Hamza Hamzaoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hamza Hamzaoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Kasım 2015 Pazartesi

Hamzaoğlu'nun ardından...


Arkadan iyi konuşmak adettendir, hizmetleri için teşekkür ederek başlayalım.

Tam 1 sezon beraberdik, hep sıkıntı içinde geçti, geçen sezon özellikle CL’de oynanan kötü futbolun ve sonuçların ardından devraldı ve 3 kupa geldi. Bu sezonsa parasızlığın ve transfersizliğin cezasını gördü, oyuncu konusunda dayatmayınca ve yeri gelip mevcut kadro yetmeyince işinden oldu. Aslında çift yönlü konuşması hoş karşılanmadı ama bu oyunla daha fazla ilerlememek hepimizin hayrınaydı.

Matematik önemlidir diyoruz hep, ligde 34 maçta 23G, 7B, 4M almış, 76 puan eder ki her sene zirvenin ortağı olursunuz. Şikeli sezondan sonra şampiyonların puanları 77-71-74-77 olmuş.

TK biraz daha rahat geçer, en fazla 3-4 maç sıkmanız gerekir, burada da 12 maçta 8G, 1B, 3M var, süper kupa ile 13 maç ve 9G eder ki başarılı diyebiliriz.

CL herkes için sorun ama görevden alma keşke Astana maçı sonrası olsaydı, en azından futbola veya sonuca dayandırmak daha etik dururdu. Hem böylelikle Rize ve Antalya maçlarındaki son dakika kazaları yaşanmaz ve zirvenin ortağı olmaya devam ederdik! 4 maçta 1G, 1B, 2M gerçekleşti. Hatta kazandığımız Benfica maçı (öncesindeki Eskişehir ile birlikte) bu senenin en güzel maçıydı demek mümkün!


İyi insandı, efendiydi, temizdi ama bu seviyenin adamı değildi, bir sonraki (kurtar bizi Hamzaoğlu_v2) GS macerasına kadar Gaziantep - Eskişehir – Samsun vb. il takımlarında daha başarılı olacağını düşünüyorum, yolu açık olsun.

16 Ekim 2015 Cuma

Galatasaray ve transfer...


Bir kulüp başkanında 2 önemli özellik öne çıkar; iyi insan ve başarılı yönetici. Dursun Özbek için ilki cepte, diğerini ise zaman gösterecek. Şu ana kadar izlediği transfer politikasını kendi tasarrufu olarak görmek hata olur. Bence kulübün içinde bulunduğu durum ve FFP (finansal fair play) elini-kolunu bağlıyor. Yoksa eminim ki kendisi de Zlatan İbrahimovic, Dany Alves, Predrag Rajkovic, kaliteli stoper ve forvet transferlerini rahatlıkla bitirir, Felipe Melo, Alex Telles gibi oyuncuları göndermezdi. Bu seneki transfer politikası ile tahminim 1 yıllık CL geliri kadar tasarruf yapılmıştır.

SEZON
SATILAN
ALINAN
DURUM
2015-16
10.900.000 €
6.540.000 €
4.360.000 €
2014-15
2.390.000 €
13.600.000 €
-11.210.000 €
2013-14
1.800.000 €
41.840.000 €
-40.040.000 €
2012-13
3.890.000 €
30.050.000 €
-26.160.000 €
2011-12
22.030.000 €
23.600.000 €
-1.570.000 €
2010-11
22.750.000 €
29.500.000 €
-6.750.000 €
2009-10
2.810.000 €
16.440.000 €
-13.630.000 €
2008-09
6.950.000 €
12.000.000 €
-5.050.000 €
2007-08
2.100.000 €
13.000.000 €
-10.900.000 €
2006-07
200.000 €
3.800.000 €
-3.600.000 €
-114.550.000 €

Yeri gelmişken söyleyelim, İbrahimoviç’i takımda görmek isteyen gidip FM2016 alsın! Senelik 35-40 milyon € harcayarak böyle bir transfer yapmak intihar olurdu, bu konuda başkandan yanayım. Fakat başkanın gelir kalemlerini arttıramaması eksi yönü oldu. Örneğin hala göğüs reklamı alınamamış olması kötü bir durum. Ayrıca Felipe Melo’nun gidişiyle oluşan boşluğu hala parasının büyük bölümünü ödediğimiz Blerim Dzemaili ile doldurabilirdik, kadro mühendisliği hatası da göze çarpıyor!

Yine de Galatasaray Başkanı büyük taraftarını Klaas-Jan Huntelaar (ya da benim tercihim ile Jonathan Soriano) transferi ile ödüllendirmeliydi!

Bundan sonra iş Hamza Hamzaoğlu ve futbolculara kalıyor. Daha önce belirttiğim üzere kulüpte Selçuk İnan ağırlığı var, üzerine yabancılar ve yeni gelenler katkı yaparsa ülke içinde başarılı olmak sürpriz olmaz. Fakat Avrupa’da ilerlememiz pek mümkün değil, olursa beni de şaşırtırlar ve şaşırmayı çok isterim!


23 Haziran 2015 Salı

Şampiyon Galatasaray!...


Kim ne derse desin bu şampiyonluğun baş mimarı Ünal Aysal’dır. Yukarıdaki resmin içine giren, tüm topluluğu inandıran, camiaya hedef koyan kişi benden en büyük payı alır. Spor dünyasında barındırmayacakları çok belliydi, bizim Divan Kurulu üyelerinde bile büyük rahatsızlıklar başlamıştı, istediği yetkiyi vermeyince gideceğini bildiklerinden derin Galatasaray’ın başı olduğu söylenen İnan Kıraç’a rağmen düğmeye bastılar. Söylenecek fazla söz yok, O’nun gibisi bir daha zor gelir!


Konumuz şampiyonluk olduğu için başarıları dağıtmaya devam edelim; 2.sıraya Selçuk İnan’ı koyarım, O istemeseydi ilk 3 bile zor olabilirdi. Başında olduğu yerli grubu inandırdı, hareketlendirdi ve bu topluluğa saygı duyan, sadece işini yapmak isteyen yabancıların desteğiyle mutlu son geldi. Burak, Olcan, Umut, Yekta, Emre başta olmak üzere beraber hareket ettiler. Hakan ve Hamit gibi bu işleri iyi bilen ağır abiler başarının böyle geldiğini bildiklerinden ses etmeyince, Sneijder, Melo, Muslera, Chedjou gibi isimler ek gelir ve yeni kontrat ihtimali için yürüyüşe katıldılar. Çok da iyi oldu, güzel bir şampiyonluk hikayesi doğdu.


10’a kadar gidecek bu listenin 3.sırasına Ali Dürüst’ü koyarım. İdeal bir basın sözcüsü, kulüp yöneticisi, kriz otoritesi, kelimenin tam anlamıyla idareci! Eviniz yansa ve size haber veren kişi Dürüst olsa inanın üzülmezsiniz, “fıtratında var” deyip geçersiniz. Bazı olumsuz yönleri de var ama bu yazıda yer alması gereksiz olur. Yanında bulundurduğu kişiyi bile seçerken akıllıca davranıyor, tekrar gelir ama önce kriz çıkması lazım!


4.sırada en önemli futbolcumuz Felipe Melo var! Geldiği günden bu yana Türkiye Ligi’ni domine eden, benim gördüğüm en “destansı” oyunculardan biri. Gerek defansı gerek hücumu çok iyi biliyor, vücudunu çok iyi kullanıyor, topsuz oyunun gerçek ustalarından, tek eksiği biraz yetenek! Yönetimde, idari kadroda, tribünde ve oyunun içinde hoşlandığı bir ortam varsa kimse O’nu tutamaz! Her zaman söyledim, tekrar edeyim; teknik direktör olsam ve elimde Melo varsa tahtaya ilk yazarım!


5.sırada yerli gol kralı Burak Yılmaz var, kariyerinin en golcü 3.sezonunu yaşadı, bir ara sakatlanmasaydı gol krallığını alırdı, iyi fiziği var, kendine bakarsa önümüzdeki 3 sezonda ligi domine edebilir.


6.sırada Wesley Sneijder var, tam Galatasaray taraftarının aradığı oyuncu, futbol dilencisi gözleri peşine takıyor, derbi maçlarda ortaya çıkıp efsane goller atıyor, maçın en şık hareketi O’nun imzasını taşıyor, şampiyonluk kutlamalarında rakibiyle makara yapıyor, daha ne olsun!


