24 Aralık 2013 Salı

Galatasaray - Juventus maçı üzerine...


Yine olaylı bir Juventus maçını daha geride bıraktık. Olayın kaynağı bu kez doğadan geldi, hava tahmincileri maç esnasında yağış bekleselerde bu denli yağacağını hiç kimse kestirememişti. Seyircinin büyük desteği ile normal zamanda başlayan maç dakikalar 32'yi gösterdiğinde hakem Pedro Proenca haklı olarak maçı durdurdu. Ben dahil herkes çizgilere kömür ve kırmızı top ile devam edileceğini düşünürken ertelenme kararı şaşırttı çünkü daha önce hiç bir Şampiyonlar Ligi maçı yarıda kalmamıştı! Kısa bir süre sonra ertesi gün önce 14'e akabinde 15'e ertelendiği açıklandı. Bu esnada aklımıza seyirci - bilet sorusu geldi, kurallar neydi, yeniden satış mümkün müydü, atılan - yırtılan biletler ne olacaktı, gündüz oynanırsa okul - işyeri izinleri nasıl mümkün olacaktı vb. Bu endişelerle umutlar ertesi güne bırakıldı.



 Ertesi gün hava yine soğuktu, bu yüzden ortalama 20.000 civarında seyircinin geleceği tahmin ediliyordu. Maç saatine doğru kısa süreli yağan kar yürekleri ağızlara getirse de korkulan olmadı. Günün en şaşırtan kısmı tribünlere gelen yaklaşık 40.000 civarındaki seyirciydi ve hiç susmayıp o inanmışlıkla takımlarını desteklediler. Sahayı temizleme esnasında traktörün girmesi çok eleştirilse de hatta İtalyan basını maçtan sonra bu konulara yüklense de yapacak fazla bir şey yoktu, eldeki imkan böyleydi.



Maçı yorumlamak pek kolay değil, Drogba, Sneijder, Muslera gibi yabancı yıldızlara eşlik eden Selçuk, Burak vb. Türk yıldızlarla bezeli Galatasaray Mancini önderliğinde akılcı bir taktik uygulayarak ve zaman zaman oyunu kontrol ederek, dakikalar 85'i gösterdiğinde görmeden sadece hissiyatıyla kaleye yuvarlayan Sneijder'in golüyle maçı kazandık. Böylelikle bizi son 16 takım arasına taşıyacak puana ulaştık.



Bu esnada yönetim çatı ve zemin ısıtması konusunda yoğun şekilde eleştirildi. Çatı konusunda dönemin başkanı Adnan Polat ve ekibi işi daha fazla uzatmamak için üstlenerek sonraya bırakmışlardı. Ama ortaya çıkan maliyet (12.000.000 € olduğu söyleniyor) mevcut yönetimin elini kolunu bağlıyor. Ayrıca sanırım maç oynanırken UEFA stadın üstünün kapalı olmasına izin vermiyor. Zemin ısıtma konusunda ise büyük haksızlık yapılıyor çünkü sistem hava sıcaklığı 10 derece ve altına indiğinde otomatik olarak devreye giriyor. O gecenin şanssızlığı çok yoğun bir yağışın gelmiş olması. Tabii burada "ertesi gün neden ısıtıcılar manuel açılıp biriken kar eritilmedi" sorusu geliyor ki bunu bende merak ediyorum!



Sonuç olarak Real Madrid ve Juventus'un bulunduğu gruptan çıkmak her babayiğidin harcı değil. Başta taraftarlar olmak üzere tüm camiayı tebrik ediyor, bu başarının alışkanlık haline dönüşmesini diliyorum.

Hiç yorum yok: