Hagi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hagi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 Eylül 2013 Pazar
Veteranlar; Galatasaray:1 Barcelona:0
Güzel bir düşünceyle yapılan organizasyondu, tribünler boş kalsa da bu tip fikirleri destekliyorum.
Galatasaray
Taffarel, Taner, Bülent, Popescu, Hakan Ünsal, Tugay, Okan, Ergün, Hagi, Hakan Şükür, Arif
Yedekler: Kerem-Evren-Soner-Saffet-Alp-Ahmet Yıldırım-İlyas-Sayidou-Ümit
Barcelona
Felip-Jara-Robert-Framis-Mingo-M.Angel-Delgado-Victor-Maqueda-A.Tomas-Molina
Yedekler:Miracle-Carcez-Blanquera-Sergio-Cuadaret-Reixach-Vilches
Golümüzü 41. dakikada Alp Küçükvardar kaydetti.
Belki bir gün Hagi ile Prekazi'yi aynı anda sahada görebiliriz!
Etiketler:
Ahmet Yıldırım,
Arif Erdem,
Barcelona,
Bülent Korkmaz,
Ergün,
Galatasaray,
Hagi,
Hakan Şükür,
Hakan Ünsal,
Okan,
Popescu,
Saidou,
Taffarel,
Tugay,
Ümit Karan,
Veteran
20 Nisan 2013 Cumartesi
Didier Drogba!...
Didier Yves Drogba Tébily! Gol atması, asist yapması, asist öncesi pas vb. konular önemli kriterler ama bence en önemlisi sahaya aklını koyması çok kıymetli. Zaten farkını burada belli ediyor, ligde fark yaratan en önemli oyuncu şu anda. Stadda maç izlediğimde bazen maçı bırakıp O'nu seyredişim bundandır. Prekazi ve Hagi'den sonra gördüğüm en kaliteli ayaklardan, gerçek bir sihirbaz, Real Madrid'e attığı topuk golü zaten fazla söze yer bırakmıyor...
Önümüzdeki sezon sonunda keşke teknik ekipte yer alabilse. Aynı Taffarel örneğinde olduğu gibi mevkiinde dünyanın en önemli oyuncularından birisi ve imkan varsa faydalanmak gerekir.
19 Mart 2011 Cumartesi
Klasiğin ardından!
Bizim için bir klasik oldu FB maçları... Ne yaparsan yap, kimi oynatırsan oynat, hangi mevsimde oynarsan oyna; sonuç değişmiyor...
Seyircinin hakkını teslim etmek gerekir. Yaklaşık 2-3 bin dolayında boşluk vardı, sebebi ise 700 TL'ye varan fiyatlardır. Tahminim Stancu'nun parası çıkmıştır veya Hagi'nin tazminatı! Bir kez bile yönetime ya da futbolculara saldırmadan, tamamen modern stad konseptine özlemle başladı maça Galatasaray ve taraftar. Gol atmasına kesin gözüyle bakılan Kazım beklentileri boşa çıkarmadı, golünü attı. Ve hatta performanslarıyla haklı bir üne sahip GFB'nin güzel buluş olan plexi cam ardından sinek vızıltısını andıran tezahürat denemeleri ile susturulması. Ardından rekor açıklaması geldi. Evet, yine bir ilki başarmıştı müthiş taraftarımız. Ve neredeyse futbol açısından müthiş bir ilk yarı performansı. Hakan Balta dışında göze batan bir oyuncu yoktu ve 2. yarı O bile düzeldi. Futbolcularımızın birbirleri ile itişmesi ise maçı ne kadar istediklerini gösteriyordu. Hele Kazım ilk golden sonra müsait pozisyonda 2. golü bulsa, ardından Culio kafayı isabetli vursa gece unutulması zor bir şölene dönecekti.
2.yarı inanmış FB, durağan Alex'in kafasını çalıştırması, Semih'in bitmez Galatasaray sevdası, Servet ve Gökhan gibi iki kuleye sahip takımın pardon ama "aptalca" goller yemesi ve Aykut hocanın inanılmaz riskli ama tutan planı ve anlaşılmaz biçimde oyunu kendi sahasında kabul eden bir takımın çöküşünü gözler önüne serdi. Kendi sahamıza niçin çekildik, anlayan var mı? Teknik direktörümüzün 1 hafta önce müthiş bir gole imza atmış, kişisel morali yerinde olan Pino'nun yerine Kewell tercihi... Yorulsa da çıkmaması gereken Yekta ve yerine "Ayhan" ismini gördüğümüz anlarda hezimetin de ilk sinyallerini veriyordu.
Şampiyonluğa inanmış bir takıma yenildik, diğer FB maçlarından farklı olarak. Bundan sonra Hagi gitmese de olur, yerine Cevat Güler gelse de... Vakur duruş sergilemenin vaktidir, forma sevgisini göstermenin, "destek" olmanın anlamını tekrar keşfetmenin...
Tarihin belirli dönemlerinde olur böyle seriler deyip önümüzdeki maçlara bakalım... Dip not, Ultraslan'ı tebrik ederim, stadı iyi yönettiler...
Sahi, bizim acımız kim paylaşacak!
27 Şubat 2011 Pazar
Hagi & Analiz...
Dünkü İBB mağlubiyetinden sonra Hagi bugüne kadar ki en anlamlı cümlesini kurmuş: ''Bizim için en önemli olan şey, bütün herkes kendi kendine bu akşam analiz yapması lazım. Çarşamba çok önemli maç var. Bir an önce kendimize gelerek bu maça çıkmalıyız''
Lütfen, bu analizi sende kendi kendine yapar mısın?
