Umut Bulut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Umut Bulut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Nisan 2015 Salı

Hamzaoğlu'nu nasıl hatırlayacağız?


Son 6 haftaya girilirken Galatasaray’ın ciddi bir avantajı var. Diğerleri ne yaparsa yapsın kendi maçlarını kazanırlarsa şampiyon olacaklar. Her ne kadar kadro dezavantajı olduğu söylense de ülkenin en pahalı takımı (135,95 milyon € - FB: 115,05 milyon € - BJK: 114,40 milyon €) elinde ve çok ciddi oyunculara sahip. Bugün Muslera, Chedjou, Melo, Selçuk, Burak ve Sneijder tüm teknik adamların hayallerini süslemekte, Dzemaili, Pandev (Seri A: 339 maç - 77 gol), Hakan, Semih, Umut, Yasin cabası!

Hamza Hamzaoğlu’nun bugüne kadar gösterdiği performans çok parlak değil! Genelde oyuncu değiştirme konusunda hatalar yapıyor, daha net söylemek gerekirse zaman ve değişecek oyuncu konusunda çok etkin değil. Kimseyi kırmak istememesi üst düzey teknik adamlarda bulunması gereken bir meziyet olmadığı gibi biraz tersini uygulaması daha iyi olacaktır. Oyunu okuma ve çözme konusunda da eksiklikleri var. Örneğin Arsenal maçında Ramsey’i çözene kadar 3 gole imza atıvermişti.

En büyük şansını tekrar yazalım, ciddi bir kadrosu ve takıma hükmeden Selçuk, Hamit, Sneijder ve Melo gibi oyuncuları var, sadece bu oyuncularla iyi geçinmesi ve Ali Dürüst ile yakın diyalog halinde kalması bile kendisini tarihe kazıyabilir.

Umarım Hamza Hamzaoğlu’nu yukarıdaki resimdeki sosyal sorumluluk projesiyle hatırlamayız!

20 Mayıs 2014 Salı

Galatasaray 2013-2014 sezon değerlendirmesi...


Galatasaray transfere şampiyon kadroda yer alan Umut Bulut ve Felipe Melo’nun bonservislerinin alınması ile başladı ve hemen ardından Chedjou, Erman Kılıç ile Bruma transferleri geldi. Gönderilenler arasında Elmander, Amrabat, Colin Kazım, Erman Kılıç, Furkan Özçal, Engin Baytar, Çağlar Birinci, Dany, Yiğit Gökoğlan vb. önemli isimleri sayabiliriz. Lige iyi bir başlangıç yaptığımızı düşünsek de evimizde aldığımız 6-1’lik Real Madrid mağlubiyeti zaten 2 sezondur varolan Ünal Aysal – Fatih Terim gerginliğinin zirveye çıkmasına sebep oldu. O dönemde milli takımın kötü gitmesi ve ciddi bir arayışa girmeleri sebebiyle ve siyasi yönetimin toplumu “futbol” üzerinden oyalama düşüncesi bir anda Yıldırım Demirören – Fatih Terim ikilisini imza masasına oturttu. Bu süreçte Aysal’ın gönderme şekli, Terim’in yüzüne bile bakmaz dediğimiz Demirören’le samimi görüntüleri herkesi rahatsız etti. Fakat bir gerçek vardı ki o dönemde dillere pelesenk oldu: Aslolan Galatasaraydır!
Aslolan Galatasaray olsaydı ne Aysal Terim’i gönderirdi, ne de Terim yarı zamanlı milli takım görüşmeleri yapıp sonunda kesin imza atardı. Bir kez daha görüldü ki aslolan kibirdi, yoksa Galatasaray bu sezon güle oynaya şampiyon olur, 4.yıldızı takar (ne önemi varsa), şampiyonlar ligine kendi hakkı ile gider ve belki de rakibinde olası bir yönetim değişikliği yarası açardı.

30 Eylül 2013 tarihinde göreve Roberto Mancini başladı. Taffarel yerini korurken Hasan Şaş ve Ümit Davala’nın yerine Tugay Kerimoğlu, Attilio Lombardo, Fausto Salsano ve Ivan Carminati yeni antrenörlerimiz oldular. Bu esnada yerel lig ve Avrupa devam ederken Mancini hem ülkeyi, hem insanımızı, hem oynanan futbolu hem de kulübü ve profesyonellerini tanımaya çalışıyordu. Ve en ciddi rakibimiz gerek şampiyonluğu çok istemeleri gerekse hakemlerin kendilerini 11’e 11 oynatma ısrarı ve uzatmalarda süre sınırı olmaksızın mucizevi son dakika golleri ile puan farkını açmaya başladılar. Devre arasına 8 puan geride girdiğimizde Mancini “üstüme gelmeyin, bu takımı ben kurmadım” dedi. Aysal’ın yaklaşımı ise olması gerektiği gibiydi; “ne istersen yapabilirsin”. Bu vesileyle benim son yıllarda gördüğüm en büyük devre arası transfer harekatı başladı; Alex Telles, İzet Hayroviç, Salih Dursun, Koray Günter, Lucas Ontivero, Oğuzhan Kayar, Veysel Sarı, Umut Gündoğan, Guillermo Burdisso bir anda futbolcumuz oluverdiler, Albert Riera ise gidenler kervanına katılıverdi.
Doğal olarak bu kadar fazla futbolcunun gelmesi karmaşaya yol açtı. Ben bile idmandaki resimlere bakarken birçok kez tanıyamadığım yüzlere rastladım. Gelenlerin içinde Salih Dursun, İzet Hayroviç ve Umut Gündoğan hemen şans buldular ama kullanamadılar, Alex Telles ise bence harika maçlar çıkardı ve devre arası transferinin yıldızı oldu. Sonradan şans bulmaya başlayan Veysel Sarı önümüzdeki sezona umutla göz kırptı. Koray, Ontivero, Oğuzhan, Burdisso (kiralık) sanırım ilk kamptan sonra ayrılmaya başlarlar.

23.hafta çıktığımız Rize deplasmanı dönüm maçımızdı ve son dakikalarda yediğimiz penaltı golü şampiyonluğu bırakmamıza sebep oldu. Üst üste gelen başarısız sonuçlar büyük bir krize yol açacakken ligi 2.sırada bitirip 13.kez şampiyonlar ligi biletini direk almamız ve kazanılan Türkiye Kupası Aysal – Mancini ortaklığının sürmesine sebep olacaktır.
Sonuç olarak bence kayıp bir sezon geçirmedik. Yaşanan onca olaylardan ciddi bir tecrübe edindik. Ülkenin efsane hocası takımdan ayrılınca ve sezon öncesi Ali Dürüst – Abdürrahim Albayrak devre dışı bırakılınca dahi geldiğimiz noktanın çok kötü olmadığı ortaya çıktı. Her şeyin başı para; şampiyonlar ligine gidildiği ve Drogba – Sneijder vb. dünya çapında oyuncular geldiği sürede yani Deloitte sıralamasında ilk 20’de yer almaya devam edersek takıma ilgi hiçbir zaman düşmez. Selçuk İnan ve Felipe Melo’nun performansları biraz daha maç skoruna yönelik olabilseydi bu aralar 20.şampiyonluğu kutluyorduk. Önümüzdeki sezonu başka bir yazıda değerlendiririz.

