Michael Laudrup etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Michael Laudrup etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2016 Çarşamba

Lazio maçı öncesi...


Yarın 1-1’in rövanşında 80.558 kişilik Roma Olimpiyat Stadına Lazio’yu elemek için çıkacağız. Günümüz kadrosuna bakarız ama oynayıp bırakmış ve faal isimlere göz gezdirince İtalya’nın önemli kulüplerinden biri olduğunu görürüz; Angelo Peruzzi, Alessandro Nesta, Giuseppe Signori, Giuseppe Pancaro, Diego Fuser, Pavel Nedved, Simone Inzaghi, Pierluigi Casiraghi, Hernan Crespo, Marcelo Salas, Juan Sebastion Veron, Michael Laudrup, Alen Boksic, Roberto Di Matteo, Jaap Stam, Paolo Di Canio, Roberto Mancini, Aron Winter, Sinisa Mihajlovic, Karlheinz Riedle, Ruben Sosa, Cristian Ledesma gibi isimler forma giymiş ve iz bırakmışlar. Halen futbol yaşamını sürdüren Aleksandar Kolarov, Valon Behrami, Fernando Muslera ve geçen sene Nantes’e satılan Lorik Cana gibi isimlere ilaveten 1951-52 yılında 29 maçta 16 golü bulunan Şükrü Gülesin’i anmadan geçmeyelim!

Günümüz kadrosundaki önemli isimler yukarıdakilere yaklaşamasa da Lucas Biglia, Stefano Mauri, Stefan de Vrij, Alessandro Matri, Miroslav Klose bizim takımda rahat oynar! Bu sene evlerinde 3 maç (Milan-Juventus-Napoli) kaybetmişler, bu yüzden yenmek oldukça zor. Fakat gol yedikleri maç sayısı da son dönemde artmış, son 3 maçta kalelerinde golü görmüşler. Bu yüzden ilk yarıda öne geçip devreyi böyle kapatırsak 2.yarı kontratakla 2. golü bulup turlayabiliriz. Fakat ilk golü kalemizde görürsek fark olmaması için dua etmeye başlamalıyız çünkü gol için saldıracak olan takımımız geride oldukça fazla açık verecektir.

Vakitsizlikten Mustafa Denizli hakkında yazı yazamadım ama yeni yetme sosyal medya taraftarları vakt-i zamanında O’nun başkaldırışını bilmez! Kendisi her ne kadar Galatasaraylıyım dese de 3 büyüklerde görev yapmış olması kulüple bağlarını hep zayıf tutmuştur, bu yüzden Fatih Terim gibi özdeşleşememiştir ve bu yüzden çok uzun zaman sonra görev alabilmiştir. Büyük kumarbazdır ve şansı da genelde yanındadır. Dönemin en hızlı ve yıpratıcı forvetlerinden olan Yusuf Fofana’nın karşısına K.Bülent’i (Bülent Korkmaz) dikmiş ve başarılı olmuştur. Yarın akşam taktisyenliğinin %51’ini konuştursa tur bizim olur!

6 Haziran 2015 Cumartesi

Barcelona - Juventus finali...


Cüneyt Çakır sayesinde peşinen kazanan biziz, umarım bariz bir hata yapmaz ve bir takımın / ülkenin ömür boyu nefretini çekmez.

Şike sonrası toparlanan Juventus'u bırakın finali yarı finalde bile bekleyen yoktu ama 2011'de stadını yaptıktan sonra hem ülkede üst üste şampiyonluklar aldı hem de bu sene Avrupa'da zirveye çıkmayı başardı.

Bir dönem Michael Laudrup, Edgar Davids, Lilian Thuram, Gianluca Zambrotta gibi isimleri İtalya'dan koparmayı başaran Barça maçın ağır basanı, bu sezon CL'de gol atmadıkları maç yok, taraftarları bu akşam hangi oyuncunun kaç gol atacağını hesaplamaya başlamıştır! Juve cephesinde ise ağır basan duygunun "finale kadar bir şekilde geldik, tecrübeli oyuncularla sonuca gidebiliriz, yeter ki yediğimizden fazlasını atabilelim" olduğunu sanıyorum!

CL'de aralarında 6 maç yapmışlar, her sonuç 2'şer kez gerçekleşmiş, 2 kez Barcelona, 1 kez Juventus turlamış ama bu akşamın rövanşı yok!

Benim gönlümden Didier Drogba ve Wesley Sneijder ile geçen sezon elediğimiz Juve geçiyor, Andrea Pirlo, Gianluigi Buffon, Patrice Evra ve Andrea Barzagli belki de son kez önemli maça çıkacaklarının bilincindedir. Deplasmanlarda gol atmakta zorlanıyorlar, bu yüzden taraftarlarına ciddi görev düşüyor. Paul Pogba'nın varlığını büyük şans ama Giorgio Chiellini'nin olmayışını ciddi eksik olarak görüyorum.