1) Sabri'yi yine orta sahada oynatarak hem sağ bek, hem de orta sahayı bir eksik bırakmanın anlamı nedir? Devre arasında aldığın Yekta'yı orta sahada kullansan, Sabri'yi sağ beke çeksen ölür müsün?
2) Yabancı kontenjanı dolayısıyla oynatmadığını söylediğin Insua'yı (ki dün 5 yabancı ile çıktın, yedekte de 2 yabancı vardı) ne zaman düşüneceksin? Kiralık oyuncu istemiyorum diye açıklama yaptıktan sonra devre arasında niye göndermedin? Bu adam Hakan Balta ve Çağlar Birinci'den daha mı kötü? Biz de izliyor ve görüyoruz, bakar kör değiliz!
3) İstemesek de sevmesek de Gökhan Zan varken defansa koysan, Lorik Cana'yı Mustafa Sarp'ın yerinde oynatsan daha verimli olmaz mı? Mustafa Sarp'ı bir gün taraftar sahaya inip yumruklarsa hiç şaşırma, bu kadar ısrar ederek adamdan nefret ettirdin!
4) Anlamsız dizilişler yerine 4-4-2 oynatsan, Stancu'dan Arda yaratmaya çalışmasan, takım illa bu düzende oynayacaksa Stancu'nun yerine Emre Çolak'ı düşünsen faydalı olmaz mı?
5) Koca takımda Zapata - Servet - Culio - Kazım - Baros dışında doğru kişilerle yerinde oynayan oyuncu yoktu, bek kavramı kalmadı, orta saha biraz baskıda rakibe teslim, ilerde bireysel yeteneklerle gol bulabilirsen ne ala lakin gol yememen de lazım ama ne mümkün!
Bu hataları ilk kez dün yapmadın. Ve korkarım ki son kez de yapmadın! Biraz empati yap, kendini taraftarın yerine koy, artık kaybetmekten bıktık! Zor günde görev alman güzel ama bunu bedavaya yapmıyorsun ki! Ayrıca o koltukta yer almak isteyen yüzlerce isim kulübün kapısını aşındırıyor, bilmem haberin var mı? Kendini burada gösterip belki de orta sıra bir İtalyan takımının başına bile geçebilirsin, hedeflerin arasında bu yok mu? O halde niye sızlanıp duruyorsun? 2 haftadır cuma günleri yaptığın basın toplantılarından gına geldi. Sürekli "bu takımı bu hale ben getirmedim, 1.5 yıl takımın başındayım, yönetim arkamda" masalını anlatıp duruyorsun, "doğum günümü nasıl kimse hatırlamaz, saygı istiyorum" diye alakasız açıklamalar yapıyorsun. A takımda güvenmediğin oyuncular varsa A2'ye bak, kimse gençleri neden oynatıyorsun diye sana kızmaz? Ama Misimoviç gibi sıra dışı bir futbolcuyu kazanamaman tamamen senin suçun.
Tugay'la beraber tüm idmanlarda aktif olarak yer alıyorsun, çift kale maçlarda oynuyorsun, umarım kafanı çarparsın da çarşamba günü kadro hatası yapmazsın!
NOT: Cenk Tosun'u alamadığımız için Adnan Sezgin'i ve yönetimi eleştirenlerin bir daha düşünmesini isterim, bu çocuk bu takımda ve Hagi'nin elinde sizce başarılı olur muydu? Bırakın ülke futbolu büyük bir yetenek kazansın. Hem bırakın 3-5 maçta gösterilen performansı, bir sezon boyunca gösterilen performans bile yeterli değil, değil mi Güiza?
13 Şubat 2011 Pazar
Takım tertibi...
Hagi'nin takım tertibindeki hataları yüzünden bir maçı daha kaybettik. İlk onbirde başlayan 4 oyuncu hatalı yerde oynuyordu:
Cana - Neill (maçtan sonra Cana'nın açıklaması var: "ben daha önce her 2 pozisyonda da görev yaptım ama Neill için durum biraz farklı). Adam kibarca Hagi'ye mesaj veriyor.
Serkan Kurtuluş - Sabri (beğensenizde beğenmesenizde Sabri ülkenin en iyi 2 sağbekinden biridir)
Hakan Balta - Insua (Galatasaray'a geldiği sezon premier ligde 31 maça çıkan Insua Hakan'ı kesemiyor!)
Sabri - Yekta (kadrolarına katmak için çaba sarfettikleri Yekta'yı sıkı bir bonservis bedeliyle alıyorsun ve sakatlık/formsuzluk yokken kesip yerine Sabri'yi oynatıyorsun, Sabri'yi de bitiriyorsun!)
Galatasaray'ın kadrosu ülkenin en iyilerinden. Ara transferlerle belki de en iyisi bile diyebiliriz. Önümüzdeki hafta Buca'yı 10-0 yenersek şaşırmam çünkü gerçekten kaliteli kadromuz var. Fakat bundan sonra tüm maçlarımızı alsak da, kupayı kazansak da değişmeyecek bir fikrim var: Hagi bize biraz küçük geliyor. Yönetim en azından önümüzdeki senenin teknik direktörünü gizlice belirleyip bu takımı izletmeli ve eksikleri belirleyip nokta transferlerle kusursuz takıma hazırlanmalı.
Bu arada Dany Nounkeu'yu bulan kişiyi tebrik ederim.
11 Şubat 2011 Cuma
Basın toplantısı...
Biz taraftarlar Lincoln'ü Schalke'de oynarken beğenmiş ve bizde iş yapar demiştik. Hagi'ye benzetmiş ve beklentileri yüksek tutmuştuk ama olmadı. Lincoln yeteri kadar takımı kurtaramadı! Halbuki iş Lincoln'ün kendisinde bitmiyordu, sağında-solunda-önünde-arkasında oynayan oyuncularla beraber bütünleşirse iş Lincoln'e kalıyor, O'da gereğini yapıyordu. Kadıköy'de FB ile 3-3 berabere kalırken sergilediği futbol nefisti.
Bu sene gelen Misimoviç'te Lincoln'den farklı değil. Taraftarın beklediği 10 numara olmayacağını daha önce özetlemiştim: http://sonvagon.blogspot.com/search/label/Zvjezdan%20Misimovi%C3%A7 Eğer taraftar Hagi gibi bir aday beklemiyorsa ve bugünkü basın toplantısında Hagi affederse! (ki toplantıya 30 dakika kaldı ve böyle bir sonuç bekliyorum) Misimoviç bu takımda iş yapar. Çünkü etrafında Culio - Yekta - Neill - Baros - Arda - Kewell gibi oyuncular olacak. Ve bu oyuncular ile bütünleşirse bu takım ligi ilk 3'te bitirir.
3 Şubat 2011 Perşembe
Büyük futbolcudan hoca olmuyor!
Kuşkusuz bizler için büyük bir şanstı Hagi'nin Galatasaray'a gelmesi, ardından tekrar edilemez başarılarla beraber ülkenin en istikrarlı sonuçlarını alan bir takım ortaya çıkmıştı. Güzel günler çabuk geçermiş, keşke 2-3 yıl daha bizde oynayabilseydi ama zamana kimse karşı koyamıyor, emeklilik günleri ve teknik adamlık kariyeri başladı.
2001 yılında Romanya Milli Takımı'nda başladı ve doğal olarak çok büyük bir kredisi olduğunu düşünüyorduk ama Romanya Federasyonu Bölöni sonrası sadece 4 maç (1 G - 2B - 1M) sonra bir ışık görmemiş olacak ki 6 ay sonra yollarını Macaristan maçı sonrası ayırdı.
2003-2004 sezon başlangıcıyla beraber Bursaspor'da göreve başladı ama istediği ortamın yaratılmadığı gerekçesiyle 12. hafta sonunda (2G - 4B - 6M) istifa etti.
2003-2004 sezonunda Fatih Terim istifa ettiği için boşalan koltuğa 27. haftada oturdu ve bu görevini 2004-2005 sezon sonuna kadar sürdürdü. Bu süreçteki unutulmaz tek anı Ribery'nin solo gösterisiyle bütünleşen 5-1'lik FB galibiyetidir. Zaten teknik adamlık kariyeri boyunca kazandığı tek kupada bundan ibarettir. Bu 2 sezona yayılan performansı ise (28G - 6B - 8M) yavaş yavaş bu işlere alıştığını gösteriyordu ki başarısızlığa tahammül edemeyen camialarda olan çark devreye giriyor ve 2004-2005 sezon sonunda takımın 3. olması sonucunda sözleşmesi uzatılmıyordu. Ligde özellikle Daum'lu FB maçlarında alınan sonuçlar (1G - 1M) iyi gibi gözükse de yaptığı oyuncu değişiklikleri ile (ASY'de Necati'nin golü ile 1-0 öne geçtikten sonra skoru korumak için golü atan oyuncunun yerine Petre'yi sokması) bu konuda yardıma ihtiyaç duyduğunu gösteriyordu.
2005-2006 sezon ortasında herkes Steau Bükreş ile anlaşmasını beklerken bir sürpriz sonucu FC Politehnica Timişoara'nın başına geçti ama buradaki görevi de çok uzun sürmedi ve 5 ay sonra (07.11.2005 - 09.04.2006) ayrıldı.
Ve beklenen buluşma 1 yıl sonra 2007-2008 sezonunda gerçekleşti. Yıldızlaştığı kulübünde sadece 80 gün (01.07.2007 - 20.09.2007) görev alabilen "Giga" ligde hiç mağlup olmadı ama şampiyonlar ligi grubunun ilk maçından (Slavia Prag) sonra (5G - 3B - 1M) buradan da ayrıldı.
Bu sezonun 10.haftasında görevden alınan Rijkaard'ın yerine 2.kez takımın başına geçen Hagi devre arasında tanığı isimleri transfer etti ve ağırlığını Türkiye Kupasına vermeye çalışıyor.
