8 Şubat 2011 Salı

Ümit Davala!


Dün sevgili Ümit Davala açıklamalar yapmış:

Galatasaray'ın eski oyuncusu ve antrenörü Ümit Davala, Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat ve Futbol A.Ş. Genel Müdürü Adnan Sezgin'i eleştiri bombardımanına tuttu.

TV8 Televizyonu'na çarpıcı açıklamalarda bulunan Davala, Adnan Polat'ın Galatasaray camiası içende büyük tepkiler alan Adnan Sezgin'i neden hala görevde tuttuğunu anlamadığını belirterek, "Bu kadar baskıya rağmen, bu kadar seyirci tepkisine rağmen, muhalefetten, basından, her türlü her yerden baskı yiyorsun ve bu adamı gönderemiyorsun. Bunun tek bir açıklaması olabilir demek ki; birbirinizin açığını biliyorsunuz. Yani Adnan Polat Adnan Sezgin'in açığını biliyor ya da Adnan Sezgin, Adnan Polat'ın açığını biliyor. Bunun başka bir açıklaması yok. Ben başkan olacağım benim yanımdaki adam bana zarar verecek ve bu şekilde baskı yiyeceğim. Gözümü kırpmadan yollarım. Polat, Sezgin'i neden gönderemiyor hala anlamış değilim" diye konuştu.

Galatasaray'daki futbolculuk yaşamanı noktalayan birçok eski futbolcunun kulübe küs olduğunu vurgulayan Ümit Davala, "Adnan Polat olsun, Adnan Sezgin olsun, Haldun Üstünel olsun, illa gel seninle uzun yıllar çalışmak istiyoruz. Çalıştığım dönemdeki 'Skibbe giderse takımın başına sen geçeceksin' diyerek vaadlerde bulundular. Eğer sen bunları bana vaad ediyorsan ve sonunda da kısa bir dönem sonunda Adnan Polatın yaptığı açıklamadan sonra gönderiyorsan ben burada art niyet ararım neyin peşindesiniz onu anlamış değilim. Sonuçta bana yaptıklarının aynısını eski futbolculara da yaptılar. Eski futbolculardan kim barışık Adnan Polat'la bana söylermisiniz? Çünkü hepsi küstürüldü." dedi...


Bu açıklamanın kendisine, Galatasaray kulübüne, kamuoyuna ne gibi bir faydası var? Ne demeye, ne yapmaya çalışıyor, acaba kendisi biliyor mu? Galatasaray Kulübü'nde oynayan, futbolu bırakan her oyuncu illa ki bir yerlere getirilmek zorunda mı? Futbol oynarken sevmek-sevilmek daha kolay ama asıl süreç bıraktıktan sonra başlıyor. Bakınız Hakan Ünsal'a, her yazısı yönetim aleyhine zehir-zemberek açıklamalar ile dolu, kendisi böyle bir misyon üstlenmiş ama hiç bir aklı başında taraftardan destek bulamıyor! Yakında Hürriyet Gazetesi'ndeki desteğini yitirince bakalım hangi medya kuruluşu kendisine görev verir (sanırım sadece Zaman). Daha önce bu satırlarda Arif Erdem kardeşimize duyduğumuz saygıyı dile getirmiştik. Kulübün zor zamanlarında görev alan Bülent Korkmaz ve Tugay Kerimoğlu'da son derece saygıya layık duruşlar sergiliyorlar. Tanju Çolak bile taraftar tarafından sembol isim olarak kabul görmüyorken bu sonuçsuz beyanatlar neyin nesi? Ve unutmayınız ki bilinçli taraftarlar bunların hepsini kaydediyor.

1 yorum:

kloroplast dedi ki...

Maalesef kulübümüz vefasız olduğu kadar eski futbolcularımızda vefaasız. Özelllikle Hakan Şükür'e çok kırgınım bu konuda. Böyle açıklamalara özellikle herkesin ortasında hiç gerek yok.