Aurelien Chedjou etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aurelien Chedjou etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2015 Pazartesi

Bizimkilerin kramponları...


Bugün maçımız var ve bizim topçuların hangi marka krampon giyeceklerini çok merak ettiğinizi iyi biliyor ve buna bir son veriyorum :)

PozisyonOyuncuMarka-Model
KaleciFernando MusleraNike Tiempo Legend V
KaleciSinan BolatNike Magista Obra
KaleciEray İsçanNike Tiempo Legend V
SavunmaGökhan ZanNike Tiempo Legend V
SavunmaAurélien ChedjouAdidas Nitrocharge
SavunmaSemih KayaNike Tiempo Legend V
SavunmaKoray GünterNike Magista Opus
SavunmaSabri SarıoğluNike Mercurial Vapor X
SavunmaAlex TellesNike Hypervenom
SavunmaHakan BaltaNike Tiempo Legend V
Orta sahaFelipe MeloAdidas Nitrocharge
Orta sahaBlerim DzemailiNike Hypervenom
Orta sahaSelçuk İnanNike Hypervenom
Orta sahaYekta KurtuluşNike CTR360 Maestri
Orta sahaHamit AltıntopAdidas Nitrocharge
Orta sahaAydın YılmazNike Mercurial Vapor X
Orta sahaOlcan AdınPuma Evopower 1.2
Orta sahaYasin ÖztekinNike Mercurial Vapor X
Orta sahaEmre ÇolakNike Mercurial Vapor X
Orta sahaWesley SneijderNike Hypervenom
ForvetBrumaNike Mercurial Superfly
ForvetGoran PandevNike Tiempo Legend V
ForvetUmut BulutNike Mercurial Vapor X
ForvetBurak YılmazNike Mercurial Vapor X

Bizdeki durum sponsor kaynaklı olabilir ama Nike açık ara önde, Adidas önemli ayaklarda hayat buluyor, Puma Olcan ile teselli bulmuş durumda.

Eskiden neredeyse tek marka vardı ve fotoğraftaki haline benzer kullanıldığını görürdük, yokluk zor zenaatmış!

28 Nisan 2015 Salı

Hamzaoğlu'nu nasıl hatırlayacağız?


Son 6 haftaya girilirken Galatasaray’ın ciddi bir avantajı var. Diğerleri ne yaparsa yapsın kendi maçlarını kazanırlarsa şampiyon olacaklar. Her ne kadar kadro dezavantajı olduğu söylense de ülkenin en pahalı takımı (135,95 milyon € - FB: 115,05 milyon € - BJK: 114,40 milyon €) elinde ve çok ciddi oyunculara sahip. Bugün Muslera, Chedjou, Melo, Selçuk, Burak ve Sneijder tüm teknik adamların hayallerini süslemekte, Dzemaili, Pandev (Seri A: 339 maç - 77 gol), Hakan, Semih, Umut, Yasin cabası!

Hamza Hamzaoğlu’nun bugüne kadar gösterdiği performans çok parlak değil! Genelde oyuncu değiştirme konusunda hatalar yapıyor, daha net söylemek gerekirse zaman ve değişecek oyuncu konusunda çok etkin değil. Kimseyi kırmak istememesi üst düzey teknik adamlarda bulunması gereken bir meziyet olmadığı gibi biraz tersini uygulaması daha iyi olacaktır. Oyunu okuma ve çözme konusunda da eksiklikleri var. Örneğin Arsenal maçında Ramsey’i çözene kadar 3 gole imza atıvermişti.

En büyük şansını tekrar yazalım, ciddi bir kadrosu ve takıma hükmeden Selçuk, Hamit, Sneijder ve Melo gibi oyuncuları var, sadece bu oyuncularla iyi geçinmesi ve Ali Dürüst ile yakın diyalog halinde kalması bile kendisini tarihe kazıyabilir.

Umarım Hamza Hamzaoğlu’nu yukarıdaki resimdeki sosyal sorumluluk projesiyle hatırlamayız!

10 Aralık 2014 Çarşamba

Solak gibi düşünmek; Hamza Hamzaoğlu...


İzmirspordayken sol kanattaki oyuncu antrenmana gelmediği için bu mevkii de başlamış ve kariyerini bu bölgede tamamlamış eski oyuncumuz şimdi yeni teknik direktörümüz oldu! Önce tebrik edelim, umarım başarılı olur...

Beynin sağ tarafı sol el ve ayağa baskındır, bu yüzden solaklarda üç boyutlu zeka, yaratıcılık, görsel hafıza vb. işlevler ön plana çıkar. İkili ilişkileri de becerebilen bir antrenörün başarısız olması düşünülemez.

Orta sahanın solunda oynarken orta ile iyi arasında bir oyuncuydu, yanılmıyorsam Ergün Penbe ve Hakan Ünsal ile aynı dönemde oynamışlığı var, en uzun süre bizde oynadı, Türkiye Ligi'ni kazandı, Şampiyonlar Ligi'nde ilk oynayan oyunculardan, en son Acun Ilıcalı ile Devler Ligi organizasyonunda Tanju Çolak'ın takımında rastlamıştım!

İlk maçlarını evinde kupada Eskişehir, ligde ise Akhisar karşısında galip bitirdi. 3.maçı ise UCL'de Arsenal'e karşı 1-4 ile kaybetti. Kendi sahasında oynaması süper avantajdı, bundan sonra ise sırayla Konyaspor (D), Mersin İdman Yurdu (İ), Gençlerbirliği (D) ve Beşiktaş (D) maçları var, 12 puanın ne kadarını hanesine yazdıracak bakacağız ama oynanacak futbolda oldukça önemli. Çok eleştirilen Cesare Prandelli sonrası yine 4 gollü bir mağlubiyet almamız değişen çok fazla bir durum olmadığını gösteriyor çünkü motivasyon kalite karşısında pes eder!

Arsenal maçında Selçuk İnan kırmızı kart cezası nedeniyle Fernando Muslera ve Aurelien Chedjou ise Hamza Hamzaoğlu tarafından dinlendirilmesi sebebiyle oynamadı. Fakat Sinan Bolat'ın oynamasını "devreye kadar 5 maç oynamazsa kiralık olarak geldiği kulübe geri döner" açıklaması bana anlamlı gelmedi. Devreye kadar 4 lig, 3 kupa maçı olması sadece Muslera'nın moralinin bozulmaması ihtimalini aklıma getiriyor! Ayrıca Goran Pandev'in önümüzdeki sene kalması için "en az 27 maçta 30 dakika oynamalı" maddesi oynatılmaması için bir sebep oldu sanırım; hocanın uğraşmak zorunda olduğu konulara bakın!

En önemli rakiplerinin birinin stadı yokken, diğerinin çizgi altı hocasıyla siyasi korumaya rağmen kulübün kapanmasına yol açacak ciddi sorunları varken sezonu önde kapama ihtimali var ve sadece devre arasında yapılacak yönetim hamleleri buna ışık tutacak. Galatasaray üst düzey 38 (Eboue hariç!) oyuncuya sahipken Fenerbahçe 35 (15'inin ismini duymamışsınızdır), Beşiktaş 30 (10'unun ismini duymamışsınızdır) oyuncu ile antrenman yapıp organize edilmeye çalışılıyor; ücret konusuna hiç girmeyeceğim!

Hoca hakkında aklımda kalan anıyı nakledip yazıyı bitirelim: Ali Sami Yen'in son sezonunda Denizlisporu çalıştırırken oyuna Serdar Eyilik'i alır, maçtan sonra açıklamasını yapar; "sezon sonunda yıkılacağı için burada son kez oynama fırsatı vermek istedim"!

16 Kasım 2014 Pazar

Galatasaray:2 Fenerbahçe:1


Son yıllarda kötü oynayarak kazandığımız ilk derbi maçıydı! Defalarca tersine rastlamıştık, iyi oynarken hakemi karşımızda buluveriyorduk ama bu kez bizim istediğimiz oldu, özellikle ilk yarıda orta sahayı rakibe teslim etmemiz büyük hataydı. Cesare Prandelli'nin uyarısıyla 2.yarıya çok istekli başlayınca önce rakibin orta sahasını çökerttik, ardından saçma bir hareketle rakip 10 kişi kalınca oyunu iyice evirip çevirmeye başladık. Wesley Sneijder evimizde 2 sene üst üste rakibi yıkan isim oluverdi. Hele bu maçtaki golleri sanırım çok çok uzun süre hafızalardan silinmeyecektir. Hep söylenen "yıldız isim büyük maçta ortaya çıkar" söylemini doğrulayıverdi. Golleri kadar maç sonunda söylediği sözler çok etkileyiciydi: Volkan Demirel, maçın başından sonuna kadar zaman geçirmek için elinden geleni yaptı. Ben de son dakikalarda attığım iki golle Volkan'ı cezalandırdım"



Felipe Melo maçın iyilerindendi, rakip karşısında Melo'yu görünce geri vites yapmaktan çekinmiyor.

Olcan Adın, Hamit Altıntop, Aurelien Chedjou, Semih Kaya gerekeni oynadılar.

Emre Çolak takımın ihtiyacı olan isimlerden, 2 sene önceki formuna kavuşsa hem Galatasaray hem de Milli Takım kazanır!

Cüneyt Çakır maçın son dakikasında rakibin bulduğu gol dışında bir hata yapmadı, umarım sezon sonu arayacağımız bir gol olmaz! 

Son olarak rakibin hocasına teşekkür edelim, böyle bir kadroyu hangi amaçla çıkarttı anlayamadım. Son yıllarda rakibin stajyer hocaları bizim için bir şans ama "saray yine içten kaynıyor", fırsatları kullanamıyoruz.