Fakat ısrarla yanlış yerde oynattığı oyuncular yüzünden yine başarılı olamayacağa benziyor. Hakan Balta ve Sabri'den ısrarla orta saha yaratmaya çalışıyor. Hatta bu ısrarı Galatasaray web sitesi editörlerini de etkilemiş olacak ki bugünkü Gaziantep kafilesine Sabri'yi "orta saha" oyuncusu olarak vermişler:
KALE
Ufuk Ceylan (1)
Aykut Erçetin
Robinson Zapata
DEFANS
Serkan Kurtuluş
Lucas Neill (3)
Servet Çetin (4)
Ahmet Kesim
Hakan Balta
Emiliano Insua (5)
ORTA SAHA
Sabri Sarıoğlu (2)
Lorik Cana (9)
Mustafa Sarp
Yekta Kurtuluş (7)
Emre Çolak
Juan Culio (8)
Aydın Yılmaz
Kazım Kazım (6)
Harry Kewell
FORVET
Anıl Dilaver (10)
Milan Baros
Bogdan Stancu (11)
Elinde fena olmayan bir kadro var, sakatların iyileşiyor, milli göreve gidenler geri dönüyor, hala affetme! imkanın varken ısrarla uzak durduğun Misimoviç var ve hala hata üstüne hata yapıyorsun. Hafta sonunda oynanan ve 2-0 kaybettiğimiz Bursa maçındaki başlangıç kadrosu da hatalıydı. Şimdi kalkıp bugünkü maçta elimizde Mustafa Sarp - Ayhan Akman - Barış Özbek'siz bir orta saha imkanı varken bu günü Sabri'yi orta sahada oynatarak bozma! Ve lütfen Galatasaray'ı defansif, korkak, pısırık oynatma! Bırak yenilmeyi fark yiyeceksek bile tekmeye kafa uzatanlarla, gençlerle, bizden olanlarla, heyecan duyanlarla aslanlar gibi (kadro önerimi de yanlarına yazdım) yenilelim!
19 Aralık 2010 Pazar
Hagi ne yapmak istiyor?
Daha önce de söyledim, tekrarlıyorum. Rijkaard'ın gidip Hagi'nin gelmesi sadece FB maçına tesir etmiş olup, takımda/oyunda/futbolcu performansında vb. konularda başka hiç bir artısı olmamıştır. Üstelik Hagi çıkıp Rijkaard'a yönelik "takım iyi çalışmamış" tarzında yanlı basının hoşuna giden demeçler vermeyi uygun görmüş, eskilerde kalan GS kültürüne ters düşmüştür!
Son haftalarda Sabri'yi orta sahada oynatmayı keşfeden Hagi bugünde Balta'yı orta sahada denemiştir. GS deneme takımı değildir. Orta sahada deneyeceksen Musa'yı denemen gerekir. Kiralık olduğu için yok saydığın Insua'yı denemen gerekir. Her ne kadar asist yapmışta olsa Balta oranın adamı değildir ve oynatmadığın adama ayıp etmiş olursun.
Daha önce bir çok kez yazdık, bu sene hedefimiz filan kalmamıştır. Türkiye Kupası hedefimiz filan değildir. Zaten grupların oluşumuna göre 4 takım yarı finallerde karşılaşır; GS - Trabzon - Bursa - FB. Aksi sonuç sürprizdir. Şansı yanında olup 2 maç kazanan da kupayı götürür. İlk Denizli maçında yapması gereken A2 takımından oyuncu denemesini zorunluluktan bu haftaya erteleyen Hagi hatalıdır. Anıl bugün iyi oynamayıp net 2-3 fırsatı harcasa, büyük ihtimalle bu sene sonunda takasta kullanılacak bir oyuncu olurdu!
Galatasaray'ın yeni bir senaryoya ihtiyacı var. Mekan belli; Türk Telekom Arena. Burada yeni başrol oyuncularına ihtiyaç var; Servet'in yerine, Zan'ın yerine, Ayhan'ın yerine, Sarp'ın yerine, hatta Kewell ve Baros'un yerine! Hiç transfere gerek duymadan tamamını A2'den ve neredeyse hiç oynatmadığı Çağıran/Batdal vb. isimlerde bulabilir Hagi, biraz gözünü açarsa!
Son bir notu da antrenmanlar için yazayım. Her idman sonrası yayınlanan fotoğraflarda gerek Hagi gerekse Tugay sürekli oyuncularla beraber idman yaparken görülüyor, buna ne gerek var? Futbolcuya bu şekilde mi yetenek aktarılır? Pozisyon bilgisi bu şekilde mi verilir? Sosyalliği ve/ya motivasyonu bu şekilde arttırabileceklerini mi sanıyorlar? Bence bir kez daha düşünmeliler!
21 Kasım 2010 Pazar
Empati!
Hagi ile yer değiştirelim: "Bu maçtan evvel son 5 maçta sadece 1 kez kazanabilmiş bir takımız. Ayrıca tarihteki en kötü başlangıç pozisyonundayız. Her ne kadar takımı ben kurmamış olsam, sadece bir kaç haftadır ben yönetiyor olsam da geleceğim açısından devre arasına kadar hiç mağlubiyet almadan yürümeli, 2-3 mantıklı transfer yapıp TT Arena'nın atmosferi ve Arda-Baros dönüşleriyle beraber seri galibiyetler alıp önümüzdeki sezonda da görev almalıyım. Belki bu arada ligde iyi bir derece elde eder ve seneye avrupa kupalarında bile yer alabiliriz. Çünkü diğer takımlarda ligi henüz sürklase edemiyorlar. Bu yüzden bu maçta ilk hedefimiz gol yememek olmalı ve hatta araya bir gol sıkıştırabilirsek galibiyetle bile dönebiliriz. Ardından belki BJK galibiyeti bile gelebilir ve biraz havaya girebiliriz" Muhtemelen bu düşünceye yakın bir planı vardı Hagi'nin. Takımı da yine klasik gol yememeye dayalı bir planda oynattı. Sağda Elano, solda güçsüz Kewell ile kaleye gidemedik. Kaleye dikine gidebilecek 2 genç oyuncu Aydın Yılmaz - Emre Çolak yanında oturuyordu. Ayrıca maçtan evvel yazdığım Sabri'nin yeni pozisyonu çok sırıtıyordu. İlaveten haftalardır fena oynamayan Insua yedek başlayıp Kewell'a hiç yardımcı olmayan Hakan Balta tercihi de doğru değildi. Maalesef riske girip 2. yarının hemen başında oyuncu değiştiremedi. Sanki kuralmış gibi 60'lı dakikalardan sonra değişiklikleri yapabildik. Her 2 genç oyuncumuzda (Arif Erdem'in tersine) sonradan oyuna girdiklerinde değilde ilk 11'de başlarlarsa etkili olabiliyorlar. Her ikisinin değişikliği de (Elano-Aydın / Sabri-Emre) pozisyon olarak yanlıştı, tam tersi daha doğru olurdu.
Acaba Hagi'de günün birinde Empati (bizim yerimize) yapar mı? Kazanmak için Batdal'ı daha fazla oynatmayı düşünür mü? Çok koşmalarının dışında yan-geri pas yapmaktan başka bir şey bilmeyen Sarp-Barış tercihlerinden vazgeçer mi? 1 maçta bile olsa Servet'i kesip takıma daha fazla söz geçirebilir mi? Store açılışlarından başka bir aktiviteleri olmayan Çağlar Birinci ve Musa Çağıran gibi oyuncuları en azından yedek soyundurup havaya sokabilir mi?
Bekleyeceğiz...
Galatasaray kafilesi
Resmi sitede her deplasman maçı öncesi kafilede bulunan futbolcuları yazarlar, Kayseri kafilesi şu şekilde oluşmuş:
Aykut Erçetin
Ufuk Ceylan
Lucas Neill
Ali Turan
Çağlar Birinci
Gökhan Zan
Servet Çetin
Emiliano Insua
Hakan Balta
Sabri Sarıoğlu
Musa Çağıran
Barış Özbek
Elano Blumer
Ayhan Akman
Aydın Yılmaz
Juan Pablo Pino
Emre Çolak
Cumhur Yılmaztürk
Harry Kewell
Mehmet Batdal
Zorunluluktan da olsa 3 isimden dolayı çok memnunum: Cumhur - Musa - Çağlar. Belki bu 3 isim bugün hiç dakika alamayacaklar, belki de oynadıkları zaman diliminde başarılı olamayacaklar ama Barış - Sarp - Balta gibi taraftarda bıkkınlık yaratan oyuncuların alternatifi olarak götürülmeleri bile bence bir adımdır.
Umarım Hagi Ali Turan'ı bugün yine sağ bekte, Sabri'yi ortada garip bir yerde oynatmaz.
15 Kasım 2010 Pazartesi
Caktık... Cektik...
Şu FB ne ballı takım, ne güzel bayram süresince takımdaki sorunları konuşacaktık, "Kocaman oyunu okuyamıyor, ne zaman istifa eder, Daum geri gelsin" diyecektik, "Caner iyi adam olsa biz alırdık" diyecektik, "Christian'la bu iş olmaz, Emre'siz orta saha çöküyor, gerekirse Valencia'dan Topal alınmalı" transferini önerecektik, Volkan'ın açıklamaları üzerine "takımda kimin sözü geçiyor, kaptanlar ne iş yapar" diye soracaktık, "genç Semih ilk 11 oynamaz" diyecektik, "Gökhan gitti mi dönmüyor, İngiliz kulüplerinin yeni gözdesi Okan Alkan niye oynamaz" diye soracaktık, yeni süperstar Chealsea'nin yıldızı bomba transfer Stoch "elde patladı" diye dalga geçecektik...caktık...cektik...
Son 2 senemizi zehir eden takımımız bu bayramı da bize zehir etti. Dün taraftar çıldırmış gibiydi, canı nereyi isterse bağırıyordu, aleyhte Polat - Sezgin - Ayhan - Servet - Ali Turan, lehte Keita - Hakan Şükür - Haldun Üstünel... Tekrar etmekte fayda var; başarısız sonuçlarda en az pay Adnan Polat'ın! Faruk Süren zamanında başlayan ve rahmetli Özhan Canaydın zamanında (Fatih Terim'in 2. dönemi) tavan yapan borçlar yüzünden başkan zaten zor günler geçiren Galatasaray'ı ancak bu kadar iyi yönetebilirdi. Yapılamayan tek şey yerli kadroyu yavaş yavaş güncellemekti. Ucuza alınan yerli oyuncular ve az paraya oynayan yerli oyuncuların bütününden ortaya çok çok kötü bir yerli kadrosu ortaya çıktı. Son 2 sezondur alınan yabancılar oldukça kaliteliydi ve iyi paralar harcandı. 08/09'da Anadolu yakası Güiza'ya 14M€ verirken Baros - Meira - Kewell - De Sanctis 10M€'ya mal oldu. Parasızlık o kadar had safhadaydı ki çok önemli Hamburg maçından evvel Meira satılmak zorunda kaldı. 09/10'da Anadolu yakası Topuz+2 brezilyalıya (Baroni- Andre Dos Santos) 21M€ öderken, BJK sadece Tabata'ya 8M€ öderken biz Elano - Keita - Franco - Neill için 16.04M€ ödedik. Fakat başta kaleciler olmak üzere olmadı, tutmadı, dün de çok güvendiğim Ufuk o golü yedi, iyi kaleci o golü yemez. Büyük takım kalecileri takım kötü giderken arada bir inanılmaz işler yapar, dün de Ufuk yapmalıydı ama yapamadı, yine olmadı, yine olmadı...
Maalesef daha önce yazmıştık, Barış Özbek - Gökhan Zan - Serdar Özkan - Mustafa Sarp - Ali Turan - Ayhan Akman - Servet Çetin kadro dışı bırakılmalı, bunlardan fayda gelmez dedik. Dün bu isimlere ilaveler oldu; mesela Harry Kewell gibi. Hagi yeni yapılanmayı bir an evvel başlatmalı. Kendi sahamızdaki Beşiktaş maçında bu futbolcularla alınacak bir mağlubiyette hırçın ASY seyircisi sahaya inmekten çekinmez ve bırakın GS tarihini Türk Futbol Tarihi'ne geçecek olaylar olabilir. Belki de alacağımız ceza yüzünden Arena hiç açılmadan yarım sezon kapanabilir! Bu yüzden Kayseri maçında ilk deneme yapılmalı ve ASY'e derbi kazanılarak veda edilmeli.
Devir sakin olma devri. Ağzımızı bozmayalım, sakin olalım. Hadi aslanım, koçum gibi gazla değil planla - programla davranalım. Bu seneyi kayıp görüp biraz da oynamayan ve A2'deki arkadaşlara bakalım. Şu anda sorumluluk vererek bazı genç oyuncularımızı büyütmeliyiz, Emre Çolak gibi, Aydın Yılmaz gibi, Musa Çağıran gibi, Mehmet Batdal gibi, Çağlar Birinci gibi, Anıl Dilaver gibi, Cumhur - Ahmet - Cem Sultan vb. gibi, seçin beğenin...
Bu arada Denizli maçında farklı oyuncuları sahada görmeyen Hagi'de ilk önemli hatasını yapmıştır.
Etiketler:
A2,
Adnan Polat,
Hagi,
kadro yapısı,
transfer
11 Kasım 2010 Perşembe
Galatasaray Futbol Takımı'nın hedefi nedir?
Dün akşam vasat bir futbol ve Pino'nun yeteneği sayesinde galibiyet geldi. Bugünkü gazetelerin ve blogların çoğunda "kupa ası" - "cimbom kupaya gözünü dikti" - "Hagi kupaya asıldı" - "hedefimiz kupa" konulu bir sürü başlık ve yorumu hayretle okudum! Bunları yazanların bir çoğuda koyu Galatasaray'lı! Nasıl olurda ülke futbol tarihinin tüm güzelliklerinin altında imzası bulunan bir kulübün tek hedefi "kupa" olarak indirgenebilir? Tamam oynanan futbol ve kadro çok iç açıcı değil ama sezonun henüz 1/3'ü geçmişken lig hedefinden bu kadar uzaklaşılır? Kendi sahamızda (lider de olsa) 2.lig ekibini ağırlıyoruz, tam kadro çıkmışız ve zorlanarak galip gelmişiz, kamuoyu sanki kupa gelmiş veya alınmasına garanti gözüyle bakıyorlar! Ve nedense ligi boşlamamız isteniyor!
FB-BJK her zaman rakibimiz ama Trabzon - Bursa - Kayseri - İBB - Karabük - Antalya takımlarını geçebilmek çok mu zor? Ligi 6-10 aralığında bitireceğimizi mi sanıyorsunuz? Bu takım toparlanmayacak mı? Sakatlar dönmeyecek mi? Bir aksilik çıkmazsa 2.yarı maçlarımızı ~50.000 seyirci önünde oynamayacak mıyız? Bu forma bu kadar ucuz değil. Galatasaray devre arası transferinde 2 isabetli iş yapabilirse şampiyonluğun en önemli 3 adayından biri olur. Bugünkü sorunumuz atan-tutan sorunudur. Geçen sene devre arasında yapılan Nonda - Jo/Santos değişikliği tutmadı ama bu sene tutmayacak demek değildir. Kişisel fikrim futbolcu alınmasından yana değil kendi içimizdeki cevherleri çıkartabilmek. Rijkaard'ın altını oyan futbolculardan bir an evvel kurtulmamız ve yerlerine gerçekten bize faydalı olabilecek 2-3 genç oyuncunun monte edilmesiyle başarı çok uzak değil. Daha bu takımda oynamayan Musa Çağıran - Çağlar Birinci - Mehmet Batdal, henüz oynayamayan/istenilen performansı sergileyemeyen Misimoviç - Arda - Baros - Elano - Pino - Kewell göz önünde bulundurulursa bu derenin altından çok sular akar. Yeter ki Hagi'de biraz cesaret olsun, Tugay biraz daha takımla ilgilenebilsin, Sezgin biraz daha organizasyonu üstlenebilsin, yönetim ödemeleri zamanında yapabilsin. Kadromuz gerçekten iyi ve sadece sakat veren kulüp biz değiliz. Sadece elimizdekileri kullanmayı pek beceremiyoruz.
Son sözümde Hagi'ye. Trabzon maçını berabere bitirseydik bence hiç bir şey kazanamayacaktık. Bu takımı (dün olduğu gibi) biraz daha hücum oynatmak gerekir. Batdal'a biraz daha fazla şans vermek gerekir. Ümidimizin devam edebilmesi için seriye ihtiyacımız var ve başlangıç için Manisa çok uygun bir rakip.
29 Ekim 2010 Cuma
Hagi!
Alınan Fenerbahçe beraberliği üzerine medya yavaş yavaş aleyhte kampanyaya başladı. Durup dururken Hagi ile Fatih Terim'i kıyaslayanlar bile oldu, ne gereği varsa!
Burada Hagi'nin üzerine çok büyük görevler düşüyor. Hem futbolcularla iyi ilişki kuracak, hem medyayla başa çıkacak (ilerleyen zamanlarda "hepiniz hırsızsınız" lafı sürekli gündeme gelecek), hem yöneticilerle aynı dili konuşacak ve ara transferde istediği 2-3 pozisyona futbolcu aldıracak, hem de taraftara takımın oynadığı futbolu beğendirecek.
Daha önce yaşadığı teknik direktörlük deneyimlerinden (Romanya - Bursa - Galatasaray - Timişoara - Steau Bükreş, ki Türkiye Kupası haricinde hiç başarısı yok) ders çıkarması, hatalarını görüp törpülemesi, takımda ve teknik kadroda çok iyi bir ahenk yakalaması şart. Bugüne kadar içimizi karartan, 2 adam üst üste geçemeyen Pino'yu ilk 11 oynattığı yeni pozisyonda iyi iş çıkarması, Elano'nun ruhunu okşayarak verim alması, Ayhan - Servet gibi taraftarın son derece mesafeli/tepkili olduğu oyuncuların görevini yapması O'nun şansıdır. Bunu forvette Misimoviç - Batdal - Serdar - Aydın Yılmaz dörtgeninde sürdürürse, defansta Çağlar - Gökhan - Insua, orta sahada Musa Çağıran - Emre Çolak'ta da yapabilirse taraftardan tam puan alacaktır. Yanında da Tugay gibi camianın bir çoğunun sevdiği isim var. O'na da güvenir ve fikirlerine değer verirse iyi bir ikili olur ve uzun yıllar takımın başında kalır. Ayrıca takıma bir abi-menajer de (misal Abdürrahim Albayrak) monte edebilirse puzzle tamamlanmış olur.
Sonuçta bütününe bakılırsa takımın kadrosu hiçte kötü değil! Önemli olan adaletli bir biçimde oynatabilmek. FB maçı ölçü değildir ama Antalya'dan itibaren gerçek sınav başlayacaktır. Eğer devre arasına kadar başarısız olursa, son yıllardaki ASY'deki taraftar topluluğu ile yönetim devre arasında ipini çeker ve Fatih Terim'i yeni stadda takımın başına getirir. Teknik Direktör değişiklikleri ülkemizde çok alışık olduğumuz siyasi darbeler gibidir. Takımda da bir çok düzeni alıp götürür ve yeni yapılanma adına yeni düzenler oluşturulur. Aslında (kusura bakmayın ama) düzülen hep kulüp olur! Mesela bizim altyapıdaki Hollandalı hocamızın (evert Jan Derks) akıbeti ne olacak, bilen var mı?
Bu yüzden Hagi çok çalışmalı ve hepimiz O'na destek olmalıyız.
24 Ekim 2010 Pazar
Fenerbahçelileşmemeliyiz!
Maçtan önce 0-0'a razı olurdu bir çok Galatasaraylı ama oyunu gördükten sonra neden galibiyet gelmedi diye hayıflanıyoruz. Taraftarlarımızın büyük çoğunluğu Rijkaard'çı ve Hagi'ci olarak 2'ye ayrılmış durumda ama unutulmamalı ki Perşembe günü imza atan Hagi'nin 3 gün içerisinde söz sahibi olması çok zor. Bugünkü başarılı oyununun perde arkasında Tugay hocanın imzası olduğu çok açık. Bundan sonra Hagi devreye girdiğinde güzel günler gelecektir.
Bu maçı büyük bir zafer gibi görüp sorunların üzerini kapatmamalıyız. Çok değil daha 7 gün evvel birbirinden kopya 3 gol yiyen, sahada rakip kovalayan, maçtan sonra Rijkaard'a başkaldıran yine bu futbolculardı. Tamam sonuç beklenenin üzerinde, herkes tarihi fark beklerken neredeyse gol pozisyonu vermedik ve 3-4 net pozisyonumuz var. Ama Kadıköy'de 10 yıllık serinin bozulmasına yol açan bu beraberliği olduğundan fazla büyütürsek önümüzdeki hafta Antalya maçından ve sonraki haftalarda alacağımız puan kayıplarından kurtulamayız, daha önce bir çok kez FB'nin yaptığı gibi!
Şimdi sıra Hagi'de, sazı eline almalı ve radikal kararlarla bu takıma önce güven aşılamalı, devre arasına en az puan kaybıyla girmeli, 2-3 ara transferle 2.devre muhteşem stadımızda sonuna kadar zirveyi kovalamalıyız.
1 Kasım'da başlayacak olan "genel satış döneminde" kombinelerin tükenmesi dileğiyle!
En büyük maç!
Beşiktaşlılar kızmasın ama Türkiye'de oynanan en önemli 2 maçtan biri oynanacak bugün; Fenerbahçe - Galatasaray, diğeri de Galatasaray - Fenerbahçe!
Uzun zamandır medya ilk defa "derbi goygoyculuğu" yapamadı maçtan önce. Malum FB'nin uzun zamandır şansınında yardımıyla gelen galibiyet serisi ve medyadaki FB yöneticilerinin ağırlığı özellikle Kadıköy'deki maçlardan önce oluşturulan ve statda devam eden ve hakemi de etkileyen baskı unsuru geçtiğimiz hafta yaşatılamadı. Bunun en büyük sebebi yönetimin Rijkaard'ı göndermesidir. Bugünkü tabloya bakacak olursak sanki bilinçli yapılmak istenilse ancak bu kadar ustaca yapılırdı (2 hafta evvel Adnan Polat'ın yaptığı "Kadıköy'e kesinlikle Rijkaard'la çıkacağız" sözünü bu kadar çabuk yemesi de ayrı bir konu). Rijkaard-Hagi değişikliğini bu maçı kazanmak adına yaptılarsa o gün GS'nin bittiği gündür. Çünkü yıllardır GS maçlarını hedef gören FB'nin bu kadar imkana rağmen şampiyonlukta 17-17 beraber olması, TK'nı 30 yıla yakındır alamaması, Avrupa'da neredeyse hiç bir olumlu sonuç alamaması ve belki de en önemlisi son 20 yıldır Milli Takım iskeletinin FB'li futbolculardan oluşamaması gibi kronik başarısızlıkları getirmiştir.
