Özhan Canaydın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Özhan Canaydın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Haziran 2015 Salı

Büyük Kaptan; Cüneyt Tanman!


Ne zaman “takımı buraya getir” tezahüratı olsa kırmaz, kol ve baş hareketi ile takımı o tribüne götürürdü. Bugünün futbolcusunda pek göremeyeceğimiz “centilmen, kibar, beyefendi” sıfatları kendisi için çokça kullanılırdı. Arada bir ileri çıkar ve sürpriz goller bulurdu, hiç unutmadığım 2 tanesi 1- Cezalı olduğumuz için İzmir’de oynadığımız Steau Bükreş maçında 1-1 berabere kaldığımız maçta  2- İstanbul’da Rapid Wien’i 2-0 yendiğimiz maçlarında gelmiştir, yakışıklılık anketlerinde Metin Tekin ile yarışırdı. 15 sezondan fazla kulüpte kaldı, formayı en fazla giyenler arasında yerini aldı, harika maçları da oldu üzdüğü de ama hem bizim takımda hem de Milli Takımda görevini layıkıyla yapanlardandı.

Unutulmaz kaleci Peter Shilton’ın jübilesinde forma giydi. Kendi jübilesinde Roman Kosecki’nin gelmesi tesadüfü ile hınca hınç dolan tribünler önünde futbola veda etti. Klasik haline gelen spor yazarlığı ve futbol yorumculuğuna geçiş yaptı ama yorumculukta pek ses getiremedi, diğerinde de GS kadrosunu doldurdu.

Ardından kulüpte görev almaya başladı. İlk olarak Scout ekibinde yer buldu, sonra Sportif Direktör oldu. En sonunda rahmetli Özhan Canaydın döneminde yöneticiliğe merhaba dedi.  Sürpriz biçimde Mehmet Ali Aydınlar döneminde TFF’de görev aldı. Malum şikenin ortaya çıkması ile ekip olarak pek rahat edemediler. Aykut Kocaman’ın “sahada şike yapılmış mı, lütfen maçlarımızı izlesin” talebine kendisinden beklemediğim şekilde “olayın bireysel kanaatler ya da maç izleyerek çözülemeyeceğini, ortada delil ve bulgular ile soruşturma ve tutuklamalar olduğunu, kararın bu olgular referans alınarak verileceğini” ifade ettiğini anımsıyorum.

Günümüzde Dursun Özbek yönetiminde futboldan sorumlu yönetici olarak tekrar karşımıza çıktı. Ben kendisinden her halukarda faydalanmamız gerektiğine inanırım ama bu pozisyonun O’na göre olduğuna inanmam. İdeali olmamakla birlikte bu pozisyondaki kişilerin daha farklı özellikleri olmalı; gerektiğinde TFF ile mücadele etmeli, kurullarına söz geçirebilmeli, basınla arası iyi olmalı, rakiplere gözdağı verebilmeli, hatta devlet kademelerinde icraat şansı olmalı. Eğer beni yanıltıp kendi tarzıyla başarılı olursa hem kulüpte hem Türk futbolunda yönetici devrimi yapmış olur!

Futbol şubesinde durum böyleyken hem başkan hem hoca konusunda fazla deneyimi olmayan takımda iş yine topçulara kalacak gibi! Yine de efsane kaptanlarımızdan biri olan Sevgili Cüneyt Tanman’a yeni görevinde sonsuz başarılar dilerim.

24 Ocak 2011 Pazartesi

"Çetin" başlangıç!


23 Ocak 2011 tarihindeki ilk resmi maçta Sivassporla karşılaşan takımımıza yeni stad hayırlı olsun, umarız sonu gelmez başarılar elde ederiz.

Bitmeyen inşaatlara, çürüyen yapılara alışkın bir neslin evlatları olarak (Şanlıurfa GAP Arena: 1992-2007: 15 yıl / Sinan Erdem Spor Salonu: 1993-2010: 17 yıl) yeni stadımızın bu kadar kısa sürede bitirilmesi için fiziken ve manen emeği geçen tüm kişilere teşekkür ederiz. Son 2 yönetimin (Özhan Canaydın ve Adnan Polat) bu konudaki kararlılığı ve takipçiliği ciddi başarıdır.

Ara transfer döneminde takıma katılan Yekta, Culio, Kazım ilk 11'de, Stancu ise 58.dakikadan itibaren sahada yer aldılar. Culio hem transferin hem de takımın en iyisiydi. Son derece mücadeleci, kendine ve arkadaşlarına pozisyon hazırlamaya gayret eden ama biraz aceleci bir görüntü sergiledi. Yekta ise maçla beraber ne kadar isabetli bir isim olduğunu kanıtladı. Zaman ilerledikçe biraz silindi ama yine de Barış - Sarp gibi isimlere nazaran daha fazla verimliydi. Kazım golcü eksikliğinden dolayı verimsizdi. Hem pozisyon hazırlamaya hem de atmaya çalıştı ki bunu dünyada yapabilen iki kişi İspanya'da zirvede yer alıyorlar! Stancu ise girer girmez bizleri heyecanlandırdı. Son vuruş ustası görüntüsünden uzak, daha çok topu geniş alanda alıp dripling yapmaya meyilli bir görüntü çizdi. Bize gereken ceza sahası dışına pek çıkmayan ama golün her türlüsünü atabilen bir oyuncu iken yine de uzun zamandır "sıfır" golcüyle oynayan bir takım için vahadaki su gibi geldi!

Bu kadroyla kalitemiz biraz daha arttı. Transferin son bir haftasına girilerken yeni isimler bekliyorum, bu konuya daha sonra değineceğim. Bugün oynayamayan Neill - Baros - Kewell - Arda - Pino'da takıma katıldığında biraz daha fazla can yakmaya başlayacağız. Bugün alınan galibiyetle 4 sıra birden yükseldik. Hedef lig sıralamasından avrupa kupalarına katılmak olmalı ki bu ilk 4'ün içinde yer almak demek. Sezonun ilk yarısında bizi hayal kırıklığına uğratanların biraz daha fazla çalışması gerekiyor.