2 Mayıs 2012 Çarşamba

Galatasaray-Trabzonspor Maçı ve Konuşmayı Haketmek Üzerine

Görev başarıyla tamamlandı demek istesem de demeyi kendimde hak görmüyorum. Stadı yarı yarıya bile dolmayan, deplasmanda oynanan oyunun onda birini bile oynayamayan, yeteri kadar ısırmayan, tempo yapmayan, her kaptırılan topta arkada eksik yakalanan bir takımın, rakibin hırslı oynamış olmasını bahane etmeye hakkı yoktur. Rakibin onlarca sarı kartlık hareket yapmış olabilir, bir önceki maçın 1.5 katı faul yapmış da olabilir. Kalecileri zaman geçirmiş, orta saha oyuncuları defansif oynamış da olabilir. Senin şampiyonluk iddian varsa bu maçı kazanacaksın arkadaş.

Kazanamıyorsan da, stadını dolduramıyorsan da, rakibinin yaptığı provokasyondan şikayet etme hakkın yoktur. İnşallah Trabzon Fenerbahçe'ye de böyle oynar demiyorum, böyle bir isteğim, beklentim veya gerçekleşeceğine dair şüphem veya eminliğim yok zaar.

Ama şampiyon olacaksan eğer, hakettiğini göstereceksin. Bugün Galatasaray bunu gösteremedi bana kalırsa. Trabzonspor çok daha akıllı oynadı. Evet, bütün bunlara rağmen Galatasaray kazanabilirdi, ama Fenerbahçe maçını kazanamadıktan sonra bunu kazanamamış olmak çok da garip gelmiyor açıkçası.

Demem o ki, taktik isteyen konuşsun, Galatasaray'ın kadro yapılanmasındaki stratejik hatalardan, takımın sahayı enine kullanamıyor oluşundan, arkada verilen boşluklardan bahsedemeyecek kadar yoruldum 105'leri 58'leri konuşmaktan.

Bugün rakibim iyi oynadı diye şikayet etmeyeceğim.İyi oynamasının nedeni ne olursa olsun.

Edenlerin de ahlaki muhasebelerini yatmadan önce derin bir nefes alıp yaptıklarını umarım. Umarım değiyordur.

Hiç yorum yok: