19 Mayıs 2020 Salı

Voleybol virüsü yenebilir miydi?


Covid-19 veya Corona virüs denilen illet sebebiyle Türk Voleybolu ve hatta Türk Sporu büyük treni kaçırdı bana göre, popülizm kolayımıza geldi!

Bunu bir örnekle, Vestel Venüs Sultanlar Ligi incelemesiyle anlatacağım. Lig 12 takımdan oluşuyor, bir takım ligin normal süresinde toplam 22 maça çıkıyor. Ardından 1-8 sırasındaki takımlar birbirleriyle eşleşip çeyrek final / yarı final / final etabıyla şampiyonu belirliyorlar. Aynı mantıkla ligin sıralaması yani 3. 5. ve 7. belirleniyor.


Bu senenin 22.maçı yani ligin son haftasını 16 Mart’ta Kameroğlu Beylikdüzü Voleybol İhtisas ile Galatasaray HDI Sigorta oynamışlardı, yani lig tamamlanmış idi ve artık play-off serisine geçilecekti. Fakat Mehmet Akif Üstündağ başkanlığındaki Türkiye Voleybol Federasyonu 11 Mayıs tarihinde işin kolaycılığına kaçıp tüm ligleri iptal etti! Bana göre kapalı salonda oynanması nedeniyle biraz çabayla voleybolun hayatı normal akışında seyredebilirdi.


Ligin sıralamasına göre eşleşmeler şöyle olmuştu:
Eczacıbaşı Vitra (1) – Kameroğlu Beylikdüzü Voleybol İhtisas (8)
Vakıfbank (2) – Nilüfer Belediyesi (7)
Fenerbahçe Opet (3) – Türk Hava Yolları (6)
Galatasaray HDI Sigorta (4) – Beşiktaş (5)

Çeyrek final maçlarında 2’yi yapan tur atlar ama tüm maçların uzadığını düşünelim, toplam 12 maç oynanmalıydı. Yarı finaldeki mantık da aynı şekilde işliyordu, 4 takım en fazla 6 maç oynayacaktı. Final maçlarında ise 3’e ulaşan şampiyon olduğu için en fazla 5 maça ihtiyaç duyulacaktı. 3.yü belirlemek için en fazla 3 maça gerek olacaktı. Yani ligin ilk 4 sırasını belirlemek için en fazla 26 maç oynanmalıydı (geçen sezon oynanan maç sayısı 20 olmuştu).


Peki federasyon bu maçları hangi düzende oynatabilirdi? Karantina mantığında disiplinli ve sağlık açısından kontrollü düzen mümkün müydü? İnsanlar eve hapsolmuşken maç oynatmak delilik miydi? Bence değildi! Bugün geldiğimiz noktada kuaför / berber bile açıldığına göre teması daha az olan voleybol sporu pekala organize edilebilirdi, kısaca özetleyelim:


Maçların tamamı Burhan Felek Spor Kompleksi’nde yer alan TVF 50.Yıl Voleybol Salonu’nda oynanırdı, tabii ki antremanlarda aynı yerde yapılırdı. Çeyrek finalde günde 4 maç organize edilirdi. Federasyon yetkilileri ile maçlarda yer alacak görevlilere ilaveten hakemler, gazeteciler, TV spikerleri ve yorumcular salonun yanında bulunan 60 odalı Volley Hotel’de konaklayabilirdi. Yer yetmez ise aynı kompleks içinde yer alan 68 odalı Burhan Felek Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Merkezi kullanılırdı. Bu süre boyunca 8 takım için yakındaki 4 otel; Doubletree by Hilton Moda İstanbul – Ramada İstanbul Asia Luxury Hotel – Mercure İstanbul Altunizade – ByOtell Hotel İstanbul bu iş için ayrılabilirdi, her otelde 2 takım kalır, sırasıyla antrenmana ve maçlara gidip gelebilirlerdi, 4 hafta boyunca hayatları salon – otel arasında geçmesi dışında bir sıkıntı olmazdı.


İlk maçı 1 Haziran’da oynatsalar ve her 2 maç arasında 2 gün dinlenme / antrenman boşluğu bırakılsaydı son maçın tarihi 1 Temmuz olurdu. Bütün maçlar TRTSpor aracılığı ile yayınlanır insanlar evde vakit geçirirken canlı spor müsabakası izleyebilir, çocuklarımız spora biraz daha meyillenebilir ve kazanan gerçekten Türk Sporu olurdu. Aynı mantıkta erkekler ligi de oynanabilir ve dünyaya örnek olabilirdik.

27 Ocak 2020 Pazartesi

22. Şampiyonluğun Kısa Hikayesi...


Geç oldu ama kayıtlarda bulunsun. Bizim için çok anlamlı bir günde oynadık Başakşehir maçını, 19 Mayıs 2019 ve şampiyonluğumuzu ilan ettik, bizden mutlusu olamazdı o gün.


Atatürk ve Galatasaray yan yana geldiğinde olmaz diye bir şey yoktur, o günde öyleydi, maçın 10.dakikasında Elia'nın ortasına kafa vuran Bajiç ile mağlup duruma düşmüştük, ilk yarı çok da iyi oynamamıştık. Fakat 2.devre Fatihin Aslanları akın akın rakip kaleye gitmeye başladı. Hele Feghouli'nin şapka çıkarılacak golü tarihe geçmişti bile. Sonra Belhanda attı ama ofsayt sebebiyle sayılmadı, Onyekuru attı ama yine ofsayt sebebiyle sayılmadı. Ardından Onyekuru bir kez daha attı ve artık öne geçmiştik. Kalan dakikaları oynamayı bilen takım şampiyon olmayı başardı. 30 golle bir sezonda en çok gol atan yabancı oyuncu olan Diagne gol kralı oldu. Ayrıca U14, U17, U19 ve U21'de de şampiyon olup geleceği garanti altına almaya çalıştı.

 

Sezon sonunda çıkan çift emojili #FenerAğlama t-shirt'ü oldukça sevildi.

Kutlamalarda Hasan Şaş'ın "sen bu işin sonunu düşünmedin mi?" şarkısı Khalkedon'a gönderme olarak düşünülürken Fatih Terim sahneye çıktığında ortalık bayram alanına döndü, görülmeye değerdi.

23 Mayıs 2019 Perşembe

Türkiye Kupası Galatasarayın...



Değişen fikstürü ile bir kupa geride kaldı. Karaman Belediye adına Hakan Bahran’ın ilk golü attığı organizasyona toplam 166 takım katıldı. İlk turlar alt liglerden ilginç isimli takımların katılımı ile tek maçlı eleminasyon sistemine göre oynandı. Kollanan büyüklerin beşinci turdan itibaren katılması ile ilgi artmaya başladı. Beşiktaş geçen yıldan cezalı olduğu için katılmadı. Ligde şampiyonluk peşinde koştuğu için özellikle Hatay deplasmanına garip kadro ile çıkan Başakşehir’in 1 tur geçip son 16’da 2.lig ekibine elenmesi, yepyeni yönetim ve kadroyla kupa kovalayan Fenerbahçe’nin de 1 tur geçip son 16’da 2.lig ekibine elenmesi ile çeyrek final ilk maçlarına çıkıldı.

Trabzonspor – Ümraniye: 0-0
Yeni Malatya – Göztepe: 1-0
Galatasaray – Hatayspor: 2-0
Akhisar Belediye – Kasımpaşa: 3-1

Özellikle Ümraniye’nin Trabzon deplasmanından golsüz beraberlik çıkarması en büyük sürpriz oldu, kupa takımı Akhisar evinde iyi sonuç elde ederek 2.maçlara çıkıldı.



Ümraniye - Trabzonspor: 3-1
Göztepe - Yeni Malatya: 3-5 (p)
Hatayspor - Galatasaray: 4-2
Kasımpaşa - Akhisar Belediye: 1-2

Göztepe’nin 1-0 kazanması ile uzatmadan da sonuç çıkmayınca penaltılarla Yeni Malatya turu geçti. Akhisar deplasmanda da kazandı. Ümraniye FB’den sonra Trabzonspor’u da geçmeyi bildi. Laubali kadrosuyla deplasmanda Hatayspor’a 4-2 mağlup olan GS turu averajla geçebildi.



Galatasaray – Yeni Malatya: 0-0
Ümraniye – Akhisar Belediye: 0-1

Ligdeki sıkışık fikstüre denk gelen maçta tam kadro ile çıkılması, golsüz berabere kalınması ve Luyindama’nın kırmızı kart görmesi herkesi rövanş için endişelendirdi. Ümraniye deplasmanından galibiyet çıkaran Akhisar avantajı ele geçirdi.



Yeni Malatya - Galatasaray: 2-5
Akhisar Belediye - Ümraniye: 1-0

Marcao’nun sakatlanıp çıktığı maçı güzel oyun ve farklı kazanan GS güven verdi, tabii maçın başında bulunan gol büyük fark yarattı. Akhisar yine tek farklı kazanıp kendini finale attı.



Akhisar Belediye – Galatasaray: 1-3



15 Mayıs Çarşamba günü Sivas’ta oynanan maçın ilk yarısı antrenman ayarında geçti. Nihayet 2.yarıda Akhisar Elvis Manu’nun klasikleştirdiği GS golü ile öne geçti ve sonrasında sarı kırmızılılar hareketlenmeye başladı. 80’de Sinan Gümüş ile penaltıdan beraberliği sağladıktan sonra 88’de Feghouli ve 90+4’te Diagne ile kupaya uzandı.



23.finalinde 18.kez kupayı kazanmak rüya gibi, Fatih Terim'in hatırlattığı tezahürat ile bitirelim: Kupalara Layıksın Sen Şanlı Galatasaray

13 Mayıs 2019 Pazartesi

Geçmiş olsun Emre Akbaba...


Henüz 26 yaşında ve her iki maçın birinde gole etki eden ülkenin en iyi orta saha oyuncularından olan Emre'nin aynı sezonda 2 ağır sakatlık yaşaması büyük şanssızlık. Özellikle Milli Takım için büyük katkı vereceği döneme girmişti, Fransa ve İzlanda maçlarında çok etkin olabilirdi, kısmet değilmiş, nasıl olsa yerine birisi çıkar diyelim. Tahmini dönüş süresinin 1 yılı bulacağı konuşuluyor, bence 2019-2020 sezonunun ikinci yarısına yetişebilir, tekrar geçmiş olsun.

19 Eylül 2018 Çarşamba

“Hayalim dünya kadar büyük”


Taraftar çok formda ve hatırı sayılı performans gösterdi, Fatih Terim maç öncesi ne düşündüyse uygulayabildi, futbolcular seviyenin karşılığını verdi, Lokomotif Moskova ürkekliği atınca tehlikeli oldu, hesaba 2.7M€ geldi, bilet ve GSStore geliri 10MTL ile kasa rahatladı.


Dün gecenin kısa bir özetini bu şekilde yapsak yanlış olmaz. Kısa bir aradan sonra Avrupa arenasında boy göstermeyi herkes özlemiş. Taraftar zaman zaman izleyiciye dönüşse de görevini net şekilde yapmıştır. 43.542 kayıtlı seyirci sayısını artık 50.000 sınırına çekmeliyiz, bence hala beleş giriş yapanlar var gibi!


Fatih Terim ve Hasan Şaş - Ümit Davala - Levent Şahin üçlüsünden oluşan kenar yönetim maç öncesi ne düşündüyse (20-50 arası hariç) çıktığını düşünüyorum. "Hayalim dünya kadar büyük" diyen İmparator için ustalık döneminden bir kesit izledik diyebiliriz. Sadece satışı için vitrinde kalması gereken Younes Belhanda'nın oyunda bu kadar kalması hataydı ama sebebi gerçekçiydi.


