspor bu ligde 15.606 ortalama ile 4.oldu, en çok FB, GS, TS, en az Çaykur Rizespor, Kayserispor, Akhisar Belediyespor izlendi.

Stadı yenilenen Bursaspor 13.512 seyirci ile 5.sırada yer buldu, en çok TS, GS ve Akhisar Belediyespor, en az Osmanlıspor, Antalyaspor ve Çaykur Rizespor izlendi.

4 maçında taraftarından yoksun Trabzonspor’u ortalama 10.704 seyirci izledi, en çok GS, Bursaspor ve FB, en az Gaziantepspor, Kayserispor ve Sivasspor izlendi.

Ligin en az seyirci toplayan takımları sırasıyla Kasımpaşaspor (2.053), Akhisar Belediyespor (2.394), Gençlerbirliği (2.663), Medipol Başakşehir (2.745) oldu. Bu rakamlar fevkalade düşük. Yapıyorlar mı  bilmiyorum ama bu 3 kulüp gerekirse federasyon ile işbirliğine gitmeli ve örneğin sosyal sorumluluk adı altında komik fiyatlara öğrenci – asker – bayan – Darüşşafaka – Çocuk Esirgeme vb. başlıklarda seyirci çekmeye çalışmalılar.

Deplasmanda en çok takip edilen takım sırasıyla FB (13.964), GS (12.775), BJK (12.765), TS (11.559) ve Bursaspor (10.391) oldu.

Dikkat çeken rakamlara geçecek olursak; en çok FB-GS (45.070), en az Akhisar Belediyespor - Mersin İdman Yurdu (950) maçlarına seyirci gitti. BJK 6 deplasmanda en çok tercih edilen takım olurken, FB 5, GS 3, TS, Bursaspor, Kayserispor ve Osmanlıspor 1 kez bu onura erişmişler.

Türkiye Kupası'nda Torku Konyaspor (14.122), GS (12.032), Bursaspor (4.600) ilk 3'ü oluşturmuş durumdalar.

Avrupa kupalarında ise durum şöyle: Şampiyonlar Liginde GS 3 maçta ortalama 33.655 seyirciyi konuk etti, bu rakamla Avrupa'nın 18.si olmuş durumda. Avrupa Liginde ise GS (33.340), FB (29.272), BJK (23.913) ortalamalara erişti ve sırasıyla Avrupa 5.si, 8.si ve 15.si oldular.


Sözün özü; şikenin cezası verilmedikçe, passolig devam ettikçe, istediğiniz kadar stadları yenileyin nafile, ülkede büyük bir temizlik şartoğluşart!

14 Temmuz 2015 Salı

Türk Telekom Arena 2015-2016 kombine fiyatları...


Hem kombine hem de VIP fiyatları bir arada, bence hızlıca yerinizi alınız, eğlenceli bir sezon olacak!

Bu arada küçük bir yanlışlık gözlerden kaçmıyor, geçen yıl Opel tribünü olan bölüm bu yıl MNG Kargo tribünü olmuş sanırım, acaba hangisi doğru?

30 Nisan 2015 Perşembe

Sporcu kafilesine saldırı!


Tarih: 24.06.2012

Yer: Bolu – Cafer’in Yeri

Olay: Ankara'da yapılacak Genç Bayanlar Türkiye Şampiyonası için Ankara'ya giden Galatasaray Genç Bayan Voleybol Takımımızın oyuncularına (15-16 yaş), aynı yöne gitmekte oldukları belirtilen, üzerinde Fenerbahçe formaları bulunan yaklaşık 70 kişilik bir grup saldırdı.

Sonuç: Galatasaray Kulübü yukarıdaki yazıyı yayınladı ve olayı “takip” etmedi. Fenerbahçe Kulübü olayı “pas” geçti.


Yorum: Karaktersizlikte son nokta!

21 Temmuz 2014 Pazartesi

Taraftarı çözmek...

Bazen yönetimler bilinçli olarak taraftara oynarlar, kimi zaman kendi taraftarlarına kimi zaman ise rakip taraftarlara; aşağıda bu konuda güzel 2 örnek var, zamanında ikisine de tebessüm etmiştim ama ciddiye alan büyük bir çoğunluğu da görmüştüm...



Dün kimlere dilenirken bugün Sneijder ve Drogba parçalı fotoğrafları ortalıkta cirit atıyor, nereden nereye...

8 Mayıs 2014 Perşembe

Kupa Canavarı!...


Türkiye Kupası'nda finale kaldığı her 4 maçın 3'ünü kazanan bir takım var karşımızda, müzemize bir kupa daha getirdikleri için teşekkürler. Fakat içimizi ferahlatan bir oyun oynanmadı, defans yapmaya çalıştık, idare ettik diyebiliriz çünkü rakibin golcü sorunu barizdi. Yedekte bekleyen Umut Eskişehirspor'da olsaydı maçı kaybedebilirdik fakat tek ayaklı finalde sonuca bakmak geçer akçedir.

 

Didier Drogba'yı dünya gözüyle görebilen Konya halkı şanslı olduklarını düşünebilirler.


Felipe Melo'nun varlığı takımı çok rahatlatıyor. Seremonide Yıldırım Demirören'in elini sıkmaması ince bir mesaj niteliğindeydi ve bence hakkı vardı!


Çok güzel pankart, 34.dakikada neredeyse stadı yakmaları hoştu!

SEZON
Takım
Takım
İlk Maç (veya Final)
İkinci maç
2013 - 2014
Galatasaray
Eskişehirspor
1-0
 
2004 - 2005
Galatasaray
Fenerbahçe
5-1
 
1999 - 2000
Galatasaray
Antalyaspor
5-3
 
1998 - 1999
Galatasaray
Beşiktaş
0-0
2-0
1997 - 1998
Beşiktaş
Galatasaray
1-1
1-1 (5-3 Pen.)
1995 - 1996
Galatasaray
Fenerbahçe
1-0
1-1
1994 - 1995
Trabzonspor
Galatasaray
3-2
1-0
1993 - 1994
Beşiktaş
Galatasaray
0-0
3-2
1992 - 1993
Galatasaray
Beşiktaş
1-0
2-2
1990 - 1991
Galatasaray
Ankaragücü
3-1
 
1984 - 1985
Galatasaray
Trabzonspor
2-1
0-0
1981 - 1982
Galatasaray
Ankaragücü
3-0
1-2
1979 - 1980
Altay
Galatasaray
1-0
1-1
1975 - 1976
Galatasaray
Trabzonspor
0-1
1-0 (5-4 Pen.)
1972 - 1973
Galatasaray
Ankaragücü
3-1
1-1
1968 - 1969
Göztepe
Galatasaray
1-0
1-1
1965 - 1966
Galatasaray
Beşiktaş
1-0
 
1964 - 1965
Galatasaray
Fenerbahçe
0-0
1-0
1963 - 1964
Galatasaray
Altay
0-0 / (Hükmen)
 
1962 - 1963
Galatasaray
Fenerbahçe
2-1
2-1



 Umarım bir daha bu kadar ara vermeyiz...

24 Aralık 2013 Salı

Galatasaray - Juventus maçı üzerine...


Yine olaylı bir Juventus maçını daha geride bıraktık. Olayın kaynağı bu kez doğadan geldi, hava tahmincileri maç esnasında yağış bekleselerde bu denli yağacağını hiç kimse kestirememişti. Seyircinin büyük desteği ile normal zamanda başlayan maç dakikalar 32'yi gösterdiğinde hakem Pedro Proenca haklı olarak maçı durdurdu. Ben dahil herkes çizgilere kömür ve kırmızı top ile devam edileceğini düşünürken ertelenme kararı şaşırttı çünkü daha önce hiç bir Şampiyonlar Ligi maçı yarıda kalmamıştı! Kısa bir süre sonra ertesi gün önce 14'e akabinde 15'e ertelendiği açıklandı. Bu esnada aklımıza seyirci - bilet sorusu geldi, kurallar neydi, yeniden satış mümkün müydü, atılan - yırtılan biletler ne olacaktı, gündüz oynanırsa okul - işyeri izinleri nasıl mümkün olacaktı vb. Bu endişelerle umutlar ertesi güne bırakıldı.



 Ertesi gün hava yine soğuktu, bu yüzden ortalama 20.000 civarında seyircinin geleceği tahmin ediliyordu. Maç saatine doğru kısa süreli yağan kar yürekleri ağızlara getirse de korkulan olmadı. Günün en şaşırtan kısmı tribünlere gelen yaklaşık 40.000 civarındaki seyirciydi ve hiç susmayıp o inanmışlıkla takımlarını desteklediler. Sahayı temizleme esnasında traktörün girmesi çok eleştirilse de hatta İtalyan basını maçtan sonra bu konulara yüklense de yapacak fazla bir şey yoktu, eldeki imkan böyleydi.



Maçı yorumlamak pek kolay değil, Drogba, Sneijder, Muslera gibi yabancı yıldızlara eşlik eden Selçuk, Burak vb. Türk yıldızlarla bezeli Galatasaray Mancini önderliğinde akılcı bir taktik uygulayarak ve zaman zaman oyunu kontrol ederek, dakikalar 85'i gösterdiğinde görmeden sadece hissiyatıyla kaleye yuvarlayan Sneijder'in golüyle maçı kazandık. Böylelikle bizi son 16 takım arasına taşıyacak puana ulaştık.



Bu esnada yönetim çatı ve zemin ısıtması konusunda yoğun şekilde eleştirildi. Çatı konusunda dönemin başkanı Adnan Polat ve ekibi işi daha fazla uzatmamak için üstlenerek sonraya bırakmışlardı. Ama ortaya çıkan maliyet (12.000.000 € olduğu söyleniyor) mevcut yönetimin elini kolunu bağlıyor. Ayrıca sanırım maç oynanırken UEFA stadın üstünün kapalı olmasına izin vermiyor. Zemin ısıtma konusunda ise büyük haksızlık yapılıyor çünkü sistem hava sıcaklığı 10 derece ve altına indiğinde otomatik olarak devreye giriyor. O gecenin şanssızlığı çok yoğun bir yağışın gelmiş olması. Tabii burada "ertesi gün neden ısıtıcılar manuel açılıp biriken kar eritilmedi" sorusu geliyor ki bunu bende merak ediyorum!



Sonuç olarak Real Madrid ve Juventus'un bulunduğu gruptan çıkmak her babayiğidin harcı değil. Başta taraftarlar olmak üzere tüm camiayı tebrik ediyor, bu başarının alışkanlık haline dönüşmesini diliyorum.

17 Aralık 2013 Salı

Galatasaray LH - Fenerbahçe Ülker basketbol maçı üzerine...


Obradoviç'in ülkemize gelip sihirli bir değnek eşliğinde şampiyonluğu alıp gideceğini düşünenler 9 Aralık akşamı yanıldıklarını anlamışlardır. Galatasaray Basketbol Takımı bu sezon yaşadığı talihsizleri muhtemelen tüm takımların toplamı sezon boyunca yaşamamıştır. Fakat uygun bütçe yaratılarak Ergin Ataman'ın nefes alması sağlanmış ve O'da gereğini yaparak baş aşağı giden ekibini önce toparlamış sonra da yavaş yavaş yükselmesini sağlamıştır.



Bu maç özeline geçecek olursak taraftarı ilk sıraya koymak gerekir. Yine harikaydılar, yine muhteşemdiler, tebrik etmenin yanında söz söylemek anlamsız olur.


Ender performansıyla bu maç için 10 numara büyük numara giymiş, bu kadar kısa sürede "majestelerini" anımsattı.


Furkan Aldemir günü geldiğinde NBA'ya gidecektir ve şimdiden üzülmeye başlayabiliriz!


Macvan gerektiğinde TIR gibi olabildiğinde bize yine göstermiştir.


Pops Mensah-Bonsu'nun tam aradığımız tarzda olması ve hazır / uyumlu çıkması büyük şans! Tabii ki şans değil; Ergin Ataman!


Lütfi Arıboğan'ın resimdeki vakur duruşu olması gerektiği gibidir!

Rövanşı da kazanıp fişi çekeriz zannımca...

8 Ekim 2012 Pazartesi

Kadın taraftarlar...


İlk başladığında bazı kesimler olumlu desteklemişti, kadınlarımızın da maç izlemek hakkıydı, böylelikle alışkanlık olacak ve statlarda küfür vb. kötü alışkanlıklar azalacaktı! Hiç sıcak bakmamıştım, şimdi ise rahatsızlık duymaya başladım, ne ses sese benziyor, ne tezahürat gaza getiriyor, rica ediyorum bitsin bu işkence!
 



27 Eylül 2012 Perşembe

Ultras Project


Farklı giyim kültürü olan bir kaç arkadaşın bir araya gelip kurduğu bir marka; Ultras Project. Seri üretime geçmeyi düşünmediklerini, butik kalmayı tercih ettiklerini belirtiyorlar. Beğenilmelerindeki en önemli nokta güçlü tasarımlar. Bir çok taraftarın aklından geçenleri (genelde) popüler olmayan renklerde ürettikleri için geniş bir topluluğa hitap ediyorlar. Taraftarın müşteri gibi görüldüğü günümüzde dünün hatıralarını yansıtan "sokak kültürünü" benimseyenlerin daha çok kendini buldukları bir tarz olarak göze çarpıyor. Umarım bozulmadan devam ederler...