pankart etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pankart etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Mayıs 2014 Çarşamba
"Soma Kömür Diyarından sevgilerle..."
Yıllar boyu Ali Sami Yen Stadında yeni açık tribünlerinde yer aldı bu pankart, arada bir kapalıya geçerlerdi ama asıl yerleri yeni açıktı... Eminim ki benim yaşımda olan taraftarlar çok iyi hatırlar, futbolcular ve yöneticilerde...
Maalesef dün kötü bir haber aldık, şu saatlerde kaybımız 201 kişi idi, hayatını kaybedenlere rahmet, geride kalanlara sabır diliyorum... Şimdi Soma Kömür Diyarının bize ihtiyacı var, başta Ultraslan olmak üzere herkes maddi / manevi destek olmalı...
Ve bir temennim var; gerek Soma gerekse Zonguldak vb. madenlerin iyileştirilmesi devlet büyüklerimizin boynunun borcudur!
12 Aralık 2012 Çarşamba
Pınar Karşıyaka - Galatasaray Medical Park maçına dair...
Galatasaray Basketbol Şubesi Koordinatörü Murat Özyer az evvel bir basın açıklaması gönderdi, tam metin aşağıdadır:
Pınar Karşıyaka - Galatasaray Medical Park basketbol maçının eski Roma’daki bir Arena’da değil, dünyanın en medeni şehirlerinden İzmir’deki bir basketbol salonunda oynandığının Türkiye Basketbol Federasyonu'nun alacağı en üst düzey disiplin kararlarıyla tüm spor kamuoyuna ispat edileceği inancında olduğumu söyleyerek sözlerime başlamak istiyorum.
8 Aralık
2012 günü İzmir'de oynanan Pınar Karşıyaka - Galatasaray Medical Park BEKO
Basketbol Ligi müsabakasının ise, sporun ruhuna ve basketbolun asaletine
tamamen aykırı bir şiddet ortamında oynandığı tüm basketbolseverlerin ve
Türkiye Basketbol Federasyonu'nun malumudur.
Üzülerek
belirtmeliyim ki, Karşıyaka taraftarının sahaya fiili müdahalesi maç öncesinde
başlamış ve Galatasaraylı teknik kadro ve oyuncular alenen hedef alınmıştır.
Ölümcül şiddet çağrısı içeren devasa çirkin pankart, maçın geç başlamasına yol
açacak ölçüde parkeye isabet eden yabancı maddeler, sahaya atılan onlarca
patlayıcı - yanıcı madde, protokol tribününde dahi camların kırılmasına sebep
olan tribün terörü, salonda bulunan tüm TBF yetkilileri ve hakemlerimizin
şahitliğinde sabittir.
8 Aralık
2012 tarihindeki maçta kan dökmeye övgü sayılabilecek, aleni tahriki ve nefret
mesajını taşıyan devasa pankart maç boyunca saha içi tribününde 3 kere açılıp,
daha önce salona kurulmuş ip düzeneği ile yukarı kaldırılmıştır.
Oysa
hafızamızı yokladığımızda, başka örneklerde farklı tedbirler alındığını
görmekteyiz.
25 Nisan
2011 tarihinde Abdi İpekçi Spor Salonunda oynanan Galatasaray Medical Park –
Beşiktaş Beko basketbol ligi maçında en üst tribüne koyulan “steps " içerikli pankart ise
derhal toplatılmıştır.
Türkiye
BEKO Basketbol Ligi'nin giderek Avrupa'nın en gözde spor organizasyonlarından
biri haline gelmesi rastlantı olmadığına göre; sporun ruhuna ve saygın
rekabetin gereklerine uygun bir ortam olmaksızın bu trendin tersine döneceğini
de herkes bilmeli ve yeniden hatırlamalıdır.
8 Aralık
2012 tarihini Türk basketbolu adına çok talihsiz bir gündür ancak şiddet
çağrılarının ve organize tribün terörünün devamı talihsizlik değil basketbolun
felaketi sayılmalıdır.
Türk
basketbolunu küçültmeye ve rekabeti holiganizm ile boğmaya yönelik her
girişimin sebebi ve sorumlusu, görevini ihmal eden ve bu çirkinliği görmezden
gelenler olacaktır.
Türkiye
Basketbol Federasyonu’nun bu olaylara yönelik alacağı disiplin kararlarının bir
dönüm noktası olması için cesurca alınmalıdır. Hakemlerinin, teknik
komiserlerinin ve diğer tüm basketbol unsurlarının işlerini en iyi yapacakları
ortamı “her şehirde “ ve “ her salonda “ sağlamalıdırlar.
Spor
kamuoyunun ve Türkiye Basketbol Federasyonu'nun üzerine düşeni en iyi şekilde
yapacağına olan inancımı yenilerken; adalet duygusunun zedelenmemesi, bu ve
buna benzer vahim olayların tekrar etmemesi için herkesi sorumlu davranmaya
davet ediyorum.
Benim yorumum; üst üste gelen 2 olayın bir tarafında Galatasaray'ın olması tesadüfün ötesine geçebilir. Tribün liderlerinin bazen haberleştiğini biliyoruz, umarım organize edilmemiştir. Çünkü sportif anlamda başarılı Galatasaray bir çok kesimi rahatsız ediyor!
6 Şubat 2011 Pazar
Futbolcuların dirilişi!
Hagi'nin kadro hataları devam ediyor. Bugün yine Cana stoperde, Neill ön liberoda oynadı. Yekta kenarda otururken Sabri'yi orta sahaya koydu. Yetmedi, ilerleyen dakikalarda Mustafa Sarp'ı oyuna dahil etti. Sarp'tan sonra 2 gol yedik, Sarp'ın direkt bir kusuru yok ama artık o kadar içimize işlemiş ki düztaban olduğunu düşünmeye başladım!...
İlk yarı yüksek yüzdeli ayağa pas yapan, sahanın her köşesini kullanan bir takım vardı. Uzaktan denemelerle golü kokladık ve arka arkaya filelerle buluşunca rahatladık. 2.yarı bir ara yine akıl tutulması yaşayınca panik olduk ve 2 gol yedik. Yenilen hem 1.gol, hem de 2.gol Spor Toto Süper Ligde bir çok takımın yemeyeceği basit pozisyonlardan geldi. Ümit Karan en son frikik golünü ne zaman attı acaba? Sert olmayan ve tam köşeye gitmeyen topu Rufay takma isimli kalecimiz Zapata yememeliydi! Takımdaki kaliteli ayaklar artınca seyretmesi de zevkli oluyor. Bugün Kazım - Culio - Cana - Neill gayet iyi oynadılar. Biraz daha presi arttırabilirsek bu takım tadından yenmez.
Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena'da (isme gel) 2.maçımızdan da galip ayrıldık. Bu sezon bu statda mağlup olmayıp bir seri yakalamak çok hoş olur.
Son söz taraftara; dünya rekoru olduğu söylenen 315 metrelik pankart sevimliydi, 3 parçadan oluşuyor sanıyorum ama 290 metrelik Barcelona pankartı bildiğim kadarıyla tek parçaymış, yine de düşünenlere teşekkürler...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


