Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Kasım 2025 Pazartesi

2025-26 SEZONU AVRUPA KUPALARI


Vakit darlığı sebebiyle ancak devam eden takımları yazabileceğim.



GALATASARAY

Alınan sonuçlar:

·        Deplasmanda Eintracht Frankfurt karşısında 1-5’lik şok mağlubiyet aldı.

·        Evinde Liverpool karşısında sansasyonel 1-0’lık galibiyet. (milyar dolarlık takımı yenen ilk kulüp)

·        Evinde Bodo/Glimt karşısında 3-1 galibiyet.

·        Ajax deplasmanda 3-0 galibiyet (Hollanda’da ilk galibiyet)

Puan tablosundaki konumu:

·        Lig aşamasında 9. sırada yer aldığını görüyoruz, bir basamak üstü doğrudan son 16 ama çok çok zor!

Gelecek maçları (zorluk derecesi ★★★★☆)

·        25 Kasım 2025: Evinde Union SG ile karşılaşacak.

·        9 Aralık 2025: Deplasmanda AS Monaco ile maç yapacak.

Değerlendirme:
Cimbom ilk 8 hedefinde ciddiyse bu 2 maçtan 6 puan çıkarmalı.

Olası Maç Sonucu

Galatasaray’ın form ve rakip kadro analizine göre, evindeki Union SG maçında 2-1 galibiyet, deplasmandaki Monaco maçında ise 1-2 mağlubiyet senaryosu gerçekçi görünüyor.



FENERBAHÇE

Alınan Sonuçlar

  • Deplasmanda Dinamo Zagreb karşısında 3-1 mağlup oldu.
  • Evinde Nice karşısında 2-1 galip geldi.
  • Evinde Stutgart maçını 1-0 kazandı.
  • Deplasmanda Viktoria Plzen ile golsüz berabere kaldı.

Puan tablosundaki konumu:

  • Lig aşamasında 15. sırada, hem yukarı hem de aşağı eşit mesafede!

Gelecek maçları (zorluk derecesi ★★★☆☆)

  • 27 Kasım 2025: Fenerbahçe – Ferencvaros
  • 11 Aralık 2025: Brann – Fenerbahçe

 

Değerlendirme:
Kanarya 2 maçta 6 puanı ve ilk 8 hedefini cebine koyacak güçte, eğer Perşembe akşamından 1 Aralık’taki maçı düşünmeye başlarsa yazık olur!

Olası Maç Sonucu

Fenerbahçe’nin evindeki Ferencvaros maçında 3-1 galibiyet, deplasmandaki Brann karşılaşmasında ise 0-2 galibiyet çıkarma şansı bence yüksek.

SAMSUNSPOR

Alınan Sonuçlar

·        Deplasmanda 1-0’lık Legia Varşova galibiyeti,

·        Evinde 3-0’lık Dinamo Kiev galibiyeti

·        Evinde 3-0’lık Hamrun Spartas (ilk defa duydum!) galibiyeti.

Puan tablosundaki konumu

·        9 puanla averajla lig lideri; bence muhteşem konum!

Gelecek maçları (zorluk derecesi ★★☆☆☆)

·        27 Kasım 2025 deplasmanda Breadiblik (ilk kez duydum)

·        11 Aralık 2025 evinde AEK AtinaOlası Maç Sonucu

Değerlendirme

Samsunspor, kalan maçlarında 2-0 galibiyet ve 2-1 galibiyet ile grup liderliği ya da en azından üst tura çıkma şansını yüksek tutabilir.

Olası Maç Sonucu

Önümüzdeki iki maçtan 6 puan ve neredeyse grup liderliğini garantilemesini bekliyorum.


2025-26 TÜRKİYE TRANSFER SEZONU

2025-26 TÜRKİYE TRANSFER SEZONU


Biraz geç oldu ama transfer sezonunu özetlemek istedim:

TFF’nin açıkladığı takvime göre 2025-26 sezonu için birinci transfer ve tescil dönemi 30 Haziran 2025’te başladı, 12 Eylül 2025 gecesi bitti.

Bu dönemde:

·        Hem Süper Lig’in dört büyüğü,

·        Hem de Avrupa kupası kovalayan / kümede kalma savaşı veren Anadolu takımları
kadrolarını ciddi şekilde yeniledi.

TFF’nin bütçe tablosuna bakıldığında, özellikle Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor’un harcama limitlerinde lig ortalamasının çok üzerinde bir alanı olduğu görülüyor. Bu da zaten sahaya, transfer listelerine ve manşetlere bire bir yansıdı.

Galatasaray: Sane ve Osimhen’le “Champions League modu”

Transfer döneminin manşeti, tartışmasız şekilde Leroy Sane’nin Galatasaray’a gelişi oldu. Alman yıldız, Bayern Münih’le kontratının bitmesinin ardından Galatasaray’a 3 yıllık bir sözleşmeyle imza attı. Yıllık yaklaşık 9 milyon € net maaş + bonuslar, Türk futbol tarihinin en büyük maaş paketlerinden biri.

Galatasaray’ın hikâyesi sadece Sane değil:

  • Victor Osimhen için Napoli’ye ödenen 75 milyon €’luk bonservis, Türk futbol tarihinin transfer rekoru olarak kayda geçti.
  • Wilfried Singo, İsmail Jakobs, Przemysław Frankowski gibi profilli isimler savunma ve kanat rotasyonunu yukarı çekti.
  • Uğurcan Çakır ve İlkay Gündoğan hamleleri, hem yerli kalitesini artırdı hem de soyunma odasına ciddi tecrübe ekledi.

Galatasaray, bu pencerede aslında şunu ilan etti:

“Lig şampiyonluğu bizim için taban, hedef Avrupa’da derin bir yolculuk.”

Risk büyük, bütçe ağır; ama karşılığında hem Şampiyonlar Ligi hem de global marka algısında yukarı tırmanma ihtimali de aynı oranda yüksek.

Fenerbahçe: Kaleyi Ederson’a, hücumu Asensio’ya emanet

Suyun öte yakasındaki kulüp kaleden başladı.

Ederson, Manchester City’den Fenerbahçe’ye kalıcı transferle geldi. KAP açıklamasına göre Brezilyalı kaleci, her sezon için net 11 milyon € kazanacak.

Fenerbahçe’nin yıldız çekici politika burada da bitmedi:

·        Marco Asensio, PSG’den 8.5 milyon € civarı bir bedelle alındı ve 3+1 yıllık kontrat imzaladı.

·        Salzburg’dan gelen Dorgeles Nene, hem yaş profili hem de potansiyeliyle “bugünün değil, yarının da transferi” olarak dikkat çekti.

Fenerbahçe’nin bu hamlelerle mesajı net:

“Ederson’la kaleyi kitlerim, Asensio ve çevresine kuracağım hücum düzeniyle Avrupa’da daha seri koşarım.”

Sarı-lacivertliler, hem yaş ortalamasını çok düşürmeden hem de Avrupa tecrübesi yüksek isimlerle kadroyu yeniden şekillendirdi.


Beşiktaş: Orkun Kökçü ekseninde yeniden yapılanma

Bu dönemin Beşiktaş adına “imza transferi”, kuşkusuz Orkun Kökçü oldu.

·        Benfica’dan kiralık + zorunlu satın alma opsiyonlu bir yapı ile geldi.

·        KAP ve Portekiz basınında yer alan detaylara göre toplam paket, şartlar gerçekleşirse 25+5 milyon € seviyesine kadar çıkabilecek.

Bu ölçek, Beşiktaş’ın orta sahayı bir oyuncu üzerine inşa etme niyetini de gösteriyor.
Kökçü’nün:

·        Oyun kurucu rolü,

·        Uzun şut tehdidi,

·        Set oyununda pas kalitesi

göz önüne alındığında, Beşiktaş’ın oyun planının merkezine “10 değil, 8.5 numara” koyduğu söylenebilir.

Çevresine yapılan tamamlayıcı yerli-yabancı hamlelerle birlikte Beşiktaş, hem skor hem de oyun kontrolü tarafında yeniden “büyük resme” dönmek istiyor.


Trabzonspor: Onana kumarı ve kalede yeni dönem

Trabzonspor’un transfer hikâyesi, kalede yazıldı.
Bordo-mavililer, Andre Onana’yı Manchester United’dan 1 yıllığına bedelsiz kiraladı.

İngiliz basınına göre:

·        United, Onana için kiralama bedeli almadı,

·        Trabzonspor oyuncunun maaşının tamamını üstlendi ve önemli bir imza ücreti ödedi.

Onana tarafında ise bu hamle:

·        Daha çok oynama,

·        Finansal olarak prime dönemde maksimum kontrat,

·        Şampiyonluk yarışı + Avrupa kombinasyonu

anlamına geliyor. Trabzonspor için ise; doğru Onana, ligin kaderini değiştirebilecek bir kaleci profili.
Yanlış Onana senaryosu ise, hem finansal hem sportif açıdan ağır olabilir.

Anadolu takımları: Sessiz ama derin transferler

Büyükler gölgede çok konuşulurken, Anadolu cephesi de boş durmadı.

·        Örneğin, Antalyaspor, Hull City’den Abdülkadir Ömür’ü kiralık olarak kadrosuna katarak hem lig kalitesini bilen hem de yeniden çıkış arayan bir yerli yıldızı kadrosuna çekti.

·        Fatih Karagümrük, Chelsea’den David Datro Fofana transferiyle tekrar “ileri uçta fark yaratabilecek kiralık santrfor” modeline döndü.

Bunların yanında:

·        Bazı kulüpler, Afrika ve Güney Amerika pazarında düşük bonservisli ama potansiyelli isimlere yönelirken,

·        Diğerleri daha çok yerli rotasyonunu güçlendiren ve maliyeti sınırlı hamlelerle hayatta kalma stratejisini tercih etti.

Bu sezon, maçı değil hikâyeyi takip etme sezonu

2025-2026 Türkiye transfer sezonu, tek tek imzalar üzerinden değil;
ligin genel resmini, ekonomisini ve oyun kalitesini dönüştürme iddiası üzerinden okunmalı.

·        Bir yanda Sane–Osimhen–Ederson–Asensio–Kökçü–Onana gibi isimlerle parlayan bir vitrin,

·        Diğer yanda Anadolu’nun akıllı ve derinlemesine scout edilmiş hamleleri,

·        Arkada ise harcama limitleri, yayın gelirleri, Avrupa başarı zorunluluğu.

Sonuç olarak:

·        Hem şampiyonluk yarışı,

·        Hem Avrupa kupaları bileti mücadelesi,

·        Hem de küme düşme hattı

bu kadar “yüksek profilli” bir transfer yazından sonra her zamankinden daha sert olacak.

Bence bu sezonun mottosu:

“Sadece skora değil, sahadaki hikayeye bak.”

 


23 Mayıs 2019 Perşembe

Türkiye Kupası Galatasarayın...



Değişen fikstürü ile bir kupa geride kaldı. Karaman Belediye adına Hakan Bahran’ın ilk golü attığı organizasyona toplam 166 takım katıldı. İlk turlar alt liglerden ilginç isimli takımların katılımı ile tek maçlı eleminasyon sistemine göre oynandı. Kollanan büyüklerin beşinci turdan itibaren katılması ile ilgi artmaya başladı. Beşiktaş geçen yıldan cezalı olduğu için katılmadı. Ligde şampiyonluk peşinde koştuğu için özellikle Hatay deplasmanına garip kadro ile çıkan Başakşehir’in 1 tur geçip son 16’da 2.lig ekibine elenmesi, yepyeni yönetim ve kadroyla kupa kovalayan Fenerbahçe’nin de 1 tur geçip son 16’da 2.lig ekibine elenmesi ile çeyrek final ilk maçlarına çıkıldı.

Trabzonspor – Ümraniye: 0-0
Yeni Malatya – Göztepe: 1-0
Galatasaray – Hatayspor: 2-0
Akhisar Belediye – Kasımpaşa: 3-1

Özellikle Ümraniye’nin Trabzon deplasmanından golsüz beraberlik çıkarması en büyük sürpriz oldu, kupa takımı Akhisar evinde iyi sonuç elde ederek 2.maçlara çıkıldı.



Ümraniye - Trabzonspor: 3-1
Göztepe - Yeni Malatya: 3-5 (p)
Hatayspor - Galatasaray: 4-2
Kasımpaşa - Akhisar Belediye: 1-2

Göztepe’nin 1-0 kazanması ile uzatmadan da sonuç çıkmayınca penaltılarla Yeni Malatya turu geçti. Akhisar deplasmanda da kazandı. Ümraniye FB’den sonra Trabzonspor’u da geçmeyi bildi. Laubali kadrosuyla deplasmanda Hatayspor’a 4-2 mağlup olan GS turu averajla geçebildi.



Galatasaray – Yeni Malatya: 0-0
Ümraniye – Akhisar Belediye: 0-1

Ligdeki sıkışık fikstüre denk gelen maçta tam kadro ile çıkılması, golsüz berabere kalınması ve Luyindama’nın kırmızı kart görmesi herkesi rövanş için endişelendirdi. Ümraniye deplasmanından galibiyet çıkaran Akhisar avantajı ele geçirdi.



Yeni Malatya - Galatasaray: 2-5
Akhisar Belediye - Ümraniye: 1-0

Marcao’nun sakatlanıp çıktığı maçı güzel oyun ve farklı kazanan GS güven verdi, tabii maçın başında bulunan gol büyük fark yarattı. Akhisar yine tek farklı kazanıp kendini finale attı.



Akhisar Belediye – Galatasaray: 1-3



15 Mayıs Çarşamba günü Sivas’ta oynanan maçın ilk yarısı antrenman ayarında geçti. Nihayet 2.yarıda Akhisar Elvis Manu’nun klasikleştirdiği GS golü ile öne geçti ve sonrasında sarı kırmızılılar hareketlenmeye başladı. 80’de Sinan Gümüş ile penaltıdan beraberliği sağladıktan sonra 88’de Feghouli ve 90+4’te Diagne ile kupaya uzandı.



23.finalinde 18.kez kupayı kazanmak rüya gibi, Fatih Terim'in hatırlattığı tezahürat ile bitirelim: Kupalara Layıksın Sen Şanlı Galatasaray

2 Ocak 2018 Salı

En büyük 30 kulüp...


Ceux sont les meilleures équipes 
Sie sind die allerbesten Mannschaften
The Main Event!
Tony Britten idaresindeki Kraliyet Filarmoni Orkestrası icrası olan bu eser çalmaya başladığında sanırım etkilenmeyeniz yoktur! Ama Şampiyonlar Ligi günümüzdeki formata gelene kadar bir çok değişime uğradı. Hatta 1992-93 öncesi bambaşka bir sistem vardı: Şampiyon Kulüpler Kupası! Benim gönlüm hala o formattadır.

Şampiyon Kulüpler Kupası ve Şampiyonlar Ligi tarihinin en iyi 30 takımı yayınlandı. Yeniyetmeler bazı takımları görünce şaşırabilir, mesela ilk 10'da neden 2 Portekiz takımı hatta Dinamo Kiev - Celtic - Anderlecht - Glasgow Rangers - PSV - Steau Bükreş - Sparta Prag - Kızılyıldız - Rosenborg yer almakta? Tabii ki adil bir şekilde oynanan ilk etap yani Şampiyon Kulüpler Kupası sayesinde. 