10 Haziran 2013 Pazartesi

19.Şampiyonluğun kadrosu…


2 yıldır süregelen kadro yapılanmasının zor kısmı sezonun başıydı. Çünkü bir önceki sezonda yapılan tüm transferlerin neredeyse tamamının faydalı olması üzerine yöneticiler ve teknik heyet aynı istikrarı göstermek zorundaydı. Müthiş isimler alındı, sırasıyla Dany, Umut, Amrabat, Hamit, Burak, Melo, Cris, Furkan kadroya dahil oldu. Son 2 isim hariç diğerleri genelde faydalı oldu, hatta bazıları dönem dönem süper performans gösterdi. Özellikle Umut sezon başında kazanılan Süper Kupa’da harika oynamıştı. Ardından lige müthiş başladı, ilk yarıda kazanılan puanların çoğunda O’nun imzası vardı. Melo kötü başladı ama ben takıma ilk O’nu yazarım! Elazığ maçında kaleye geçip penaltı kurtarması uzun yıllar unutulmaz, hırs küpü ve takımı / seyirciyi ateşliyor, hemen satın almalı! Hamit zaten istikrar abidesi ve takım için çok faydalı bir oyuncu. Bazen ritmini yakalayamadı ama 13-14 sezonunda çok daha iyi olacaktır. Burak kötü başlasa da süper bitirdi. Hele avrupada fırtına gibi esti. Fakat ben O’nun yerinde olsam bu yaz transfer olmayı düşünmezdim, en az 1 sene daha benzer başarı gösterip direk elit takımlardan birine giderdim. Dany Ujfalusi’nin yanına alınmıştı yerine değil, Semih’le benzer özellikleri olduğu için bazen sırıttılar, özellikle İstanbul’daki Schalke maçında. Ama genelinde iyi iş çıkarttığını söylemek mümkün. Amrabat tutmadı, bu sene de tutmazsa devre arası gidebilir, Cris zaten emekli pozisyonundaydı, Furkan ise daha çok genç ama Fatih Hoca’nın gözüne giremedi gibi.

No
Futbolcu
Pozisyon
Maç
İlk 11
Dakika
Attığı
Yediği
A. Penaltı
K. Penaltı
Sarı kart
Kırmızı kart

