Rijkaard etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rijkaard etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Temmuz 2013 Cuma

Teknik Direktörler...


Futbolda istikrar başarı ile kardeştir dersek yanılmayız. Niceleri geldi geçti ama özellikle son 17 yıldaki listeye göz atalım istedim:
 
SEZON
GALATASARAY
FENERBAHÇE
BEŞİKTAŞ
1996
1997
Fatih Terim
Sebastião Lazaroni
Rasim Kara
1997
1998
Fatih Terim
Todor Veselinović / Otto Barić
John Benjamin Toshack
1998
1999
Fatih Terim
Joachim Löw
John Benjamin Toshack / Fuat Yaman /  Karl Heinz Feldkamp
1999
2000
Fatih Terim
Rıdvan Dilmen / Zdeněk Zeman / Turhan Sofuoğlu
Hans-Peter Briegel
2000
2001
Mircea Lucescu
Mustafa Denizli
Nevio Scala
2001
2002
Mircea Lucescu
Werner Lorant
Christoph Daum
2002
2003
  Fatih Terim
Oğuz Çetin /      Tamer Güney
Mircea Lucescu
2003
2004
  Fatih Terim
Christoph Daum
Mircea Lucescu
2004
2005
Gheorghe Hagi
Christoph Daum
Vicente del Bosque / Rıza Çalımbay / Mehmet Ekşi
2005
2006
Eric Gerets
Christoph Daum
Jean Tigana
2006
2007
Eric Gerets
Zico
Jean Tigana / Tayfur Havutçu
2007
2008
Karl-Heinz Feldkamp / Cevat Güler
Zico
Ertuğrul Sağlam
2008
2009
Michael Skibbe / Bülent Korkmaz
Luis Aragonés
Mustafa Denizli
2009
2010
Frank Rijkaard
Christoph Daum
Mustafa Denizli
2010
2011
Gheorghe Hagi / Bülent Ünder
Aykut Kocaman
Bernd Schuster /     Tayfur Havutçu
2011
2012
  Fatih Terim
Aykut Kocaman
Carlos Carvalhal / Tayfur Havutçu
2012
2013
  Fatih Terim
Aykut Kocaman
Samet Aybaba
2013
2014
  Fatih Terim
Ersun Yanal
Slaven Bilic

- GS 10 farklı isim görmüş, FB 16, BJK ise 19.
- Üstüste 4 sezon çalışan tek isim Terim. 3 sene çalışan ise FB'den Daum ve Kocaman ile bu sezonu tamamlarsa yine Terim. BJK'ta Lucescu ve Denizli en fazla 2'şer sezonu bir arada görebilmişler.
- GS 1 sezonda 3 kez 2 isimle çalışmış. FB 1 sezona 3 isim, 2 kez de 2 isim sığdırmış. BJK ise 2 kez 3 isim, 3 kez 2 isimle çalışmış.
- GS'da Terim'in sezonlarında BJK'da 10, FB'de ise 12 değişik isim yer almış!
- BJK'ta Havutçu 3 farklı dönemde hep devralmış, hiç tek sezonu tamamlayamamış!
- 3 büyükler 17 sezonda sadece 7 sezon 2.teknik adama ihtiyaç duymamışlar.

24 Ekim 2010 Pazar

Fenerbahçelileşmemeliyiz!



Maçtan önce 0-0'a razı olurdu bir çok Galatasaraylı ama oyunu gördükten sonra neden galibiyet gelmedi diye hayıflanıyoruz. Taraftarlarımızın büyük çoğunluğu Rijkaard'çı ve Hagi'ci olarak 2'ye ayrılmış durumda ama unutulmamalı ki Perşembe günü imza atan Hagi'nin 3 gün içerisinde söz sahibi olması çok zor. Bugünkü başarılı oyununun perde arkasında Tugay hocanın imzası olduğu çok açık. Bundan sonra Hagi devreye girdiğinde güzel günler gelecektir.

Bu maçı büyük bir zafer gibi görüp sorunların üzerini kapatmamalıyız. Çok değil daha 7 gün evvel birbirinden kopya 3 gol yiyen, sahada rakip kovalayan, maçtan sonra Rijkaard'a başkaldıran yine bu futbolculardı. Tamam sonuç beklenenin üzerinde, herkes tarihi fark beklerken neredeyse gol pozisyonu vermedik ve 3-4 net pozisyonumuz var. Ama Kadıköy'de 10 yıllık serinin bozulmasına yol açan bu beraberliği olduğundan fazla büyütürsek önümüzdeki hafta Antalya maçından ve sonraki haftalarda alacağımız puan kayıplarından kurtulamayız, daha önce bir çok kez FB'nin yaptığı gibi!

Şimdi sıra Hagi'de, sazı eline almalı ve radikal kararlarla bu takıma önce güven aşılamalı, devre arasına en az puan kaybıyla girmeli, 2-3 ara transferle 2.devre muhteşem stadımızda sonuna kadar zirveyi kovalamalıyız.

1 Kasım'da başlayacak olan "genel satış döneminde" kombinelerin tükenmesi dileğiyle!

21 Ekim 2010 Perşembe

Gitmesi gerekenler mi gitti?


Daha önce hiç bu kadar üzüldüğümü hatırlamıyorum, bir teknik direktörün ardından. Sen gerçekten farklıydın Frank Rijkaard. Her ne kadar sözlerin tam çevrilmese de "açık sözlü" ve merttin. Sözünü esirgemedin, kısaca "kafası çalışan futbolcu" istediğini belirtiyordun ama sen her konuşmanda "Onlar" altını oyuyorlardı. Senin paraya - pula - şöhrete - üne ihtiyacın yoktu, belki de tek istediğin biz taraftarlar gibi sistemi oturmuş bir takımla "iyi futbol" ve yanında gelirse "iyi sonuçtu". Ama olmadı, bu futbolcularla buraya kadarmış. Yukarıdaki fotoğraf geçen sezondan, Diyarbakır maçından. Seni o zamanda korumak istemişiz ve başarmışız "Onlardan". Ama bu sene arkanda duramadık, giderek düşen ASY taraftar profili yüzünden senin de aleyhinde bağırdık ve istikrarsızlık isteyenlerin ekmeğine yağ sürdük. Bu sezon "Onlar" kazandı, kimbilir devre arasında da "biz" kazanırız...


Sen zaten buralardan hiç ayrılmamıştın ki!


Bize düşen şimdilik hüsran ama küsmek yok, yürüyedur Aslanım!

18 Ekim 2010 Pazartesi

Kadro Dışı!



Bugün kendi sahamızda aldığımız 4-2'lik Ankaragücü mağlubiyeti "Galatasaray Futbol Takımı Sistemi"ni sorgulamamız gerekir. Kulübün başkanı Adnan Polat yaklaşık 20 yıldan bu yana yöneticilik yapmış, görev aldığı sezonlarda taraftarın gönlünü kazanmış bir isimdir. Alp Yalman döneminde 1992-96 yıllarında "futbol şube sorumlusu" olarak başlayan yöneticilik deneyimi, ardından geçen 10 yıllık süreçte taraftarın "başkan olmasını istediği isimler" sıralamasında ilk sıraya oturmuş ve 2006 yılında kulübün kötü zamanında taraftarlar arasında yardım kampanyası düzenlemiş, ardından Özhan Canaydın başkanın davetini geri çevirmeyip, ateşten gömlek giyme pahasına 2. başkan olmuştur. Sonraki kongrede kulübe başkan seçilmiş ve bugüne kadar kronik sorunları (şirket birleşmesi, Ali Sami Yen - Florya - Mecidiyeköy üst haklarının kazanılması, kendinden önce başlayan yeni stadın başarılı şekilde inşaası, tüzük tadilatı, Riva'dan para kazanma aşamasına gelinmesi, gelir getirecek projelerin başlatılması vb.) bir bir çözmeye başlamıştır. Bu sürede futbol takımı başarısızdır. Çünkü yukarıda belirtilen sorunlar kulübe para kazandırmayıp sürekli para kaybetmesine yol açmış, maddi imkansızlıklar neticesinde yapılması gereken kaliteli transferler eksik kalmıştır. Unutmayınız ki Football Manager oynarken bile bütçenizin elverdiği ölçüde oyuncuları alabiliyorsunuz. İstenen skorları alamadığınızda da sürekli load-save yapıyorsunuz (en azından ben öyle yapıyorum). Adnan Polat kulüp başkanı olarak bugün başarısız değildir çünkü başkan sadece 90 dakikanın sonucuna göre değerlendirilmemeli tüm icraatlarına bakılmalıdır. Adnan Polat'ın tek hatası kendisi gibi bir Futbol Şube Sorumlusu bulamamasıdır.

Polat'ın göreve getirdiği Frank Rijkaard'ın futbolculuk dönemi dünyadaki bir çok insanı kıskandıracak seviyededir. Kulüp takımlarında defalarca Lig Şampiyonluğu - Şampiyon Kulüpler Kupası - Kıtalararası Süper Kupa - Kupa Galipleri Kupası kazanmış, milli takımda da Avrupa Şampiyonu madalyasını boynuna geçirmiştir. Futbolu bıraktıktan sonra önce yardımcı antrenör sonrasında ise dünyanın en büyük takımlarından Barcelona'nın başına geçmiş ve burada da teknik direktör olarak 2 kez İspanya Ligi'ni, 1 kez de Avrupa Şampiyonlar Ligini kazanmıştır. 2006 yılında ise UEFA Yılın Teknik Direktörü seçilmiştir. 2009 yılında da herkesin taktirini (ve kıskançlığını) kazanan bir kararla kulübümüzde göreve başlamıştır. (Barcelona'yı babamda şampiyon yapar diyenler; babanız önce o göreve gelsin sonra tekrar konuşalım). Rijkaard'ın yardımcılığını yapan Johan Neeskens ise futbolculuğu döneminde tam bir efsane olmuştur. 2004 yılında FIFA tarafından yayınlanan Dünyanın Yaşayan En İyi Futbolcuları Listesi'nde kendisine yer bulmuştur. Akabinde kariyerine yardımcı antrenör olarak devam etmiş ve bir çok başarıda imzası bulunmaktadır. Rikaard'ın ekibinde Albert Roca Pujol (6 yıl Barcelona) ve Carlos Cuadrat (ilk deneyimi) gibi profesyoneller bulunmaktadır. Altyapının başına getirlen Evert Jan Derks ise 1989 yılından bu yana profesyonel olarak görev yapıyor ve çok uzun süredir Futbol Akademisi Direktörlüğü yapıyor. Bu teknik kadronun herhangi birine "futboldan anlamıyor" demek ancak kendi futbol bilgisizliğini ortaya koyar. Yönetimin teknik kadrodaki tek hatası Türk yardımcı antrenör atamamasıdır.

Gelelim bugünkü gibi sonuçları alıp bizi kahreden zincirin son halkasına; futbolculara. Kulübün içinde bulunduğu maddi sıkıntılar nedeniyle bonservisi elinde olan oyunculara yönelmesi makul karşılanabilir. Fakat bu sistem kulübümüze büyük zararlar vermiştir. Son zamanlarda yapılan transferlerin neredeyse tamamı (Harry Kewell ve henüz sakatlıklardan dolayı oynayamayan Mehmet Batdal hariç) kısa süreli parlamalar dışında son derece başarısız olmuştur. Barış Özbek - Leo Franco - Gökhan Zan - Serdar Özkan - Mustafa Sarp - Ali Turan bugün bu noktada olmamıza en büyük sebeplerdir. Bu kişilere ilaveten Servet Çetin - Ayhan Akman gibi kapasitesi Galatasaray için yeterli olmayan futbolcuları ilave ettiğinizde ortaya kaosa yakın bir sonuç çıkıyor. Her kriz bir fırsattır. Kısa vadede benim önerim uzun zamandır tel tel dökülen ve dökülmeye devam edecek olan Barış Özbek - Gökhan Zan - Serdar Özkan - Mustafa Sarp - Ali Turan - Ayhan Akman - Servet Çetin arkadaşlarımızı kadro dışı bırakmak ve ara transfer döneminde kendileriyle yollarımızı ayırmaktır. Önümüzdeki ilk maça eldeki isimlerle devam etmek, sakatlık - cezalı - formsuzluk durumlarında ise kadroyu A2 Takımı'ndan takviye etmektir. Unutulmamalı ki A2 takımında da sol bek, stoper, sağ açık, forvet var ve inanıyorum ki ihtiyaç olduğunda en kötü bu arkadaşlar kadar oynarlar. (Bu arada bizde dahil olmak üzere tüm kulüplerimiz A2 Takımlarını Federasyonun geç açıklamasından dolayı yanlış kullanıyorlar. Bu sene itibarı ile yaş sınırlaması kalkmış olup 2 yabancı oynatmak mümkün, yani o hafta A Takımı'na alamadığın tüm oyuncuları formda kalması için A2 Takımı'nda oynatabilirsiniz).

Bu gece itibarı ile ortalık Adnan Polat istifa! Frank Rijkaard istifa! sesleriyle inliyor. Sanırsınız ki Adnan Polat Galatasaray'ı sizden daha az seviyor. Sanırsınız ki bugün Rijkaard'ı gönderip yerine gelenle (bu kadroyla) şampiyon olacağız. Bize sahada ruhunu ortaya koyacak, tekmeye kafa uzatacak, dışarda taraftar var mı diye sormayacak, yenilse de "aslanlar gibi" oynayacak futbolcular lazım.

Haydi Polat ve Rijkaard, başladığınız işi bitirin!