4 Ocak 2012 Çarşamba

Galatasaray Yönetimi'ne Açık Mektup

Şike tartışmalarında seneler sonra özlediğim bir duruş sergiledi yönetim, haklarını yememek lazım. Amrabat transferindeki tutumları ise benim de katıldığım pek çok tartışmaya yol açtı ki ben halen sadece oyunu kuralına göre oynadıklarını düşünüyorum. Kitabın yazdığıyla de facto uygulanan kural farklı şeylerdir, bunun ayırdına varabilmek lazım.

Lakin kendilerini ilgilendiren konularda son derece ahlaklı ve/veya tutarlı bir duruş sergileyen kulüp, başka kulüpleri ilgilendiren durumlarda ısrarla sessizliğini koruyor görünüyor. Doğru tahmin ettiğinizi düşünüyorum: Evet, konumuz Ankaragücü .

100 yılı devirmiş bir camia olması bir yana, Fatih Terim ve Hasan Şaş gibi değerlerin ilk ayak bastıkları sahne idi Ankaragücü. Kulüpler Birliği denilen ne işe yaradığını hala anlayamadığım oluşum, "DESTEK" amacıyla Ankaragüçlü oyuncularından uzak durmaya karar verdiğinde, şaşırmış ve onaylamıştım. Lakin önce kurucu üye Gençlerbirliği girişti yağmaya, batan geminin malları tutanın elinde kaldı ki en azından Bursa ve Trabzon yağma yaparken üçer kuruş tutuşturmuşlardı Ankaragücü'nün eline. Hoş, oyuncuları bu noktaya gelmeden satabilirlerdi ama Ankaragücü'nün yönetimsel sorunları değil konum, Gökçek JR'ın yönetimsel dehası ayyuka çıktı zaten. Ceyara selam olsun...

Neyse, ne diyorduk: ben bu açık mektubumda karşılıklı faydaya dayanan bir öneride bulunacağım. Galatasaray'ın facia'ya bağlayan pilot takım projeleri hepimizin malumu: Orduspor, Beylerbeyi gibi kulüplerle kurulan organik bağlar yollanan oyuncuların forma yüzü görmemesi ile sonuçlandı. Şimdi Ankaragücü gibi maddi sıkıntılarla boğuşan, kendi oyuncularına para veremeyen bir takım var önümüzde, genç takımıyla bir onur mücadelesi verecek ikinci yarıda...

Oynatmadığımız için kaybettiğimiz Cem Sultan, Gökhan gibi örnekler gözümüzün önündeyken, neden Serkan Kurtuluş, Aydın, Ufuk Ceylan, Berkin, Berk gibi oyuncuları maaşları bizim tarafımızdan karşılanacak şekilde Ankaragücü'ne yollamıyoruz ki? Hem oyuncularımız kendilerini üst düzeyde ( üst düzey, evet... ) gösterme fırsatı bulurlar. Hem Ankaragücü biraz olsun rekabet edebilir hale gelir, hem de üzerlerindeki maddi baskı biraz azalır. Hele ki şu anda Turgut transferi gündemdeyken, verilen paranın yanına altyapıdaki gelecek vaat eden çocukların da Ankaragücü'ne yollanması fena mı olur? Kaldı ki Turgut transferinde anlaşılamasa bile bu çocukların Ankaragücü'ne gitmeleri hem onlar hem Ankaragücü için iyi olacaktır.

Milan'ın Juventus'a uzattığı eli biz neden Ankaragücü'nden esirgeyelim ki?

3 yorum:

selaminko dedi ki...

son derece mantıklı bir yaklasım. kutlarım

Adsız dedi ki...

süper ligde maaşları bizim(GS) tarafımızdan verilen futbolcuların olduğu bir kulup... baska lafa gerek varmı heleki boyle bir dönemde normal bir dönemde bile kabul edilemez bir sey bu

erk dedi ki...

@ Selaminko Teşekkürler

@ Adsız - Bu durumun o kadar fazla örneği var ki Avrupa liglerinde, burada saymak dahi vakit kaybı olacaktır. Gençlerbirliği - Oftaş bağının oluşturduğu emsal yeterlidir böyle bir durum için zaten.

Öte yandan Turgut'un 1 ila 1.5 milyon euro + maaşları galatasaray tarafından karşılanmak üzere iki genç oyuncu karşılığında Galatasaray'a transfer olduğu söylentileri dolaşıyor.