Muhtemelen 10 sene sonra bu liste yavaş yavaş değişmeye başlar, özellikle para sahibi İngiliz - İspanyol ve Alman takımları kaplamaya başlar.

6 Kasım 2017 Pazartesi

15 Ağustos 2017 Salı

Avrupa Eliti 2017...


KPMG şirketinin yaptığı Futbol Kulüpleri Değerlendirme Raporu’na göre en değerli 32 takım listelendi. Ülkelere göre dağılıma bakarsak İngiltere 8, İspanya ve İtalya 6, Almanya – Fransa – Türkiye 3, Hollanda 2 ve Portekiz 1 kulüple yer buldu, sıralama şöyle:


3 milyar € barajını aşan tek kulüp Manchester United oldu. İlk 10’da 6 İngiliz, 2 İspanyol, 1 Alman ve 1 İtalyan sıralandı. Premier League yayın gelirlerinin yüksekliği böyle devam ettiği sürece liste pek değişmeyecek gibi. Bir de şanssızlar var tabii, misal Tottenham başka bir ligde olsaydı muhtemelen kupa sayısında çok ciddi bir artış olurdu, milenyumdan sonra kazandığı kupa sayısı sadece 1.

32 kulüp içinde topraklarımızdan 3 ismi görebiliyoruz; Galatasaray Fenerbahçe ve bu yıl listeye girebilen Beşiktaş. GS ve FB daha önce çok kez yer alırken stadını tamamlayan BJK ilk kez yer aldı.

Şirket kulüpleri 5 ana noktada değerlendiriyor. Bu noktalar incelendikten sonra kulüplerin yaklaşık değerleri belirleniyor ve 32 takım listeleniyor. 2014-15 ve 2015-16 sezonlarının bilgileriyle oluşturulan değerlendirmede kulüplerin 1 Ocak 2017 tarihindeki durumları göz önünde bulunduruldu.
-       Karlılık: Son iki yılın personel gider ve gelirleri inceleniyor. Teknik ekip ve futbolcuların maaşları takip ediliyor. Finansal Fair Play sebebiyle özellikle bu sezon (2016-17) başında ciddi bir kemer sıkma politikasına giden Galatasaray bu artısıyla bir adım öne çıkıyor.
-       Popülerite: Kulüplerin sosyal medya siteleri facebook, instagram, twitter gibi platformlardaki takipçileri göz önünde bulunduruluyor.
-       Potansiyel: Kulüpte top koşturan futbolcuların değerleri. (Transfermarkt üzerinden bonservis bedelleri tespit ediliyor)
-       Yayın hakları: Takımların karşılaşmalarının televizyon yayınlarından elde ettiği ücret.
-       Stadyum: Kulüplerin stadyum sahipliği ve stadyumundan elde ettiği ek gelirler.

İlk 15'in içinde yer almaya başladığımızda Avrupa'dan kupa getirme konusunu tekrar konuşabiliriz.

14 Nisan 2017 Cuma

Basketboldaki Avrupa Kupalarımız...


Türkiye olarak Avrupa Basketbolundan 6 adet şampiyonluk kupasını ülkemize getirdik, gelin beraber hatırlayalım.

İlki hepimiz için efsane olan Efes Pilsen tarafından 1995-96 sezonunda geldi. Tuncay Özilhan başkanlığında ve Aydın Örs yönetimindeki kadroda Petar Naumoski, Conrad McRae, Ufuk Sarıca, Mirsad Türkcan, Volkan Aydın, Tamer Oyguç, Murat Evliyaoğlu, Hüseyin Beşok, Bora Sancar, Mustafa Kemal Bitim, Alpay Öztaş, Erdal Bibo bulunuyordu. İlk maçı Bogdan Tanjevic idaresindeki ve Dejan Bodiroga, Gregor Fucka, Ferdinando Gentile ve Rolando Blackman kadrosuyla Olimpia Milano karşısında kendi sahamızda 76-68 kazanmıştık, rövanşta ise 70-77 kaybetmemize rağmen 1 sayı ile kupayı almayı başardık, bu aynı zamanda tarihimizin ilk kupasıydı, her ne kadar kulüp mecburiyetten ismini değiştirip Anadolu Efes adını alsa da benim jenerasyon için her zaman Efes Pilsen olarak kalacaktır.


2011-12 sezonunda Beşiktaş FIBA Eurochallenge Kupası’nı Debrecen’de yapılan final karşılaşmasında Fransız Elan Chalon takımını 91-86 yenerek elde etmişti. Yıldırım Demirören başkanlığında ve Ergin Ataman yönetimindeki kadroda  Mehmet Yağmur, Barış Hersek, Kartal Özmızrak, Zoran Erceg, Mehmet Ali Yatağan, Adem Ören, Serhat Çetin, Marcelus Kemp, Carlos Arroyo, David Hawkins, Erwin Dudley, Pops Mensah-Bonsu bulunuyordu. Rakipte ise Gregor Beugnot yönetiminde Blake Schilb, Abdul Aminu, Malcolm Delaney, Ilian Evtimov gibi isimler bulunmaktaydı.


2015-16 sezonunda Galatasaray Odeabank Dursun Özbek başkanlığında ve Ergin Ataman yönetiminde Eurocup’I kazanmayı bildi. Finalin ilk maçında deplasmanda 62-66 mağlup oldular ama Abdi İpekçi cehenneminde 78-67 kazanarak şampiyon oldular. Kadroda Blake Schilb, Kutay Akpulat, Errick McCollum, Vladimir Micov, Joey Dorsey, Şafak Edge, Ege Arar, İzzet Türkyılmaz, Stéphane Lasme, Dusan Cantekin, Doğukan Şanlı, Caleb Green, Sinan Güler, Göksenin Köksal yer almaktaydı, rakipte ise Vincent Collet yönetiminde Louis Campbell, Bangaly Fofana, Mardy Collins, Kyle Weems yer almaktaydı.



Bayanlarda ilk kupayı 2008-09 sezonunda Eurocup turnuvasında Adnan Polat’ın başkanı olduğu Galatasaray getirmişti. Finalin ilk maçını Cras Basket Taranto karşısında 67-55 kaybetmiş ama ikinci maçı uzatmada 82-61 kazanarak bayanlar tarihinde yerlerini almışlardı. Okan Çevik yönetimindeki kadroda Işıl Alben, Esra Şencebe, Sophia Young, Seimone Augustus, Marina Kress, Yasemen Saylar, Yasemin Horasan, Korel Engin, Bahar Çağlar, Şaziye İvegin, Tuğba Palazoğlu, Beril Binoğul bulunmaktaydı.


2013-14 sezonunda ise yine Galatasaray bu kez Ünal Aysal başkanlığında ve Ekrem Memnun yönetiminde Avrupanın en büyük kupası olan FIBA Avrupa Ligi kupasını ülkemize getirmişti. Kadrosunda Işıl Alben, Nevriye Yılmaz, Bahar Çağlar, Yasemen Saylar, Şebnem Kimyacıoğlu, Esra Şencebe, Ayşe Cora, Alba Torrens, Sancho Lyttle, Shavonte Zellous, Kelsey Bone yer almaktaydı. Türk Basketbol tarihinde şu ana kadar gelen en büyük kupa olarak bahsedilir.


Son olarak 2016-17 yani bu sezon Yakın Doğu Üniversitesi Eurocup şampiyonu olmuştur. Işık Eyigüngör başkanlığında ve Zafer Kalaycıoğlu idaresindeki takımın oyuncuları Emine Koç, Olcay Çakır, Bahar Çağlar, Gizem Başaran, Berfin Şatır, Sinem Ataş, Elin Eldebrink, Angelica Robinson, Anna Vajda, Yelena Leuchanka, Quanitra Hollingsworth, Essence Carson, Kayla McBride, Courtney Vandersloot şeklindedir.



Kupa getiren tüm takımlarımızı tebrik eder ve bu başarıların her sezona yayılmasını çok isterim.


