22 Nisan 2012 Pazar

Bir Maçın Düşündürdükleri: Adalet

Adalet garip bir şey; ormanda aslandan kaçan bir ceylanla konuşabilseniz ve sorsanız adalet nedir diye; bilmez, bilemez. Ceylan ölmezse filizler büyüyemez, filizler büyüyemezse ceylanlar yaşayamaz, Aslan'lar ceylanları avlayarak aslında ceylanların varoluşunun devamını sağlamaktadırlar, peki ya "o avlanan ceylan" (bkz. birey) için yaşamın adaleti nerededir? Neden "o" avlanmaktadır da bir başkası değil? Türünün devamını sağlamanın ağır yükü neden onun ince sırtına yüklenmiştir?

Doğada adalet yoktur, insanlar gelip yollarını ve binalarını yaptığında, kaçan ceylanlar ve açlıktan ölen aslanlar iyi bilirler bunu.

Doğada adalet yoktur, balıkçı teknelerinin devasa ağlarının çektiği planktonlar nedeniyle aç kalıp türleri tehlikeye giren balinalar çok iyi bilirler bunu.

Doğada adalet yoktur, bunu toplumun en altındaki de en üstündeki de çok iyi bilir.

Adalet yoktur, çünkü birileri aç gezerken diğerleri yiyecekleri bifteğin pişirilişini tarif ederler. Adalet yoktur, çünkü insanlar hep daha fazlasını isterler.

Adalet yoktur, çünkü tarihte sürekli olarak en alttaki yeteri kadar kızdırıldığında en üsttekileri öldürüp en üste geçmiştir. Bugünün üsttekileri, dün yabaları eline alıp tepelerindekileri öldürüp, çocuklarını boğdular.

garip bir şey adalet;

gerçek hayatta karşılığı olmadığını biliyorsun, ama yine de istiyorsun. Belki aşk gibi biraz ya da masumiyet... Karşılığı olmayan çeklerle ceplerimizi dolduran zamana ve kendimi zamana bu kadar kaptırdığım için bana yazıklar olsun.

Hiç yorum yok: