4 Mayıs 2012 Cuma

Elinize Sağlık

Konuşmayacağım konuşmayacağım dedim, sonunda konuşturdunuz...

Fenerbahçe taraftarı bir babam var, bu yüzden Fenerbahçe-Galatasaray maçlarından sonra sevincime hakim olurum, Fenerbahçe-Galatasaray tartışmalarında üç kere düşünüp öyle konuşurum, olaya hep karşı taraftan bakmaya çalışırım. Babam, kalp hastası, bu yüzden haklı olduğuma inansam da tartışamam - argümanı neyse dinlerim - aksini söylersem sinirlenir, tartışamaz, ben de susarım.

Ben babamla bu konuları konuşamıyorum. O yüzden burada yazıyorum, önce bunu açıklığa kavuşturalım. Ben, bu yüzden sinirliyim, ben bu iş evime girdiği için, benim huzurumu kaçırdığı için - futbol izlemek istemiyorum artık. Eminim sizin de Fenerbahçeli arkadaşlarınız var kavga ettiğiniz, ya da Galatasaraylı akrabalarınız bir süre görüşmek istemediğiniz.

Siz bu garabetin mimarları: Ne lanet okusam size eksik kalır, ne küfretsem içine dar gelirsiniz. Siz o şişkinliğinizle - pişkinliğinizle öyle haysiyetsizce işler yaptınız ki; iki aylığına Türkiye'ye geldim ve ayarlarımı bozmayı başardınız.

Aziz Yıldırım hakkında çok şey okudum, çok şey dinledim. Orada baskılara karşı gelmek için kaldığını, bir özgürlük savaşçısı olduğunu da duydum "yakın kaynaklardan" suçunun sabitlendiğini de; Ama kendini savunmak için bir insan başkalarına çamur atıyorsa, o insan temiz olamaz kardeşim. Evet bu konuda temiz olabilir, ama onu yargısız infaz edenler kadar, olayı Fenerbahçe ve Diğerleri kavgasına çeviren Fenerbahçe'liler de suçlu. ( Kaldı ki eğer bu iş bir operasyonsa Fenerbahçe içinden de ortakları var belli ki - suçluyu çok yanlış yerde arıyor Fenerbahçeliler)

Ben başından beri Galatasaray yönetiminin demeçlerini okuyorum, adamlar TEK bir şey söylüyor: SUÇ VARSA eğer CEZA VERİLSİN. BİR SUÇA CEZA VERİLME İHTİMALİ'dir Galatasaray kamuoyunun tek istediği.

Bana buna karşı Fenerbahçeli arkadaşlarımın söyledikleri şundan ibaret: Ama UEFA'da 105 var. Ama Denizlispor maçı. Ama teşebbüs var şike yok.

Kardeşim, Şike'nin teşebbüsü mü olur, Sahaya yansımayan şike mi olur? Sen bir oyuncuyla anlaşmışsan, o oyuncu sahaya çıkmışsa, ne kadar şike yaptığının herhangi bir ölçüsü olabilir mi? Şike ya yapılmıştır ya yapılmamıştır, teşvik ya verilmiştir ya verilmemiştir.

105. madde kişiler için var kurumlar için değil. Kaldı ki UEFA'nın da temiz bir kurum olduğunu iddia eden yok. Ama yanlışın örneği yanlışla olmaz. Şöyle örnekleyeyim. Birisi geldi 10 yıllık birikiminizi çaldı sonra da kumarda kaybetti. Cezalandırılmasını istiyorsunuz, sonra mahkemeden şöyle bir karar çıktı, bir yıl bekleyelim bir daha yaparsa o zaman ceza veririz. Ne hissedersiniz?

Fenerbahçe suçludur demiyorum. Tekrar diyorum: Fenerbahçe suçludur demiyorum!

Ama bir suçlu varsa eğer-  bu benim takımım olsa dahi - böyle bir saçmalığa tabii olmamalı.


Cemal Nalga olayında üzüldüm - takımıma en ağır cezanın verilmesini istedim ki - orada yüz yızartıcı bir suç vardı gerçekten - sonuca etki etti mi diye sordum mu? HAYIR!

Cemal Nalga o maçlarda ne yaptı diye sordum mu? Nalga olmasa o maçları kazanamaz mıydı Galatasaray? Ama takımdan oynadığı maçlardan fazla puan silindi. Futboldaki karşılığı -40 puandır o cezanın.

Ağzımı açtım bir itiraz ettim mi? Yüzüm kızarmıştı çünkü.

Ama 100. yıl ama Alaaddin çakıcı ama Eskişehir maçı demedim.

Bugün babam bana Galatasaray fiştikliyor olayı, Denizlispor maçını yaptınız siz diyor. Suçun savunması başkası da yaptı olabilir mi? Bu 1

Denizlispor maçında ben sinirimden ağlıyordum. Düşünün Denizlispor küme düşmemeye oynuyor YANİ TEŞVİKE İHTİYACI FALAN YOK! ama nasıl olduysa maç 18 dakika uzamış. Denizlispor'un kümede kalmayı garantilediği 18 dakika. Dedim maç gitti, dedim verirler artık. Ama Appiah kaçırdı - ama Alex kaçırdı Galatasaray şampiyon oldu. Şimdi adamların o maç geçirdiği travma karşıma kanıtlanmış teşvik olarak çıkıyor. Yahu bir durun iki dakika sakin insanlar gibi düşünün. İki dakika düşünseniz anlayacaksınız bir şey olamayacağını - olmasına gerek olmadığını.

Diyelim ki bir futbolcu kasti girdi diğer bir oyuncuya- hakem bacağı kıramadı diye sarı kart mı vermeli?
Diyelim ki sizin canınıza kastedip size ateş ettiler ama sıyırdı - ne yapsın hakim - bir daha ateş ederse ceza verilmek üzere 1 yıl ertelesin mi?

BÖYLE BİR SAÇMALIK OLABİLİR Mİ?

Soracaksınız ki Galatasaray temiz mi? Bilmiyorum. Trabzonspor temiz mi? Onu da bilmiyorum. Yapılmış olabilir , ama yapılmışsa getirin kanıtını - mahkum edin kardeşim. Etmeyin demiyorum ki - yasalar bana farklı size farklı işlesin demiyorum ki. Ahlaksızlık yapan, hak çalana ceza verilsin, biz de yapmışsak bize de verilsin diyorum. Bunu Galatasaray yönetimi de diyor, ama kendi çıkarları için diyor ama başka bir şey için.
AMA BAŞKA BİR ŞEY DEMİYOR.

Sonra Galatasaray ortalığı ateşliyor oluyor. Aykut Kocaman, yatma imasında bulunup, sonra kem küm edip geri alır, PFDK falan hak getire... Fatih Terim, sürecin başından beri susar ve sonunda çileden çıkar, hepimizin Televizyon başında söylediğini haykırır -basın üç maçı.

Yetmez aslında, lige heyecan gelsin diye stadımızı da kapatın Beşiktaş maçında. Fenerbahçe, maçında sahaya giren çocuk yüzünden Fenerbahçe PFDK'ya sevkedilmez tabi... Süper bir Finalimiz olacak ya. Yahu merdivene insan oturunca ceza alınıyor, sahaya insan girdi. Ya bıçağı olsaydı? Ya çocuk olmasaydı o? Dramatik bir final olacak - satış rekorları kıracak ya... Aferin size.

Kaç kez yeter artık çekin şu takımı ligden dediğimi hatırlamıyorum. Finali kendi kendilerine oynasınlar. Bu oyuna alet olan tüm ergenler de kendi postlarına, aslana dayayan kalecilerine, komikli kahramanlık videolarına kendileri gülsünler. Bütün paralarını eşofmanlara-  formalara verip twitter'da dakika başı ahmakça yorumlar yapsınlar.

Sonunda başardınız. Elinize sağlık, artık futboldan tiksiniyorum. Artık sarı lacivert şeritleri görünce midem bulanıyor. Dahası Galatasaraylı pek çok arkadaşım da ilkokul 3 seviyesinde davranmaya başladı ki onları anlıyorum bu sinirle olgun davranmak gerçekten mümkün değil.

Artık babamla futbol muhabbeti de yapamıyorum. Aferin size.

Beşiktaş taraftarının da ne hissettiğini artık çok iyi anlıyorum. Siz ne çekmişsiniz canım ya...

3 yorum:

Devil dedi ki...

Abi izninle ben buraya, yazının altına imzamı atıyorum. Kalemine sağlık

Adsız dedi ki...

Çok ilginç ama dediklerinin noktasına kadar imza atıyorum. Yazdıklarının hepsi babamla benim aramda geçen diyaloglar oda fenerbahçeli ben galatasaraylıyım

erk dedi ki...

@ Devil ve Adsız

Geç cevap verdiğim için özür dilerim. Şimdi görebildim yorumlarınızı. Zaten birazcık sakin düşünen bir insanın rahatlıkla görebileceği ve görünce midesinin bulanacağı kepazelikler bunlar. Konuyla ilgili Alman basınından bir yazı okudum bir hafta önce ayna gibi yansıtıyor dünya futbol kamuoyunun bizim hakkımızda düşündüklerini.

Uzun lafın kısası Banana Republic olarak algılanıyoruz dış basında - ki ben bir arkadaşım bana ne oluyor nedir bu diye sorduğunda cevaplayamıyorum - çalıştığım firmadaki yabancı editörler olayla ilgili "iç bilgi" istediği zaman tatmin edici bir şey anlatamıyorum - anlatamazsınız çünkü bütün bu olan biten saçmalıktan - tiyatrodan ibaret.

Yani içeride sen yendin - ben yendim - gelin&damat muhabbetinin de ötesinde, ülke futbolunun saygınlığı falan kalmadı. Hani diyoruz ya bizim amacımız Avrupa'da başarı diye, senelerce artsın diye uğraştığımız saygınlığımız bir sezonla yerle bir oldu. Yani nasıl bir Galatasaray veya Milli takımın başarıları ülke imajına pozitif katkıda bulunuyorsa - aynı şekilde sadece spor kamuoyunda değil - kamuoyunda ciddi bir negatif etki yarattı bütün bu süreç.

Neyse çok konuştum, her zamanki gibi. Mesleki deformasyon işte.