25 Ocak 2017 Çarşamba

Avrupa Fatihi Galatasaray...



Taraftar boşuna "Avrupa'nın kralı olduk" tezahüratını bestelememiş, yukarıdaki resim bunu doğruluyor, 25 yıllık Şampiyonlar Ligi geçmişinde turnuvaya en çok katılım gösteren Türk takımı Galatasaray oldu. Fenerbahçe 28 puanla 47. Beşiktaş ise 25 puanla 50.sırada yer aldılar.

Zirvede 2 İspanyol Barcelona ve Real Madrid var, averajları bile aynı! Bayern Münih ve Manchester United zirveyi zorlamaya çalışıyorlar ama bu aralar zor! Sonra gelen 5'li Arsenal, Juventus, Milan, Chelsea ve Porto kendi aralarında çekişiyorlar gibi. Olympique Lyon ve İnter'in eski günlerinden uzak olduğu 4'lü de Borussia Dortmund ve Valencia hızla yükseliyorlar. Bu aralar avrupa kupalarına katılamayan! Galatasaray biraz kıpırdasa durgunluk döneminde bulunan Dinamo Kiev ve Olympiakos takımlarını rahatlıkla geride bırakabilir. Şampiyonluk kazanıp ilk 25 dışında kalan tek takım ise tarihinde şike lekesi bulunan Olympique Marsilya!

27 Mart 2016 Pazar

Eşekli Kütüphaneci Mustafa ve Denizli!



Hikayeyi bilirsiniz; 40'lı yılların başında Ürgüp'teki kütüphanenin memuru Mustafa Güzelgöz ziyaretçisi olmayınca kitapları eşek sırtına yükler ve köy köy dolaşır. Tanıtım işe yarar önce çocuklar, ardından erkekler kütüphaneyi ziyarete başlarlar. Kadınların ilgisi yoktur, gelmeleri için plan yapar, Zenith ve Singer'e mektup yazıp dikiş makinesi ister, toplam 10 adet makine gönderirler, bunları kütüphaneye koyar ve kadınlar kuyruk olur. Kuyrukta bekleyen kadınlara 1'er kitap vererek beklerken okumalarını sağlar. Kıssadan hisse; kim olursan ve ne iş yaparsan yap her zaman faydalı olmaya çalış! Bakarsın ardından senin ve eşeğinin heykelini dikerler!

Gelelim Mustafa Denizli'nin 2.Galatasaray dönemine; çok kısa bakacağız çünkü 22 maç kalabildi, kendi kurmadığı bir takıma sonradan dahil oldu, ara transferde de istediklerini yapamayacağını anlayınca ve mevcut topçulardan destek görmeyince usulca ayrılmayı seçti. Yakıştı mı hayır, muhtemelen son emeklilik ücretini alıp sahalara jübilesini yapmıştır! Ekranlara ise bir müddet daha devam edip iyice köşesine çekilir. Şampiyonlar Ligi'nde 1 beraberlik, UEFA'da 1B - 1M, ligde 4G-4B-4M, kupada 7G-1B 22 maçta 11 galibiyetle süresini tamamladı

Hatıralara geçecek olursak Jupp Derwall'in yanında başladığı antrenörlük kariyerinde bir çok başarısı vardır. 3 büyüklerin şampiyon yapan tek isim olmasının yanı sıra Galatasaray ile Şampiyon Kulüpler yarı finali, 0-3 rövanşında 5-0 ile Neuchatel zaferi, Milli Takım ile İngiltere karşısında 0-0 berabere kalması hoştur.

Olumsuz yönleri de vardı elbette; Fenerbahçe ile Şampiyonlar Ligi'nde 6 maçta 6 mağlubiyet ile sıfır çekmesi, ligde 6.yabancıyı oynatıp hükmen yenilmesi sayılabilir.

Keşke böylesine büyük bir isim futbolumuza daha büyük faydalar sağlayabilseydi!...