7.sırada Fernando Muslera geliyor, hiç izlemediğim Turgay Şeren gibi dev isimlere haksızlık etmem istemem ama bu gözlerin gördüğü en iyi 5 kaleciden biri diyebilirim, cephede çok etkili, ayaklarını biraz daha kullanabilse harika olurdu, son periyoda konsantre olması şampiyonlukta söz sahibi olmasına yetti . 


8.sırada Yasin Öztekin geliyor, bitmeyen “rakibin üzerine gitme sevdası” sürerse sonraki yıllarda daha üst basamaklara çıkacaktır ama yaşı 28, bu yüzden önümüzdeki sene kaderini belli eder.


9.sırayı Hakan Balta alıyor, takımın soğuk kanlılarından, Gaziantep maçındaki golü pek unutulmaz ama asıl Dortmund deplasmanında attığı golün değer kazanmasını isterdim, adam tam bir stepne, bu yıl önemli işler yaptı ama kalınlığı bazı maçlarda sorun yaratmadı değil, mesela Anderlecht maçlarında eğer oynasaydı kariyerinde unutmak istediği sayfalar açılabilirdi.


Son sırada Abdürrahim Albayrak var, gerçekten futbolcu kadrosuna yardımcı oluyor, dillerinden anlıyor, isteklerini yerine getirmeye çalışıyor ama çok kişiyi de rahatsız ediyor! Ben yukarıya yakınlığı sayesinde stat sorunlarını çözmesini beklerdim, umarım dediği gibi dışarıdan da destek olmaya devam eder.


Gördüğünüz ya da göremediğiniz üzere Hamza Hamzaoğlu’nun ismi bu listede yok çünkü henüz o seviyede değil. Dürüst ve Albayrak ikilisinin destekleriyle, neredeyse eksiksiz bir kadroya sahipken, yaptığı bazı bariz hataları rakiplerinin değerlendirememiş olması sonucu ve en önemlisi futbolcu topluluğunun dümene geçmesi ile şampiyonluk geldiyse Hamzaoğlu övgü için biraz daha beklemeli. Mesela geçen yıl CL maçları sonunda yerden yere vurulan Prandelli gibi bizlerde 2015-16 sezonunda Hamzaoğlu’nun grup maçları performansını merakla bekliyoruz. Umarım iyi olur, ilk biz destekleriz ama o düzey başka bir alem. O müziği duymak için içi cız eden futbolcular var, taraftarı saymıyorum bile!



İlk 4.yıldız yakıştığı yerde, emeği geçenlere tekrar teşekkürler, taraftar bu mutluluğu doyasıya yaşıyor ve hakkı, şimdi hedef Avrupa olmalı!


28 Nisan 2015 Salı

Hamzaoğlu'nu nasıl hatırlayacağız?


Son 6 haftaya girilirken Galatasaray’ın ciddi bir avantajı var. Diğerleri ne yaparsa yapsın kendi maçlarını kazanırlarsa şampiyon olacaklar. Her ne kadar kadro dezavantajı olduğu söylense de ülkenin en pahalı takımı (135,95 milyon € - FB: 115,05 milyon € - BJK: 114,40 milyon €) elinde ve çok ciddi oyunculara sahip. Bugün Muslera, Chedjou, Melo, Selçuk, Burak ve Sneijder tüm teknik adamların hayallerini süslemekte, Dzemaili, Pandev (Seri A: 339 maç - 77 gol), Hakan, Semih, Umut, Yasin cabası!

Hamza Hamzaoğlu’nun bugüne kadar gösterdiği performans çok parlak değil! Genelde oyuncu değiştirme konusunda hatalar yapıyor, daha net söylemek gerekirse zaman ve değişecek oyuncu konusunda çok etkin değil. Kimseyi kırmak istememesi üst düzey teknik adamlarda bulunması gereken bir meziyet olmadığı gibi biraz tersini uygulaması daha iyi olacaktır. Oyunu okuma ve çözme konusunda da eksiklikleri var. Örneğin Arsenal maçında Ramsey’i çözene kadar 3 gole imza atıvermişti.

En büyük şansını tekrar yazalım, ciddi bir kadrosu ve takıma hükmeden Selçuk, Hamit, Sneijder ve Melo gibi oyuncuları var, sadece bu oyuncularla iyi geçinmesi ve Ali Dürüst ile yakın diyalog halinde kalması bile kendisini tarihe kazıyabilir.

Umarım Hamza Hamzaoğlu’nu yukarıdaki resimdeki sosyal sorumluluk projesiyle hatırlamayız!

22 Mart 2015 Pazar

1994-95 sezonu...


Ligde bitime 10 maç kala 3 büyükler zirvede ilk defa bu kadar sıkışık bulunuyorlar. Her biri o kadar basit hatalar yaptı ki biraz derli toplu oynayan olsaydı şu anda (neredeyse) şampiyonluk turu atıyor ve CL’de gelecek rakipleri yorumluyor olabilirdi!
Fikstür avantajına inanmayanlardanım. Bugüne kadar ne sezonlar ne maçlar gördüm! Hele bitime yakın haftalarda kaybedilenleri Galatasaray odaklı düşündüğümde 1994-1995 sezonundaki Samsun – Antep – Antalya maçları Top 10’un zirvesine kurulur!
İşi en zor olan Slaven Biliç! Hem üzerine yapıştırılan “büyük maçları” kazanamıyor apoleti hem de “ev sahibi” avantajını bir türlü yaşayamaması ekstra yük getiriyor. Sanırsınız ki Liverpool’u her yıl kupanın dışına iten bir takımımız var! Bilic’in en önemli eksiği, lügati çok fakir!
İsmail Kartal; korku filmlerinde tatile giden üniversiteli gruptaki şişman gencin ilk ölmesi gibi sonu belli bir filmin kahramanı pozisyonunda; sezonu nerede tamamlarsa tamamlasın kovulacak! Şampiyon yapamazsa “başarısız”, yaparsa “avrupada iddialı sonuçlar” bahanesiyle daha iyisi getirileceği için! Adalet ile zulüm bir yerde barınamaz!
Hamza Hamzaoğlu yukarıda bahsettiğim sezonunun kahramanlarındandı! İyi bir kadroya rağmen krize giren takımı uyandıramamışlar ve şampiyon yerine 3. olabilmişlerdi, hem de CL tarihinin ilk galibiyeti olan Cruyff’lı Barcelona maçına rağmen! Ustayı tecrübe yapar!

Cine 5’in ne anlama geldiğini bilenlerden 20 sezon sonra o dönemde Galatasaray’ın yaşadığını yaşayacak olan var mı, Lig TV’de göreceğiz. Yaşanmazsa şampiyonlukta en şanslısı “bizim takım”!

10 Aralık 2014 Çarşamba

Solak gibi düşünmek; Hamza Hamzaoğlu...


İzmirspordayken sol kanattaki oyuncu antrenmana gelmediği için bu mevkii de başlamış ve kariyerini bu bölgede tamamlamış eski oyuncumuz şimdi yeni teknik direktörümüz oldu! Önce tebrik edelim, umarım başarılı olur...

Beynin sağ tarafı sol el ve ayağa baskındır, bu yüzden solaklarda üç boyutlu zeka, yaratıcılık, görsel hafıza vb. işlevler ön plana çıkar. İkili ilişkileri de becerebilen bir antrenörün başarısız olması düşünülemez.

Orta sahanın solunda oynarken orta ile iyi arasında bir oyuncuydu, yanılmıyorsam Ergün Penbe ve Hakan Ünsal ile aynı dönemde oynamışlığı var, en uzun süre bizde oynadı, Türkiye Ligi'ni kazandı, Şampiyonlar Ligi'nde ilk oynayan oyunculardan, en son Acun Ilıcalı ile Devler Ligi organizasyonunda Tanju Çolak'ın takımında rastlamıştım!

İlk maçlarını evinde kupada Eskişehir, ligde ise Akhisar karşısında galip bitirdi. 3.maçı ise UCL'de Arsenal'e karşı 1-4 ile kaybetti. Kendi sahasında oynaması süper avantajdı, bundan sonra ise sırayla Konyaspor (D), Mersin İdman Yurdu (İ), Gençlerbirliği (D) ve Beşiktaş (D) maçları var, 12 puanın ne kadarını hanesine yazdıracak bakacağız ama oynanacak futbolda oldukça önemli. Çok eleştirilen Cesare Prandelli sonrası yine 4 gollü bir mağlubiyet almamız değişen çok fazla bir durum olmadığını gösteriyor çünkü motivasyon kalite karşısında pes eder!

Arsenal maçında Selçuk İnan kırmızı kart cezası nedeniyle Fernando Muslera ve Aurelien Chedjou ise Hamza Hamzaoğlu tarafından dinlendirilmesi sebebiyle oynamadı. Fakat Sinan Bolat'ın oynamasını "devreye kadar 5 maç oynamazsa kiralık olarak geldiği kulübe geri döner" açıklaması bana anlamlı gelmedi. Devreye kadar 4 lig, 3 kupa maçı olması sadece Muslera'nın moralinin bozulmaması ihtimalini aklıma getiriyor! Ayrıca Goran Pandev'in önümüzdeki sene kalması için "en az 27 maçta 30 dakika oynamalı" maddesi oynatılmaması için bir sebep oldu sanırım; hocanın uğraşmak zorunda olduğu konulara bakın!

En önemli rakiplerinin birinin stadı yokken, diğerinin çizgi altı hocasıyla siyasi korumaya rağmen kulübün kapanmasına yol açacak ciddi sorunları varken sezonu önde kapama ihtimali var ve sadece devre arasında yapılacak yönetim hamleleri buna ışık tutacak. Galatasaray üst düzey 38 (Eboue hariç!) oyuncuya sahipken Fenerbahçe 35 (15'inin ismini duymamışsınızdır), Beşiktaş 30 (10'unun ismini duymamışsınızdır) oyuncu ile antrenman yapıp organize edilmeye çalışılıyor; ücret konusuna hiç girmeyeceğim!

Hoca hakkında aklımda kalan anıyı nakledip yazıyı bitirelim: Ali Sami Yen'in son sezonunda Denizlisporu çalıştırırken oyuna Serdar Eyilik'i alır, maçtan sonra açıklamasını yapar; "sezon sonunda yıkılacağı için burada son kez oynama fırsatı vermek istedim"!

12 Şubat 2013 Salı

Teknik Adamların Renkleri...

4 büyüklerin eski futbolcularından hangileri teknik direktörlük yapıyor, kaçıncı ligde, aralarında hatırladıklarınız var mı? Galatasaray'ın listesindeki 10 futbolcunun 8'ini izledim, mutluyum. Hatırlamadıklarınız olma ihtimaline karşı eski resimleri ile bugünkü resimlerini birleştirdim.

Galatasaray (10 teknik adam)

Fatih Terim - Spor Toto Süper Lig - Galatasaray


Bülent Korkmaz - Spor Toto Süper Lig - İstanbul Büyükşehir Belediyespor

 
Hamza Hamzaoğlu - Spor Toto Süper Lig - Akhisar Belediyespor


Mustafa Denizli - PTT 1.Lig - Çaykur Rizespor


Cihat Arslan - PTT 1.Lig - Karşıyaka



Uğur Tütüneker - PTT 1.Lig - Konya Torkuspor



Suat Kaya - PTT 1.Lig - Gaziantep Büyükşehir Belediyespor


Ergün Penbe - Spor Toto 2.Lig - Giresunspor


Murat Sözkesen - Spor Toto 2.Lig - Ünyespor


Mehmet Gönülaçar - Spor Toto 3.Lig - Adıyamanspor


Ve diğer takımların kısa bir özeti:

Trabzonspor (6 teknik adam)

Spor Toto Süper Lig: Tolunay Kafkas: Trabzonspor - Şota Arveladze: Kasımpaşa

PTT 1. Lig: Osman Özköylü: Kayseri Erciyesspor

Spor Toto 2. Lig: Metin Altınay: İstanbul Güngörenspor

Spor Toto 3. Lig: Selim Özer: Anadolu Üsküdar 1908 - Soner Boz: Arsinspor

Beşiktaş (5 teknik adam)
Spor Toto Süper Lig: Samet Aybaba: Beşiktaş - Mehmet Özdilek: Medical Park Antalyaspor - Rıza Çalımbay: Sivasspor

PTT 1. Lig: Kemal Kılıç: Göztepe

Spor Toto 3. Lig: Tamer Tuna: Dardanelspor

Fenerbahçe (5 teknik adam)
Spor Toto Süper Lig: Aykut Kocaman: Fenerbahçe - Bülent Uygun: Gaziantepspor

PTT 1. Lig: Oğuz Çetin: Boluspor - Bahri Kaya: Şanlıurfaspor

Spor Toto 3. Lig: Tarık Daşgün: Hacettepe