Görevinin 3.gününde olası bir mağlubiyetle başlayacak olan Hagi'nin bu kadar erken yıpratılmaması gerekirdi, bugünkü maça Tugay'la çıkılabilirdi ve Tugay A2'ye geri dönebilirdi. Umarım bu maçın sonucu çok ağır olmaz ve Hagi çok erken yıpratılmaya başlanmaz. Büyük ustadan bir ricam var, 2.kez geldiği görevde başarılı olmak istiyorsa bugünkü maçtan sonra eline kalemi almalı ve çok cesurca bazı isimlerin üstünü çizmeli, "acırsan, acınacak durumlara düşersin". Çünkü bu görev bir çok kişinin hayali ve GS bu şansı büyük ihtimalle sana bir daha vermez.
Maça 9 saatten az kala GS'lı futbolcuların tansiyonu son 5-6 yıldır ilk defa bu kadar düşüktür. Çünkü neredeyse ilk defa favori değiller ve içinde bulundukları kaosa yakın ortam "kaybedersek tek suçlusu biz değiliz" modundalar. Çünkü Rijkaard iyi çalıştırmıyor ve iyi taktik veremiyordu, yönetim "hatasını" geç de olsa anladı ve takımın başına gerçek bir "teknik direktör" getirildi. Bugünkü alınacak mağlubiyetde futbolcular ancak 3.sırada suçlanabilirdi!
Son olarak bugünkü maça GS'nin aşağıdaki tertiple çıkacağını düşünüyorum:
Aykut
Sabri - Neill - Servet - Insua
Mustafa - Cana
Pino - Misimoviç - Elano
Mehmet
Bundan 18 gün önce yazdığım bir yazıda Baros'un yerine Mehmet Batdal'ın oynaması gerektiğini yazmıştım. Bugün istemeyeceğim bir sebeple de olsa bu ihtimal gerçekleşiyor ve bu maç için ilk defa umutlanmama yol açıyor. Ayrıca küskün Cana ve Elano için yeni bir sayfa açma ihtimali de doğuyor. İsmi ne olursa olsun GS'de oynayamamış bir oyuncunun Avrupa'ya gidip başarılı olma şansları yok. Bunu Jo ve Dos Santos'da görüyoruz ve görmeye devam edeceğiz. Bu yüzden özellikle yabancı oyuncularımız için bugünkü maç büyük fırsat. Yerliler ise istediklerini elde ettiler ve Rijkaard'ı gönderdiler. Özellikle Servet -Ayhan - Balta - Sarp etrafında kilitlenecek olan oyuncular bugün "üstün performans" gösterebilirler. Ama sonuç ne olursa olsun devre arasında bu takımdan gönderilmemelerini sağlamamalı. Yine belirtiyorum, bugün tek ümidim Batdal'ın göstereceği performans olacak. Belki de bugün ülkemizde gerçek bir futbol starının doğuşuna tanık olabiliriz.
Son söz taraftara; bugünkü maçı kaybetmek zaten "olağan" ama kazanmak dünyanın sonu değil. Olası galibiyette sevinci abartmamak gerekir. Çünkü hedefimiz her yıl düzenli olarak Şampiyonlar Ligi'ne katılan bir takım görebilmek ise bugünkü taraftar profilimizin biraz daha üzerine çıkmalıyız. Bunu başarmak taraftarın inanmasından ve eylemlerinden (fiziksel değil, önce düşünsel sonra her maçta yanında olmak ile) geçiyor.
21 Ekim 2010 Perşembe
Gitmesi gerekenler mi gitti?
Daha önce hiç bu kadar üzüldüğümü hatırlamıyorum, bir teknik direktörün ardından. Sen gerçekten farklıydın Frank Rijkaard. Her ne kadar sözlerin tam çevrilmese de "açık sözlü" ve merttin. Sözünü esirgemedin, kısaca "kafası çalışan futbolcu" istediğini belirtiyordun ama sen her konuşmanda "Onlar" altını oyuyorlardı. Senin paraya - pula - şöhrete - üne ihtiyacın yoktu, belki de tek istediğin biz taraftarlar gibi sistemi oturmuş bir takımla "iyi futbol" ve yanında gelirse "iyi sonuçtu". Ama olmadı, bu futbolcularla buraya kadarmış. Yukarıdaki fotoğraf geçen sezondan, Diyarbakır maçından. Seni o zamanda korumak istemişiz ve başarmışız "Onlardan". Ama bu sene arkanda duramadık, giderek düşen ASY taraftar profili yüzünden senin de aleyhinde bağırdık ve istikrarsızlık isteyenlerin ekmeğine yağ sürdük. Bu sezon "Onlar" kazandı, kimbilir devre arasında da "biz" kazanırız...
Sen zaten buralardan hiç ayrılmamıştın ki!
Bize düşen şimdilik hüsran ama küsmek yok, yürüyedur Aslanım!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


