25
Muslera
Kaleci
43
43
3.858
0
47
0/0
1/2
3
1

67
Eray
Kaleci
2
0
17
0
1
0/0
0/0
0
0

86
Ufuk
Kaleci
3
3
264
0
4
0/0
0/1
0
0

5
Gökhan
Defans
15
12
1.135
0
0
0/0
0/0
3
1

13
Dany
Defans
33
33
2.910
0
0
0/0
0/0
7
1

22
Hakan
Defans
16
14
1.267
1
0
0/0
0/0
6
0

26
Semih
Defans
35
33
3.004
0
0
0/0
0/0
5
0

27
Eboue
Defans
38
35
3.085
1
0
0/0
0/0
1
0

30
Ujfalusi
Defans
2
2
180
0
0
0/0
0/0
0
0

33
Çağlar
Defans
3
2
198
0
0
0/0
0/0
1
0

4
Hamit
Orta Saha
39
39
2.866
1
0
0/0
0/0
8
0

7
Aydın
Orta Saha
22
4
865
2
0
0/0
0/0
1
0

8
Selçuk
Orta Saha
41
41
3.682
6
0
1/1
0/0
10
0

10
Melo
Orta Saha
35
33
2.758
1
0
1/2
1/1
9
2

11
Riera
Orta Saha
35
31
2.856
2
0
0/0
0/0
7
0

14
Sneijder
Orta Saha
16
14
1.003
4
0
0/0
0/0
2
0

23
Furkan Özçal
Orta Saha
1
0
27
0
0
0/0
0/0
0
0

35
Yekta
Orta Saha
21
12
1.090
1
0
0/0
0/0
2
0

50
Engin
Orta Saha
10
4
478
0
0
0/0
0/0
1
0

52
Emre Çolak
Orta Saha
32
19
1.765
2
0
0/0
0/0
2
0

53
Amrabat
Orta Saha
42
17
1.978
1
0
0/0
0/0
9
0

55
Sabri
Orta Saha
22
11
1.190
0
0
0/0
0/0
2
1

9
Elmander
Forvet
24
16
1.189
5
0
0/0
0/0
2
0

12
Drogba
Forvet
17
15
1.374
6
0
0/1
0/0
4
0

17
Burak
Forvet
39
35
3.176
32
0
1/1
0/0
5
0

19
Umut
Forvet
37
22
1.867
13
0
0/0
0/0
1
1

3
Cris
Ayrılmış
12
11
992
1
0
0/0
0/0
3
0

6
Ceyhun
Ayrılmış
3
2
169
1
0
0/0
0/0
0
0
90
Sercan
Ayrılmış
5
3
192
2
0
0/0
0/0
0
0

Geçen yıldan kalanlara bakarsak Muslera 2 yıldır gönlümüz rahat maç seyretmemize sebep oluyor, gerçekten şu ana kadar gelenlerin belki de en iyisi, aman Taffarel duymasın J Selçuk harika bir oyuncu, özel seyircisi oluşmaya başladı, hele Sneijder geldikten sonra sola kayıp harikalar yaratması bence kariyerinin dönüm noktasıdır. Bu özelliği ile avrupaya göz kırpmıştır! Eboue geçen sezona göre düşüşteydi, iyi olduğu zaman özellikle ofansta çok iyi işler yapıyor, Real Madrid’e attığı gol şahaneydi! Semih kişilik özelliği ile defansın bel kemiği oldu, efsanelerimiz arasına girebilir! Riera hem bizi hem kendini şaşırttı ama yine de 13-14 sezonun için gerçek bir sol bek bulmak gerekir. Elmander geçen sene yoklar arasındaydı, hele devre arasında gelen Drogba’dan sonra forma giymesi çok zorlaştı. Yabancı kontenjanı sebebiyle bence yazın gidecektir ama takımı için oynayan oyuncu için örnektir. Emre Çolak ve Aydın şanslarını çok iyi kullanamadılar, henüz gönderilmezler ama kendilerne dikkat etmeleri lazım, yoksa son kontratları olabilir. Sabri, Yekta, Hakan Balta ve Gökhan Zan görev üstlendikleri dönemde iyi işler çıkardılar. Özellikle Yekta yaşı nedeniyle biraz daha öne fırlamalı. Engin, Sercan, Ceyhun bu kadroda zor yer bulurlar, iyi denemeydi deyip ayrılacaklardır.

Gelelim devre arasındaki 2 transfere; önce Wesley Sneijder, ardından Didier Drogba! Kim ne derse desin Türkiye’de aynı transfer döneminde alınmış en büyük transferler! Tarihte hiç kimse bu kariyerde oyuncu alamazken bizim 2 tane birden almamız olağanüstü bir iştir. Büyük düşünen Ünal Aysal’ı ve korkusuzca riske girip transferlere onay veren Fatih Terim’e tebrikler. Sneijder hazır gelmedi, 16 maçta oynadı, hayal kırıklığı yaşadığımız maçları da oldu ama tek top ve topsuz oyunda bir dünya markası olduğunu defalarca gösterdi. Seneye çok ama çok daha fizikli olup yanındakilerle daha çok anlaşırsa özlediği günlere geri döner! Ve Drogba, kara kıtanın yaşayan efsanesi, Afrika’da tüm zamanların en iyi ve flaş oyuncusu! Attığı her adım avrupada özellikle İngiltere’de takip edilen oyuncu adeta her maçında profesyonellik ve oyunculuk eğitimi verdi. Real Madrid maçında attığı gol kliplere girecektir. Umarım futbolculuğu bıraktıktan sonra bizimle olmaya devam eder.
 
13/14 sezonunda ne olur bilinmez, kimse kahin değil. Ama bu kadronun üzerine monte edilecek 3-4 isim ve geçen sene fizik kondisyonu sorunlu olan Hamit, Sneijder, Melo gibi oyuncuların ilk günden itibaren performans vermesi ile Galatasaray ülkede her kupanın en büyük adayıdır. Aslında UEFA kupasına katılsak orada da en büyük 2-3 adaydan biri oluruz ama iş şampiyonlar ligine gelince iş değişiyor. Çünkü bizde 2 tane kalburüstü oyuncu varken yaklaşık 10 takımda 6-7 tane bu evsafta oyuncu var. CL’de başarı için şanslı kura, adil hakem ve üstün performans gerekir, sonrasını İmparator çözer!