Gary Rodrigues dün gecenin baş kahramanlarından biriydi, içeri kat ederek yaptığı vuruş kendi stilinin parçası olma yolunda. Ryan Donk hocanın ellerinde bambaşka kimliklere bürünüyor, dün gece stoper görevi biçilmişti. Fernando Muslera artık rakiplerimizi kıskandıracak seviyeye ulaştı. Serdar Aziz bölgesinde son sözü söyleyendi. Eren Derdiyok o 24 metreyi sanırım hiç unutmayacak, bizler de. Martin Linnes ete bürünmüş robot gibi, programcısını hiç yanıltmıyor. Birisi rakipte büyük miktarda "çiğ et" stoğu olduğunu söylemiş Badou Ndiaye'ye, deli gibi saldırıyordu. Fernando Reges kalitesini sahaya yansıtabildi ama sarı kartından hoşlanmadım. Emre Akbaba biraz heyecanlı ve güçsüz olsa da gollerin tamamında vardı ve ancak faulle durdurabildiler. Yuto Nagatomo böyle devam ederse bir kaç Japon daha transfer ederiz gibi duruyor.


Tarihimizin en net sonuçlarından birini aldık. İddianın devamı için 3 Ekim Çarşamba gecesi Porto maçına şimdiden hazırlanmalıyız; yürüyedur.




5 Haziran 2018 Salı

Burada kalmıştık...



En fazla şampiyonluk yaşayan takım konumundaki Galatasaray 21. kez mutlu sona ulaştı ve arkadakilerle farkı biraz daha açtı. Hiç kuşkusuz ligin en iyi top oynayan ve en heyecan verici takımı oldular. Lige Dursun Özbek başkanlığında ve Igor Tudor yönetiminde fırtına gibi giriş yapan ardından önce Fatih Terim ve Mustafa Cengiz ile son bulan değişim takıma olumlu katkı yaptı ve sürpriz yaşanmadı.

Fatih Terim evine geri döndüğünde sonradan Türkiye’nin en çok etkileşim yapan tweet’ini gönderdiğini öğrenecektik. Her yaptığı olay olan ülkenin en iyi teknik adamının bu yönüyle de tarihe geçmesi enteresan oldu.


Futbolcuların Aslantepe’de farklı oynadıkları kesin, deplasmanda ise heyecanı sağlamaya çalışan görevliler sayesinde üst üste gelen mağlubiyetler güvensizlik yarattı ama son haftalarda hataya mahal vermediler. Bafetimbi Gomis attığı 29 golle hem gol kralı hem en fazla gol atan yabancı futbolcu hem de en fazla kral çıkartan kulüp Galatasaray oldu, bir futbolcu ligi ancak bu kadar domine edebilirdi! Fernando Muslera teknik heyet değişikliğinden sonra Taffarel ile çalışmaya başladı ve başarıda önemli pay sahibi oldu. Garry Rodrigues bir açıldı pir açıldı, geçen seneki Bruma’yı neredeyse aratmadı ve benzer bir transfer yapmasına kesin gözüyle bakıyorum. Sinan Gümüş şapkadan çıkarttığı 2 mucize golle hepimizle tekrar barıştı. Sofiane Feghouli ilk maçında attığı olağanüstü golle şampiyonluğun habercisi gibiydi. Younes Belhanda Sneijder sonrası geldiği için işi çok zordu, gösterişsiz oynadı ama bence faydalıydı. Maicon Rogue ligi başladığı gibi bitiremedi ama ilk yarıda yaptığı katkı çok iyiydi. Serdar Aziz şampiyonlukta gizli kahraman olarak gözüktü. Takımda en beğendiğim isim Fernando Reges ise kendine yakıştırılan “general” lakabının karşılığını çok iyi verdi, ben bu topraklarda bu kadar iyisini görmedim! Mariano Filho belki bizleri en rahatlatan oyuncu oldu, yıllarca servet döktüğümüz bölgeye yaptığı katkı ve formu ile Martin Linnes’i hep hazır tutması harika sonuç verdi. Ryan Donk kulüpte görevinin top oynamak olduğunu hatırladı ve biraz olsun borcunu ödedi. Jason Denayer bana göre son haftalarda en iyi formunu sergiledi, bunun üzerine çıkacağını sanmam! Yuto Nagatomo ise kısa sürede büyük işlere imza attı ve herkesi kendisine hayran bıraktı.  Tolga Ciğerci, Selçuk İnan, Eren Derdiyok, Yasin Öztekin, Ahmet Çalık ara ara yaptıkları katkılar ile 21’de söz sahibi oldular.


Hakemler diğer zirve takımlarının puanlarına katkı yaparken bizim iç sahada tulum çıkartmamıza maalesef müsaade etmediler. Özellikle deplasman maçlarında yaşadığımız sorunların baş aktörleri oldular.

Son söz büyük taraftara! Ultraslan’ı eleştirdiğim günler oldu ama bu sene yaptıkları açıklamalar ve verdikleri destekle kulübe resmen el koydular, kupanın bir kulpu futbolcular ve teknik heyette ise diğer kulp kesinlikle taraftarda idi. Gerek ortalama seyirci sayısında (40.778) gerekse kombine satışında (28.896) zirveyi bırakmadılar.


Seneye yine evimizdeyiz yani Şampiyonlar Ligi, bütçe kısıtlaması ile işimiz zor ama umutsuz yaşanmıyor!

2 Ocak 2018 Salı

En büyük 30 kulüp...


Ceux sont les meilleures équipes 
Sie sind die allerbesten Mannschaften
The Main Event!
Tony Britten idaresindeki Kraliyet Filarmoni Orkestrası icrası olan bu eser çalmaya başladığında sanırım etkilenmeyeniz yoktur! Ama Şampiyonlar Ligi günümüzdeki formata gelene kadar bir çok değişime uğradı. Hatta 1992-93 öncesi bambaşka bir sistem vardı: Şampiyon Kulüpler Kupası! Benim gönlüm hala o formattadır.

Şampiyon Kulüpler Kupası ve Şampiyonlar Ligi tarihinin en iyi 30 takımı yayınlandı. Yeniyetmeler bazı takımları görünce şaşırabilir, mesela ilk 10'da neden 2 Portekiz takımı hatta Dinamo Kiev - Celtic - Anderlecht - Glasgow Rangers - PSV - Steau Bükreş - Sparta Prag - Kızılyıldız - Rosenborg yer almakta? Tabii ki adil bir şekilde oynanan ilk etap yani Şampiyon Kulüpler Kupası sayesinde. 

Muhtemelen 10 sene sonra bu liste yavaş yavaş değişmeye başlar, özellikle para sahibi İngiliz - İspanyol ve Alman takımları kaplamaya başlar.

6 Kasım 2017 Pazartesi

Terör suçuna girer mi?

U17 maçında yapılan bu faulün terör suçuna alınması tartışılıyor, ya sizce?


18 Ağustos 2017 Cuma

Hem Serinleyin, Hem de Enerji Tasarrufu Yapın

Eğer bu sıcak havalarda vantilatör ile serinlemeye çalışıyorsanız baştan söyleyeyim: Boşuna uğraşıyorsunuz. Sıcak havayı bir noktadan diğerine taşımak, serinlemenizi sağlamıyor ve vantilatörler de tam olarak bu şekilde çalışıyor. Gelin gerçekçi olalım: Hava sıcaklığının zaman zaman 40 dereceyi aştığı bu aylarda, serinlemek için klima dışında bir seçeneğiniz yok. Ancak klima satın almak o kadar kolay bir iş değil: Hem enerji tasarruflu, hem uzun ömürlü ve hem de yaygın bir servis ağına sahip olmalı. Servis ağı özellikle önemli, yoksa hem montaj, hem de bakım için epey bir beklemek zorunda kalıyorsunuz! Piyasadaki klima modellerine bakın: Tüm bu özelliklere sahip olanların sayısının çok az olduğunu, onların da fiyatlarının neredeyse bir servet düzeyine yaklaştığını göreceksiniz. Neyse ki Uğur Soğutma’ya ait UIS 18 klima modeli, her bakımdan mükemmel bir seçenek olmayı başarıyor.

UIS 18’in bu denli iyi bir seçenek olmasının ilk nedeni, enerji tasarrufu. Hem A++ enerji sınıfına giren ve hem de inverter teknolojisini kullanan klima modellerinin sayısı oldukça azdır. UIS 18 ise, bu teknolojileri bütçeyi zorlamayacak fiyatlar ile sunuyor. Inverter teknolojisi sadece enerji tasarrufu değil, kullanım ömrünü de uzatıyor. Zira klima kompresörü, bu sayede yalnızca gerektiği zaman çalışıyor. Yenilikçi teknolojilerin kullanılması sayesinde, UIS 18 bekleme modundayken yalnızca 1W elektrik harcıyor. Bu inanılmaz bir oran, zira neredeyse %80 oranında bir enerji tasarrufu yaptığınız anlamına geliyor.

Yenilikçi teknolojiler sadece inverter sistemi ile sınırlı değil: Akıllı soğuk hava üfleme özelliği, ortam sıcaklığını yavaş ve doğal bir şekilde istenen dereceye getiriyor. Follow Me özelliği, kumandanın bulunduğu bölgeye göre ısıtma ve soğutma yapabilmesin sağlıyor. İyonizer ve bio-filtre özellikleri sayesinde de, sadece serin değil, temiz bir havaya sahip olabiliyorsunuz. Elektrik kesintilerini de dert etmeyin: UIS 18, enerji geldiğinde otomatik yeniden başlama özelliği sayesinde size iş düşmeden her şeyi otomatik olarak hallediyor. Farklı BTU seçenekleri mevcut olduğu için, size en uygun olan modeli Uğur Soğutma yetkili servisleri aracılığı ile tespit etmenizi tavsiye ederim. Daha sonra, https://satis.ugur.com.tr adresinden uygun fiyatlar ve 12 taksit avantajıyla siparişinizi hemen verebilirsiniz.

                                     

Bir boomads advertorial içeriğidir.

15 Ağustos 2017 Salı

Avrupa Eliti 2017...


KPMG şirketinin yaptığı Futbol Kulüpleri Değerlendirme Raporu’na göre en değerli 32 takım listelendi. Ülkelere göre dağılıma bakarsak İngiltere 8, İspanya ve İtalya 6, Almanya – Fransa – Türkiye 3, Hollanda 2 ve Portekiz 1 kulüple yer buldu, sıralama şöyle:


3 milyar € barajını aşan tek kulüp Manchester United oldu. İlk 10’da 6 İngiliz, 2 İspanyol, 1 Alman ve 1 İtalyan sıralandı. Premier League yayın gelirlerinin yüksekliği böyle devam ettiği sürece liste pek değişmeyecek gibi. Bir de şanssızlar var tabii, misal Tottenham başka bir ligde olsaydı muhtemelen kupa sayısında çok ciddi bir artış olurdu, milenyumdan sonra kazandığı kupa sayısı sadece 1.

32 kulüp içinde topraklarımızdan 3 ismi görebiliyoruz; Galatasaray Fenerbahçe ve bu yıl listeye girebilen Beşiktaş. GS ve FB daha önce çok kez yer alırken stadını tamamlayan BJK ilk kez yer aldı.

Şirket kulüpleri 5 ana noktada değerlendiriyor. Bu noktalar incelendikten sonra kulüplerin yaklaşık değerleri belirleniyor ve 32 takım listeleniyor. 2014-15 ve 2015-16 sezonlarının bilgileriyle oluşturulan değerlendirmede kulüplerin 1 Ocak 2017 tarihindeki durumları göz önünde bulunduruldu.
-       Karlılık: Son iki yılın personel gider ve gelirleri inceleniyor. Teknik ekip ve futbolcuların maaşları takip ediliyor. Finansal Fair Play sebebiyle özellikle bu sezon (2016-17) başında ciddi bir kemer sıkma politikasına giden Galatasaray bu artısıyla bir adım öne çıkıyor.
-       Popülerite: Kulüplerin sosyal medya siteleri facebook, instagram, twitter gibi platformlardaki takipçileri göz önünde bulunduruluyor.
-       Potansiyel: Kulüpte top koşturan futbolcuların değerleri. (Transfermarkt üzerinden bonservis bedelleri tespit ediliyor)
-       Yayın hakları: Takımların karşılaşmalarının televizyon yayınlarından elde ettiği ücret.
-       Stadyum: Kulüplerin stadyum sahipliği ve stadyumundan elde ettiği ek gelirler.

İlk 15'in içinde yer almaya başladığımızda Avrupa'dan kupa getirme konusunu tekrar konuşabiliriz.