5 Ocak 2012 Perşembe

Kraliyetin Çöküşü

Monaco taraftarlarının hali yukarıdaki penguenden hallice bu aralar. Aslında Ligue 2'yi takip ettiğim pek söylenemez, 1'i bile takip etmiyorum ya... Bugün Trezeguet'in Monaco yerine River'a gitmiş olduğu aklıma gelince, bir bakayım dedim; acaba Monaco'nun David'e hiç ihtiyacı yok mu?

Monaco'nun büyüklüğü her ne kadar İstanbul'daki herhangi bir mahalleden hallice olsa da ( Bostancı'ya birkaç Monaco sığacaktır ) bir Grand Prix'leri, magazincisi eksik olmayan koca bir aristokrasileri, bir de dünya çapında futbol takımları var; ya da vardı en azından kısa bir zaman öncesine kadar.

Valla ne yalan söyleyeyim, şu halde takımın teknik direktörü, tek vuruşların adamı Marco Simone tekrar formayı geçirip sahaya çıksa bundan kötü olamazlar. Ligue 2'nin dibine demir atmış durumdalar an itibariyle. Takım Nene'nin PSG'ye ve Park'ın Arsenal'e satışından gelen parayla pek çok "genç yetenek" transfer etti ve bu oyuncuları Vahirua gibi Ligue 1'in gediklileriyle harmanladı. Dahası Ludovic Giuly takıma vefasını gösterip, kaptanlığı üstlendi parladığı takımda. Hani kadroya baktığımızda da Helstad, Vahirua, Giuly, Nimani, Yatabare, D. Appiah, Muratori, Afolabi, Malonga, Kurzawa gibi hiç de fena olmayan oyuncular görüyoruz. Lakin Ligue 2'nin zirvesinde Clermont, dibinde Monaco var. Futbolu isimler değil, kanlı canlı insanlar oynuyor işte... Ne yaparsınız?

Hani bu sezon bir Monaco maçını bile seyretmediğim için oyunları hakkında ahkam kesmeyeceğim, sadece Vahirua'nın enfes bir golüne rast gelmiştim, Monaco ile bu sezonki görsel temasım bundan ibaret. Ancak Klinsmann'lı Monaco'yu, Mehmet olmayan Scifo'lu Monaco'yu, Trezeguet'li - Giuly'li - Henry'li - Thuram'lı Monaco'yu hatırlayınca insan bir garip oluyor. Morientes'in Monaco'yu finale çıkardığı sezondaki ( ki o sezon finalde Jose'ye yenilmişlerdi ki Real Madrid'i aradan çıkararak Porto'ya yaptıkları güzelliği Nuh, sincaplara yapmamıştır ) 8-3'lük Deportivo maçını daha dün gibi hatırlıyorum. Bir garip oluyor insan, Deportivo da küme düştü Monaco da...

Deportivo geri çıkacakmış gibi duruyor, Monaco daha da düşecekmiş gibi... Futbol hayat gibi diyorlar ya, takımlar insanlar gibi değil.

Kolay kolay yitip gitmiyorlar. Her an bir gün eski günlerine dönebileceğinin umudunu ve geçmişlerinin hatırasını taşıyorlar... Ben Nottingham Forest sevgimden bahsetmeye başlamadan konuyu kapatsam fena olmayacak.




Ah Stan ah...

not: Yukarıda sözünü ettiğim golü not olarak da olsa kenara iliştirmemenin bencilce olduğunu farkettim, buyrun efendim siz de nasiplenin :

http://www.youtube.com/watch?v=vOdssWvzbcw


Hiç yorum yok: